Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذِي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاوِينَ

ve tlu ǎleyhim nebee elleƶī āteynāhu āyātinā fe nseleḣa minhā fe etbeǎhu ş-şeyTānu fe kāne mine l-ğāvīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتْلُve tluت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.ve oku
2عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
3نَبَاَnebeeن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberhaberini
4الَّذِيelleƶīki
5اٰتَيْنَاهُāteynāhuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendisine verdik
6اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
7فَانْسَلَخَfe nseleḣaس ل خSoymak, yüzmek, derisini çıkarmak, koparıp almak, ayırmak, sıyırmak, çıkarmak, atmak, geçmek, geçip gitmeksıyrıldı, çıktı
8مِنْهَاminhāonlardan
9فَاَتْبَعَهُfe etbeǎhuت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekonu peşine taktı
10الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
11فَكَانَfe kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinböylece oldu
12مِنَmine-dan
13الْغَاوِينَl-ğāvīneغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karınazgınlar-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Oku onlara kendisine delillerimizi ihsân ettiğimiz halde bile-bile onları inkâr edip, onların hükmünden sıyrılıp Şeytan'a uyan ve helâk olana âit kıssayı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Oku onlara kendisine delillerimizi ihsân ettiğimiz halde bile-bile onları inkâr edip, onların hükmünden sıyrılıp Şeytanʼa uyan ve helâk olana âit kıssayı.

Adem Uğur

Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.

Ahmed Hulusi

Onlara şu şahsın haberini bildir: Biz ona işaretlerimizi verdiğimiz halde o ilimden sıyrılıp çıktı (hakikati unutup nefsaniyetiyle yaşamaya başladı). . . (Derken) şeytan (kendini beden kabulü) onu (kendine) tabi kıldı ve (nihayet o) azgınlardan oldu.

Ahmet Tekin

Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz, ilmî ve dinî bilgisi olan şu alçağın yaptıklarını da onlara, yahudilere oku. O menfaat karşılığı âyetlerimizden, kitabımızdan uzaklaştı, ihmal etti. Şeytan ve şeytanî güçler onu peşine taktı. Hain düşünceler taşıyanlardan, hak yoldan sapanlardan biri oldu.

Ahmet Varol

Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz sonra da onlardan sıyrılıp çıkan ve şeytanın onu peşine takması dolayısıyla azgınlardan olan kimsenin haberini de oku.

Ali Bulaç

Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) Yahudî’lere o kimsenin (İsraîloğullarından bir âlimin) haberini oku ki, kendisine âyetlerimizi vermiştik de, o, bunları inkâr ederek imandan çıkmıştı. Böylece şeytan onu arkasına takmış da azgınlardan olmuştu.

Ali Rıza Safa

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini de onlara anlat: O, bundan uzaklaştı. Şeytan, onu peşine taktı; azgınlardan oldu.

Bayraktar Bayraklı

Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine ayetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu.

Bekir Sadak

Onlara, seytanin pesine takdigi ve kendisine verdigimiz ayetlerden siyrilarak azginliklardan olan kisinin olayini anlat.

Celal Yıldırım

(Ey Muhammed!) Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz kimsenin haberini (olayını) anlat: O verdiğimiz âyetlerden sıyrılıp çıktı; şeytan da onu kendi peşine takıp sürükledi ve böylece azgınlardan oldu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendisine kanıtlarımızı verdiğimiz, fakat onları bir kenara atan, bu yüzden şeytanın peşine taktığı, nihayet azgınlardan olan kişinin haberini onlara anlat.

Diyanet İşleri

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

Diyanet İşleri (eski)

Onlara, şeytanın peşine takdığı ve kendisine verdiğimiz ayetlerden sıyrılarak azgınlıklardan olan kişinin olayını anlat.

Diyanet Vakfi

Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona ayetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu

Erhan Aktaş

Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Fizilal-il Kuran

Onlara şu adamın olayını anlat: Adama ayetlerimizi sunduk, fakat o onların içinden sıyrılıp çıktı. Arkasından onu şeytan peşine taktı da azgınlardan oldu.

Gültekin Onan

Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat / aktar. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.

Hamdi Döndüren

Onlara, âyetlerimizi verdiğimiz şu kimsenin haberini de anlat. O kimse âyetlerimizden sıyrıldı, çıktı. Şeytan onu peşine taktı ve böylece azgınlardan oldu!

Hasan Basri Çantay

(Habibim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine ayetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu.

