A'raf Suresi 200. Ayet — Elfaz
Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
1وَاِمَّاve immāne zamanİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı+Zaid Harf
2يَنْزَغَنَّكَyenzeğannekeseni dürtüklerseMuzari Fiil+Nun-u Te'kid+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ز غKötülüğe teşvik etmek, kışkırtmak, arasını bozmak, kavga çıkarmak, bir şeyi en hafif dokunuşla hareket ettirmek/sarsmak, iftira atmak, kışkırtma, ekmek, yaymak, birinin karakterini karalamak, sözle yaralamak, insanları birbirine düşürmek, anlaşmazlık çıkarmak.
3مِنَmine-danHarf-i Cer
4الشَّيْطَانِş-şeyTānişeytan-Marife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücü
6فَاسْتَعِذْfe steǐƶhemen sığınSonuç Edatı+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatab · İstif'âl Bâbıع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi
7بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'aHarf-i Cer+Lafza-i Celal
8اِنَّهُinnehuçünkü OHarf-i Nasb+Zamir
9سَمِيعٌsemīǔnişitendirİsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
10عَلِيمٌǎlīmunbilendirSıfatع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname