(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
كَلَّا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَ وَقِيلَ مَنْ۔ رَاقٍ وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُ وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِ اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمَسَاقُ
kellā iƶā beleğati t-terāḳiye / ve ḳīle men rāḳin / ve Zenne ennehu l-firāḳu / ve elteffeti s-sāḳu bi s-sāḳi / ilā rabbike yevmeiƶin l-mesāḳu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve şüphe yok ki bu çağın, bir ayrılık çağı olduğunu anlayınca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve şüphe yok ki bu çağın, bir ayrılık çağı olduğunu anlayınca.
Adem Uğur
(Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
Ahmed Hulusi
Bilmiştir ki, yaşanacak o malum ayrılık!
Ahmet Tekin
İşte o zaman, ayrılık vaktinin geldiğini sezer.
Ahmet Varol
O (can çekişen kişi) de bunun ayrılık zamanı olduğunu anlar,
Ali Bulaç
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
Ali Fikri Yavuz
(Ruhu köprücük kemiklerine dayanmış olan bu kimse, artık dünyadan) gerçek olarak kendisi için ayrılış olduğunu anlamıştır.
Ali Rıza Safa
Zaten ayrılık zamanı olduğunu anlamıştır.
Bayraktar Bayraklı
- Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, "Kim tedavi edecektir?" dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.
Bekir Sadak
Artik ayrilik vaktinin geldigini sanir.
Celal Yıldırım
Artık ayrılma vaktini anlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Hasta) bunun beklenen ayrılış olduğunu anladığında;
Diyanet İşleri
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Diyanet İşleri (eski)
Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.
Diyanet Vakfi
(Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve o zaman (o da bunun) tam bir ayrılış olduğunu sezmiş,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sezer o dem temamelfirak
Erhan Aktaş
Bunun ayrılık anı olduğunu anlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun ayrılık anı olduğunu anlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun ayrılık anı olduğunu anlar.
Fizilal-il Kuran
Adam, ayrılma zamanının geldiğini anlar.
Gültekin Onan
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
Hamdi Döndüren
(Can çekişen) bunun kesin bir ayrılık olduğunu anlar.
Hasan Basri Çantay
Ve (can çekişen) hakıyki bir ayrılış olduğunu anladı (anlayacak).
Hasib Asutay
(Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
Hayrat Neşriyat
Ve (o can çekişen kimse ise,) şübhesiz bunun (artık dünyadan) ayrılış olduğunu sezer.
İbni Kesir
Ve ayrılık vaktinin geldiğini anlar.
Mehmet Okuyan
Doğrusu (can), köprücük kemiğine dayanıp “Tedavi edebilecek kimdir?” dendiğinde, bunun gerçek bir ayrılık olduğunu anlayıp bacak(lar) birbirine dolaştığında, işte o gün varılacak yer sadece Rabbinin huzuru olacaktır.
Muhammed Esed
kendisi de bilir ki bu ayrılma vaktidir,
Mustafa İslamoğlu
Artık ayrılık vaktinin gelip çattığına aklı iyice yatmıştır;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onun şüphesiz bir ayrılış olduğunu sanmış bulunacaktır.
Ömer Öngüt
Ve kendisi de bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
Suat Yıldırım
Artık ayrılık vakti geldiğini kendisi de anlar.
Süleyman Ateş
Ve kendisi artık bunun, ayrılık zamanı olduğunu anlar,
Süleymaniye Vakfı
O da ayrılık vaktinin geldiğini anlar,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Artık o, ayrılık vaktinin geldiğini anlar
Şaban Piriş
Anlar ki, bu bir ayrılış.
Tefhim-ul Kuran
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu kavrayıp anlamıştır.
Ümit Şimşek
Anlar ki artık ayrılık vaktidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sezinlemiştir ki odur ayrılık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Can verən adam dünya həyatından ayrıldığını yəqin edəcəyi,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Can üstə olan kimsə) ayrılıq dəminin gəlib çatdığını anlayacağı,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und der Sterbende fühlt, daß er gleich scheiden muß
Almanca — Der Edle Quran
und wenn er meint, daß es (jetzt) die Trennung sei,
Almanca — M. A. Rassoul
und er (der Mensch) wähnt, daß (die Stunde des) Abschieds gekommen ist
Almanca — Muhammad Zaidan
Und er glaubte, daß es doch die Trennung ist,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But it is concluded that death is impending and he is to depart.
Abdul Haleem
when he knows it is the final parting;
Abdullah Yusuf Ali
And he will conclude that it was (the Time) of Parting;
Abul A'la Maududi
and he realises that the hour of parting is come,
Aisha Bewley
and he knows it is indeed the final parting,
Al-Hilali & Khan
And he (the dying person) will conclude that it was (the time) of parting (death);
Ali Quli Qarai
and he knows that it is the [time of] parting,
Amatul Rahman Omar
And he himself realizes that it is the (time of) parting.
Arthur John Arberry
and he thinks that it is the parting
Bijan Moeinian
Then man knows that it is time to leave.
E. Henry Palmer
and he will think that it is his parting [hour].
Edip-Layth
He assumes it is the time of passing.
George Sale
And shall think it to be his departure out of this world;
Hamid S. Aziz
And he is sure that it is the time of parting
Mahmoud Ghali
And he expects that it is the parting,
Marmaduke Pickthall
And he knoweth that it is the parting;
Mohamed Ahmed - Samira
He will then realise it is the parting,
Muhammad Asad
the while he [himself] knows that this is the parting,
Mustafa Khattab
And the dying person realizes it is ˹their˺ time to depart,
Progressive Muslims
And he assumes it is the time of passing.
Sahih International
And the dying one is certain that it is the [time of] separation
Sam Gerrans
(And he thinks that it is the departing,
Shabbir Ahmed
But he knows that this is the parting.
Syed Vickar Ahamed
And he will conclude that it was (the time) of leaving (this world):
Taqi Usmani
and he realizes that it is (the time of) departure (from the world,)
The Monotheist Group
And he assumes it is the time of passing.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et quʹil (lʹagonisant) est convaincu que cʹest la séparation (la mort),
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en (de betrokkene) vermoedt dat het het afscheid is
Hollandaca — Salomo Keyzer
Denkende, dat het oogenblik van zijn vertrek uit deze wereld is gekomen.
Hollandaca — Siregar
En hij beseft dat het afscheid is gekomen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И подумает он [умирающий] (когда увидит ангелов), что это – расставание (с этим миром),
Rusça — Osmanov
Тогда догадается умирающий, что настала разлука [с миром],
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och han själv tänker att avskedets stund är inne