Hasib Asutay

Onlara (Yahudilere) kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın onu peşine taktığı ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku. (58) (58. Söz konusu edilen kişi Bel'am b. Baura'dır. Mukaddes topraklara girmek konusunda Hz. Musa'ya muhalefet ederek zalim hükümdarlarla birlik olmuştur.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Onlara (o yahudilere) şu kimsenin haberini de oku ki, kendisine âyetlerimizi verdik de (o inkâr ederek) onlardan sıyrılıp çıktı; bunun üzerine şeytan onu peşine taktı; böylece azgınlardan oldu.

İbni Kesir

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılan ve şeytanın arkasına taktığı sonunda da azgınlardan olan o kimsenin haberini anlat.

Mehmet Okuyan

Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini tilavet et (okuyup aktar)!

Muhammed Esed

Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider.

Mustafa İslamoğlu

Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız halde, onları elinin tersiyle itip şeytana uyan ve sonunda sapık olup çıkan kimsenin durumunu haber ver.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara o kimsenin haberini de oku ki, o kimseye âyetlerimizi vermiştik, onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendisine tâbi kıldı. Artık sapıklardan olmuş oldu.

Ömer Öngüt

Onlara o kimsenin haberini de anlat ki, kendisine âyetlerimizden vermiştik. Fakat o bunlardan sıyrılıp çıkmıştı. Derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuştu.

Suat Yıldırım

(175-176) Onlara, kendisine âyetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o âyetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o âyetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lâkin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı âyetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler.

Süleyman Ateş

Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara anlat: O kişi, ayetlerimizden sıyrılıp uzaklaşınca şeytan onu peşine taktı, böylece boş hayale kapılıp yoldan çıkanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi.

Şaban Piriş

Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku!

Tefhim-ul Kuran

Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan da onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan oluvermişti.

Ümit Şimşek

Onlara şu kimsenin haberini de oku: Biz ona âyetlerimizi vermiştik. Ama o bundan sıyrılıp çıktı. Sonra şeytan onu peşine taktı; böylece azgının biri olup çıktı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara ayələrimizi verdiyimiz kimsənin əhvalatını oxu. O, ayələrdən kənara çıxdı, şeytanın təqibinə məruz qaldı, axırda da azanlardan oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onlara (yəhudilərə) ayələrimizi verdiyimiz kimsənin xəbərini də söylə (oxu). O, (ayələrimizi inkar edib) imandan döndü. Şeytan onu özünə tabe etdi və o, (haqq yoldan) azanlardan oldu

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Trage ihnen die Geschichte des Mannes vor, dem Wir Unsere Zeichen gewährt haben und der sich dann davon abwandte! Deshalb folgte ihm Satan mit seiner Verführung, bis er zu den Verirrten zählte.

Almanca — Der Edle Quran

Und verlies ihnen die Kunde von dem, dem Wir Unsere Zeichen gaben und der sich dann ihrer entledigte. Da verfolgte ihn der Satan, und so wurde er einer der Verirrten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und erzähle ihnen die Geschichte dessen, dem Wir Unsere Zeichen gaben, der aber an ihnen vorbeiglitt; so folgte Satan ihm nach, und er wurde einer der Irregegangenen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und trage ihnen vor die Nachricht über denjenigen, dem WIR Unsere Ayat zuteil werden ließen, dann hat er sich von ihnen abgewendet, dann folgte ihm der Satan, so wurde er von den Verführten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And narrate to the Jews O Muhammad the story of the Israelite to whom We imparted intellectual acquaintance with all the facts and We vested him with the power of comprehending Our signs. Yet he blinded his mind's eyes and refrained from proceeding with Our purpose. By consequence, We sent him to the Devil who had led him by the nose to the maze of error.

Abdul Haleem

[Prophet], tell them the story of the man to whom We gave Our messages: he sloughed them off, so Satan took him as his follower and he went astray-

Abdullah Yusuf Ali

Relate to them the story of the man to whom We sent Our signs, but he passed them by: so Satan followed him up, and he went astray.

Abul A'la Maududi

And recite to them [O Muhammad] the story of the man to whom We gave Our signs and who turned away from them; then ultimately Satan caught up with him and he was led astray.

Aisha Bewley

Recite to them the tale of him to whom We gave Our Signs, but who then cast them to one side and Shaytan caught up with him. He was one of those lured into error.

Al-Hilali & Khan

And recite (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to them the story of him to whom We gave Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), but he threw them away; so Shaitân (Satan) followed him up, and he became of those who went astray.

Ali Quli Qarai

Relate to them an account of him to whom We gave Our signs, but he cast them off. Thereupon Satan pursued him, and he became one of the perverse.

