Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik.

وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

ve leḳad ci'nāhum bi kitābin feSSalnāhu ǎlā ǐlmin huden ve raHmeten li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadgerçekten
2جِئْنَاهُمْci'nāhumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakonlara getirdik
3بِكِتَابٍbi kitābinك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitap
4فَصَّلْنَاهُfeSSalnāhuف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.açıkladığımız
5عَلٰىǎlāgöre
6عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgiye
7هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yol gösterici
8وَرَحْمَةًve raHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmet olan
9لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
10يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz onlara öyle bir kitap gönderdik ki onu bilgiyle açıkladık, o kitapta, ne lazımsa hepsini bildirdik, inananlara doğru yolu gösterir ve rahmettir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz onlara öyle bir kitap gönderdik ki onu bilgiyle açıkladık, o kitapta, ne lazımsa hepsini bildirdik, inananlara doğru yolu gösterir ve rahmettir.

Adem Uğur

Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.

Ahmed Hulusi

Gerçek ki onlara, iman eden topluluğa rahmet ve hidayet kılavuzu olacak, ilime dayanan ayrıntılı bir BİLGİ kaynağı getirdik.

Ahmet Tekin

Onlara, ilmî esaslara göre ayrıntılı olarak açıkladığımız; iman edecek bir kavim için hidayet rehberi ve rahmet olan kitabı, Kur’ân’ı getirdik.

Ahmet Varol

Biz onlara bilgi ile açıkladığımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik.

Ali Bulaç

Andolsun, biz onlara bir Kitap getirdik; iman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık.

Ali Fikri Yavuz

Andolsun, biz onlara (Mekke’lilere) bir kitab (Kur’an) getirdik ki, iman edecek olan herhangi bir kavme, bir hidayet ve rahmet (temel nizam) olsun. Onun için tam bir ilim üzere, onun hükümlerini ayrı ayrı beyan ettik.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, onlara bir Kitap da getirdik. İnanan bir toplum için, bilgiye dayalı yol gösteren ve bir rahmet olarak, ayrıntılı biçimde, Onu açıklıyoruz.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitabı ulaştırmıştık.

Bekir Sadak

And olsun ki Biz onlara bir Kitap getirdik, inanan bir millet icin yol gosterici ve rahmet olarak onu bilgiyle uzun uzun acikladik.

Celal Yıldırım

And olsun ki onlara öyle bir kitap getirdik ki, imân edecek bir millete doğru yolu göstermek ve rahmet olmak üzere onu kusursuz bir bilgi ile bir bir açıklayıp (yerli yerince indirdik).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, içinde tam bilgiye dayalı açıklamalar yaptığımız bir kitap getirdik.

Diyanet İşleri

Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Biz onlara bir Kitap getirdik, inanan bir millet için yol gösterici ve rahmet olarak onu bilgiyle uzun uzun açıkladık.

Diyanet Vakfi

Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gerçekten onlara, bilgiye göre açıkladığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak biz onlara, inanacak herhangi bir kavme hidayet ve rahmet olması için, tam bir bilgi ile bölüm bölüm açıkladığımız bir kitap gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka biz onlara öyle bir kitab gönderdik ki iyman edecek her hangi bir kavme bir düsturı hidayet ve rahmet olmak için tam bir ılm üzere onu fasıla fasıla ayırd ettik

Erhan Aktaş

Gerçekten Biz, onlara, iman etmek isteyen bir halk için, bilgiye göre açıkladığımız; yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçekten Biz, onlara, iman etmek isteyen bir halk için, bilgiye göre açıkladığımız; yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçekten Biz, onlara, iman etmek isteyen bir kavim için, bilgiye göre açıkladığımız; yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.

Fizilal-il Kuran

Biz onlara, ilme dayalı ayrıntılı açıklamalarla donattığımız, müminlere doğru yol kılavuzu ve rahmet olan bir kitap (Kur'an) gönderdik.

Gültekin Onan

Andolsun, biz onlara bir kitap getirdik. İnanacak bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık.

Hamdi Döndüren

“Onlara, bilerek açıkladığımız bir kitap getirmişiz. O, iman edecek toplum için bir rehberdir, bir rahmettir.”

