Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.

خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِلِينَ

ḣuƶi l-ǎfve ve 'mur bi l-ǔrfi ve eǎ'riD ǎni l-cāhilīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خُذِḣuƶiا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekal
2الْعَفْوَl-ǎfveع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)affı
3وَأْمُرْve 'murا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemret
4بِالْعُرْفِbi l-ǔrfiع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıiyiliği
5وَاَعْرِضْve eǎ'riDع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevir
6عَنِǎni-den
7الْجَاهِلِينَl-cāhilīneج ه لCahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış davranış sergilemek, bilgiden yoksun olmak, bir şeyi gerçekte olduğundan farklı zannetmek, bir şeyi yapılması gerektiği şekilden farklı yapmak, bilgi olmadan ilerlemek, bir şeyi görmezden gelmek, pagan olmak.cahiller-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Özrü kabul edip suçları bağışla, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Özrü kabul edip suçları bağışla, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Ahmed Hulusi

Affedici ol, olumlu, yararlı şeylerle hükmet ve cahillerden yüz çevir!

Ahmet Tekin

Sen benimsenmesi ve yapılması kolay olanı tercih et. Mallarından gönül rızalarıyla ihtiyaç fazlasını al. Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerini, meşru olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî verileri, mü’minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü planları, programları, adâleti uygulayarak kamu düzenini sağla, iyiliği emret. Bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız davranışlarda bulunan cahillerin faaliyetlerine karşı tedbir al.

Ahmet Varol

Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.

Ali Bulaç

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.

Ali Fikri Yavuz

Sen bağışlama yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Ali Rıza Safa

Bağışlama yolunu seç, bilgiyle öğüt ver; bilisizlerden yüz çevir.

Bayraktar Bayraklı

Sen, affetme yolunu tut/tedbirini al! Uygun olanı emret, cahillerden yüz çevir!

Bekir Sadak

Sen af yolunu tut, bagisla, uygun olani emret, bilgisizlere aldiris etme.

Celal Yıldırım

(Ey Şanlı Peygamber!) Sen affetme yolunu seç; iyilikle, güzel davranışla emret ve câhillerden yüzçevir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma!

Diyanet İşleri

Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.

Diyanet İşleri (eski)

Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret, bilgisizlere aldırış etme.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen af yolunu tut, iyilikle emret ve kendilerini bilmezlerden yüz çevir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen afiv yolunu tut, urf ile emret ve kendilerini bilmezlerden sarfı nazar eyle

Erhan Aktaş

Affedici ol, urf ile buyur, cahillerden yüz çevir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Affedici ol, urf ile buyur, cahillerden yüz çevir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Affedici ol, urf ile buyur, cahillerden yüz çevir.

Fizilal-il Kuran

Affı, kolaylaştırmayı prensip edin, iyi olanı emret ve cahillere aldırış etme!

Gültekin Onan

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) buyur ve cahillerden yüz çevir.

Hamdi Döndüren

Suç bağışla, iyi iş buyur ve câhillerden yüz çevir!

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sen (güdüğü değil) kolaylığı (sağlayan yolu) tut. İyiliği emret. Cahillerden yüz çevir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Affı tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Af (ve kolaylık) yolunu tut; iyiliği emret ve câhillerden yüz çevir!

İbni Kesir

Sen; affı tut, ma'rufu emret ve cahillerden yüz çevir.

Mehmet Okuyan

Sen af yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir!

Muhammed Esed

Sen, insan fıtratının kabule yatkın olduğu yolu tut; iyi olanı emret; bilgisiz kalmayı seçenleri kendi hallerine bırak.

Mustafa İslamoğlu

Sen insan fıtratına uyan yolu tut, iyi olanı emret ve haddini bilmezlere aldırma!

Ömer Nasuhi Bilmen

Affı iltizam et, ma'ruf ile emirde bulun ve cahillerden yüz çevir.

Ömer Öngüt

Af yolunu tut, iyiliği emret, câhillerden yüz çevir.

Suat Yıldırım

Sen af ve müsamaha yolunu tut, iyiliği emret, cahillere aldırış etme.

Süleyman Ateş

Affı al, iyiliği emret, cahillere aldırış etme.

Süleymaniye Vakfı

Sen af yolunu tut, marufa uymalarını iste, cahilce davrananlara da mesafeli ol!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artandan al, iyiliği emret; kendini bilmezlerden de yüz çevir.

Şaban Piriş

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden uzak dur!

Tefhim-ul Kuran

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslâm'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.

Ümit Şimşek

Af yolunu tut, iyiliği tavsiye et, cahillere aldırma.