Amatul Rahman Omar

And relate to them the news of him to whom We gave Our commandments but he withdrew himself therefrom, the satan followed him with the result that he became one of those led astray (and became a pervert).

Arthur John Arberry

And recite to them the tiding of him to whom We gave Our signs, but he cast them off; and Satan followed after him, and he became one of the perverts.

Bijan Moeinian

Tell to people what happened to a certain person to whom My miracles were revealed but he chose to disregard them, follow the Satan and, consequently, ended up among the losers.

E. Henry Palmer

Read to them the declaration of him to whom we brought our signs, and who stepped away therefrom, and Satan followed him, and he was of those who were beguiled.

Edip-Layth

Relate to them the news of the person whom We gave him Our signs, but he withdrew from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

George Sale

And relate to them the story of him to whom We gave Our Signs, but he stepped away from them; so Satan followed him up and he became one of those who go astray.

Hamid S. Aziz

Read to them the declaration of him to whom We brought our Signs, and who stepped away there from, and Satan followed him, and he became one of those who lead (tempt or are tempted to go) astray.

Mahmoud Ghali

And recite to them the tiding of him to whom We brought Our signs, yet he stripped himself out of them; (i. e., he abaudoned them) then Ash-Shytan (The all-vicious one, i.e., the Devil) followed up after him, (and) so he became of the misguided..

Marmaduke Pickthall

Recite unto them the tale of him to whom We gave Our revelations, but he sloughed them off, so Satan overtook him and he became of those who lead astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Relate to them the plight of the man whom We gave Our signs, but he passed them by, so that Satan came after him, and he went astray.

Muhammad Asad

And tell them what happens to him to whom We vouchsafe Our messages and who then discards them: Satan catches up with him, and he strays, like so many others, into grievous error.

Mustafa Khattab

And relate to them ˹O Prophet˺ the story of the one to whom We gave Our signs, but he abandoned them, so Satan took hold of him, and he became a deviant.[1]

Progressive Muslims

And recite to them the story of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

Sahih International

And recite to them, [O Muúammad], the news of him to whom we gave [knowledge of] Our signs, but he detached himself from them; so Satan pursued him, and he became of the deviators.

Sam Gerrans

And recite thou to them the report of him to whom We gave Our proofs, but he detached himself from them; so the satan followed him, and he was of those who err.

Shabbir Ahmed

And tell them what happens to him whom We have conveyed Our Messages and he passes them by. So his selfish desire overtakes him, and he becomes of those who lose their way.

Syed Vickar Ahamed

Tell them the story of the man to whom We sent Our Signs, but he let them pass: So Satan kept after him, and he went astray.

Taqi Usmani

Recite to them the story of the one whom We gave Our verses, then he wriggled out from them, so Satan pursued him and he became one of the perverted.

The Monotheist Group

And recite to them the news of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et raconte-leur lʹhistoire de celui à qui Nous avions donné Nos signes et qui sʹen écarta. Le Diable, donc, lʹentraîna dans sa suite et il devint ainsi du nombre des égarés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji cihûyan re serpêhatiya wî mirovî bibêje, ew ê ku me ayetên xwe danê vêca ji zanîna wan ayetan derket û xwe jê vekêşa. Êdî şeytan bi dorê ket û xwe gihandê û di dawiyê de bû ji rêşaşan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En lees hun de mededeling voor over hem aan wie Wij Onze tekenen gaven maar die er zich toen aan onttrok. Toen maakte de satan hem tot volgeling en behoorde hij tot de misleiden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En verhaal den Joden de geschiedenis van hem, dien wij onze teekens brachten, en die zich daarvan afwendde; daarom volgde satan hem, en hij werd een van hen, die verleid werden.

Hollandaca — Siregar

En lees hen de geschiedenis voor van degene aan wie Wij Onze Verzen gaven. Vervolgens maakte hij zich daarvan los, waarop de Satan hem achtervolgde zodat bij één van de dwalenden werd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И прочитай (о, Пророк) им [своей общине] весть о том (человеке из числа потомков Исраила), кому Мы дали Наши знамения, а он отбросил их [изучил и затем отверг]. И сделал его своим последователем сатана, и был он из заблудших.

Rusça — Osmanov

Возвести им [, Мухаммад,] рассказ о том, кому Мы даровали Наше откровение, а он отринул его. Шайтан же обратил его в своего последователя, так что он стал заблудшим.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och berätta för dem vad som hände den man som Vi hade gett del av Våra budskap och som sköt dem ifrån sig. Djävulen följde honom hack i häl och han blev (till sist) en av dem som, efter att själv ha vilseletts, leder andra på avvägar.