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz onlara öyle bir kitab getirmişizdir ki iman edecek herhangi bir kavme (mahz-ı) hidayet ve rahmet olmak için onu tam bir ilim üzere tafsıyl etmişizdir.

Hasib Asutay

Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap gönderdik.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz (biz) onlara bir Kitab da getirdik ki, îmân edecek bir topluluğa, bir hidâyet ve bir rahmet olarak bir ilim üzere onu iyice açıkladık.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, onlara kitab indirdik. Onu bilgiye dayanarak uzun uzun açıkladık. İnanan bir kavim için hidayet ve rahmet olarak.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki onlara, bilgiyle açıkladığımız ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirmiştik (göndermiştik).

Muhammed Esed

"Çünkü Biz, gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitap ulaştırdık".

Mustafa İslamoğlu

Zira Biz onlara, inanmaya gönüllü bir toplum için bir yol haritası ve rahmet pınarı olan, tarifsiz bir bilgiye dayalı izahlarımız bulunan bir kitap iletmiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak onlara bir kitap getirdik. İşte onu imân edecek bir kavim için bir hüda ve rahmet olmak için tam bir ilim üzere mufassalan irad ettik.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz onlara ilim ile açıkladığımız, inanan bir topluluk için hidayet ve rahmet olarak bir kitap getirdik.

Suat Yıldırım

Gerçekten onlara tam bir vukufla mânalarını bir bir bildirdiğimiz ve iman edecek kimseler için bir hidâyet, bir rahmet olan bir kitap getirdik.

Süleyman Ateş

Gerçekten onlara, bilgiye göre açıkladığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik.

Süleymaniye Vakfı

Şurası bir gerçek ki, biz onlara, inanan ve güvenen topluluğa rehber ve ikram olması için bir ilme göre, ayrıntılı olarak açıkladığımız bir Kitap getirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara, bir ilme göre açıkladığımız Kitap getirdik. O, inanan ve güvenen bir topluluk için rehber ve bir ikramdır.

Şaban Piriş

Biz onlara, ilim ile açıkladığımız, iman eden bir toplum için de kılavuz ve rahmet olan bir kitap getirmiştik..

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz onlara ilme dayalı açıklamalar veren bir Kitap verdik ki bu kitap iman edenler için bir hidayet ve rahmettir.

Ümit Şimşek

Biz onlara bir kitap getirmiş ve o kitabı, iman eden bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere, İlâhî ilmimizle açıklamış bulunuyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onlara biliyimizlə izah etdiyimiz, iman gətirən qövm üçün hidayət və mərhəmət olan bir Kitab göndərdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Biz onlara (Məkkə müşriklərinə və kafirlərinə) elmlə müfəssəl izah etdiyimiz, inanan bir qövm üçün hidayət və mərhəmət olan (dini vəzifələrini öyrətmək üçün mükəmməl) bir Kitab (Qurʼan) gətirdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben ihnen ein Buch gegeben, das Wir mit Wissen klar darlegten, als Rechtleitung und Barmherzigkeit für die Gläubigen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben ihnen ja ein Buch gebracht, das Wir mit Wissen ausführlich dargelegt haben, als Rechtleitung und Barmherzigkeit für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir hatten ihnen ein Buch gebracht, das Wir mit Wissen darlegten als Richtschnur und Barmherzigkeit für die Leute, die gläubig sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits haben WIR ihnen doch eine Schrift zukommen lassen, die WIR mit Wissen verdeutlicht haben - als Rechtleitung und Gnade für Menschen, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We send down a Book expounding and distinctly expressing the sum of what is vaguely known and what is unknown and with the divine knowledge implying firm belief of what is true on sufficient grounds, a Book based on Our Omniscience of the whole and of all in all, serving as a guide and a mercy to those whose hearts have been touched with the divine hand.

Abdul Haleem

We have brought people a Scripture- We have explained it on the basis of true knowledge- as guidance and mercy for those who believe.

Abdullah Yusuf Ali

For We had certainly sent unto them a Book, based on knowledge, which We explained in detail,- a guide and a mercy to all who believe.