Yaşar Nuri Öztürk

Affetmeyi esas al. İyiyi ve güzeli emret, cahillerden yüz çevir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən bağışlama yolunu tut, yaxşı iş görməyi əmr et və cahillərdən üz döndər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən bağışlama yolunu tut, yaxşı işlər görməyi əmr et və cahillərdən üz döndər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du sollst Nachsicht üben und das dem gesunden Menschenverstand Verständliche gebieten und dich nicht um die Törichten kümmern.

Almanca — Der Edle Quran

Nimm den Überschuß, gebiete das allgemein Gute und wende dich von den Toren ab!

Almanca — M. A. Rassoul

sbe Nachsicht, gebiete das Rechte und wende dich von den Unwissenden ab.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nimm Al-ʹafu an, gebiete das Gebilligte und meide die Unwissenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Be indulgent O Muhammad and favour forbearance anti relaxation of restraint, and make due allowances and enjoin conformity of life and conduct to the requirements of morality disregarding the impudent who are insolently disrespectful.

Abdul Haleem

Be tolerant and command what is right: pay no attention to foolish people.

Abdullah Yusuf Ali

Hold to forgiveness; command what is right; But turn away from the ignorant.

Abul A'la Maududi

[O Prophet!] Show forgiveness, enjoin equity, and avoid the ignorant.

Aisha Bewley

Make allowances for people, command what is right, and turn away from the ignorant.

Al-Hilali & Khan

Show forgiveness, enjoin what is good, and turn away from the foolish (i.e. don’t punish them).

Ali Quli Qarai

Adopt [a policy of] excusing [the faults of people], bid what is right, and turn away from the ignorant.

Amatul Rahman Omar

Take to forgiveness and ever forbear and enjoin (the doing of) good and turn away from (those who intentionally want to remain) ignorant.

Arthur John Arberry

Take the abundance, and bid to what is honourable, and turn away from the ignorant.

Bijan Moeinian

Forgive their shortcomings, advocate what is good and avoid useless discussions with the ignorant people.

E. Henry Palmer

Take to pardon, and order what is kind, and shun the ignorant;

Edip-Layth

You shall resort to pardoning, and advocate recognition, and turn away from the ignorant ones.

George Sale

Do thou ever forebear, O Prophet! and enjoin kindness, and turn away from the ignorant.

Hamid S. Aziz

Hold to forgiveness, and command what is kind, and shun the ignorant.

Mahmoud Ghali

Take to clemency, and command benevolence, and veer away from the ignorant. .

Marmaduke Pickthall

Keep to forgiveness (O Muhammad), and enjoin kindness, and turn away from the ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

Cultivate tolerance, enjoin justice, and avoid the fools.

Muhammad Asad

MAKE due allowance for man's nature, and enjoin the doing of what is right; and leave alone all those who choose to remain ignorant.

Mustafa Khattab

Be gracious, enjoin what is right, and turn away from those who act ignorantly.

Progressive Muslims

Take to pardoning, and order with what is good, and turn away from the ignorant ones.

Sahih International

Take what is given freely, enjoin what is good, and turn away from the ignorant.

Sam Gerrans

Take thou the surplus; and enjoin thou what is customary; and turn thou away from the ignorant.

Shabbir Ahmed

(O Prophet) hold to pardon, and go ahead with your program of enjoining virtue and disregard the behavior of those who adamantly remain ignorant.

Syed Vickar Ahamed

Show forgiveness (on your part); Instruct what is right; But turn away from those who are foolish.

Taqi Usmani

(O Prophet,) take forgiveness (as your habit), enjoin virtue, and ignore the ignorant.

The Monotheist Group

Take to pardoning, and order what is good, and turn away from the ignorant ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Accepte ce quʹon tʹoffre de raisonnable, commande ce qui est convenable et éloigne-toi des ignorants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Tu bexşîner be, fermana qenciyê bike û guh nede nezanan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Neem wat gemakkelijk gegeven kan worden, beveel het behoorlijke en wend je af van de dommen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gebruik toegevendheid, beveel het goede en blijf ver van den onwetende.

Hollandaca — Siregar

Aanvaard de verontschuldiging en roep op tot het behoorlijke en wend je af van de onwetenden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(О, Пророк и твоя община!) Будь снисходителен [не требуй от людей того, что они не могут или не умеют делать], побуждай к добру (в словах и делах) и отвернись от невежд!

Rusça — Osmanov

Будь снисходителен [к людям], вели [им] творить добро, и не водись с невеждами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

ÖVERSE med människornas natur (och deras brister), och uppmana (alla att visa) hövlighet och vänlighet och undvik (alla ordväxlingar med) dem som (står kvar i hednisk) okunnighet.