A'raf Suresi 92. Ayet — Elfaz
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2كَذَّبُواkeƶƶebūyalanlayanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
3شُعَيْبًاşuǎybenŞu'ayb'iÖzel İsim
4كَاَنْke ensanki gibi oldularHarf-i Cer+Masdar Harfi
5لَمْlemHarf-i Nefi
6يَغْنَوْاyeğnevhiç oturmamışMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti
7فِيهَاfīhāoradaHarf-i Cer+Zamir
8اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9كَذَّبُواkeƶƶebūyalanlayanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
10شُعَيْبًاşuǎybenŞu'ayb'iÖzel İsim
11كَانُواkānūoldularMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12هُمُhumuonlarZamir
13الْخَاسِرِينَl-ḣāsirīneziyana uğrayanlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.