Abul A'la Maududi

Surely We have brought them a Book which We expounded with knowledge; a guidance and a mercy to those who believe '

Aisha Bewley

We have brought them a Book elucidating everything with knowledge, as guidance and a mercy for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

Certainly, We have brought them a Book (the Qur’ân) which We have explained in detail with knowledge, - a guidance and a mercy to a people who believe.

Ali Quli Qarai

Certainly We have brought them a Book, which We have elaborated with knowledge, as a guidance and mercy for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

`Although We had brought them a Book which We had made clear with knowledge, as a guidance and as a mercy for a people who believe. '

Arthur John Arberry

And We have brought to them a Book that We have well distinguished, resting on knowledge, a guidance and a mercy unto a people that believe.

Bijan Moeinian

As a matter of fact, I have blessed these people with a Book (Qur'an) which is based upon the fact, and explains in detail [the way to the salvation. ] This guidance is indeed the Lord's mercy upon those who have chosen to believe.

E. Henry Palmer

Now we have brought them a book explaining it in knowledge, a guidance and a mercy to a people who believe.

Edip-Layth

We have brought them a book which We have detailed with knowledge; a guide and a mercy to those who acknowledge.

George Sale

And now have we brought unto those of Mecca a book of divine revelations: We have explained it with knowledge; a direction and mercy unto people who shall believe.

Hamid S. Aziz

Now We have brought them a Book explaining it with knowledge, a guidance and a mercy to a people who believe.

Mahmoud Ghali

And indeed We have already come to them with a Book that We have expounded with Knowledge, a guidance and a mercy to a people who believe.

Marmaduke Pickthall

Verily We have brought them a Scripture which We expounded with knowledge, a guidance and a mercy for a people who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed We had brought to them a Book distinct, replete with knowledge, and guidance and grace for men who believe.

Muhammad Asad

for, indeed, We did convey unto them a divine writ which We clearly, and wisely, spelled out - a guidance and a grace unto people who will believe. "

Mustafa Khattab

We have certainly brought them a Book which We explained with knowledge—a guide and mercy for those who believe.

Progressive Muslims

And We have come to them with a Scripture which We have detailed with knowledge; a guide and a mercy to those who believe.

Sahih International

And We had certainly brought them a Book which We detailed by knowledge - as guidance and mercy to a people who believe.

Sam Gerrans

And We have brought them a Writ which We set out and detailed according to knowledge — a guidance and mercy for people who believe.

Shabbir Ahmed

We have given them a Book of Knowledge that explains the Guidance in full detail. It is a Mercy for those who accept it. (It has the Power to change hellish societies into paradise on earth).

Syed Vickar Ahamed

And, We had certainly sent a Book to them, based on knowledge, which We explained in detail— As a guide and a mercy to all who believe.

Taqi Usmani

Surely We have brought them a book that We have elaborated with knowledge, as guidance and mercy for a people who believe.

The Monotheist Group

And We have come to them with a Book which We have detailed with knowledge; a guidance and a mercy to those who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous leur avons, certes, apporté un Livre que Nous avons détaillé, en toute connaissance, à titre de guide et de miséricorde pour les gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman me kitêbek (ku Quran e) ji wan re anî, me bi zanîn hukmên wê bi dorfirehî ji hev veqetandin. Ew ji bo miletekî ku bawerî bînin, serwextî û dilovanî ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben hun een boek gebracht dat Wij op grond van kennis, als leidraad en barmhartigheid voor mensen die geloven, uiteengezet hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En thans hebben wij die van Mekka een boek met openbaringen gebracht; wij hebben het met kennis verklaard, als eene richting en eene genade voor hen, die gelooven zullen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker hebben Wij hun een Boek gebracht en het daarna uittengezet, op grond ven kennis, als Leiding en als Bamhartigheid voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже пришли Мы к ним [к неверующим] с книгой, которую разъяснили (и которая содержит самое важное и необходимое) знание, как руководство (для выхода из заблуждения на Прямой путь) и милосердие для людей, которые веруют.

Rusça — Osmanov

А ранее Мы даровали им Писание, которое разъяснили им в соответствии со знанием как [наставление на] прямой путь и милость для верующих.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ändå gav Vi dem en Skrift, där (allt) framställs fast och klart med (sann) kunskap, en vägledning och (en källa) till nåd för alla som tror.ʺ