A'raf Suresi 182. Ayet — Elfaz
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīnekimseleriİsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2كَذَّبُواkeƶƶebūyalanlayanlarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
3بِاٰيَاتِنَاbi āyātināayetlerimiziHarf-i Cer+İsim+Zamirا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
4سَنَسْتَدْرِجُهُمْse nestedricuhumyavaş yavaş helake yaklaştıracağızGelecek Zaman Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İstif'âl Bâbıد ر جAdım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek.
5مِنْminHarf-i Cer
7لَاlāhiçHarf-i Nefi
8يَعْلَمُونَyeǎ'lemūnebilmeyecekleriMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname