Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükafatını zayi etmeyiz.

وَالَّذِينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ اِنَّا لَا نُضِيعُ اَجْرَ الْمُصْلِحِينَ

ve(e)lleƶīne yumessikūne bi l-kitābi ve eḳāmū S-Salāte innā lā nuDīǔ ecra l-muSliHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve -kimseler/olanlar
2يُمَسِّكُونَyumessikūneم س كTutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi kavramak/yakalamak/ele geçirmek, bir şeyi elle almak, akıllı veya sağlam muhakemeli olmak.sımsıkı sarılmış-
3بِالْكِتَابِbi l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitaba/yazgıya-
4وَاَقَامُواve eḳāmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve -doğrulmuş
5الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
6اِنَّاinnāelbette biz
7لَا
8نُضِيعُnuDīǔض ي عYok oldu, hiçe gitti, geçti gitti, kayboldu, yalnız kaldı, ihmal edildi, düşüncesiz davrandı, mahvoldu, israf edildi.zayi etmeyiz
9اَجْرَecraا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karecrini
10الْمُصْلِحِينَl-muSliHīneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyiliğe çalışanların

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitaba sarılıp namaz kılanlara gelince: Biz, iyiliğe çalışanların mükâfatını zâyi etmeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kitaba sarılıp namaz kılanlara gelince: Biz, iyiliğe çalışanların mükâfatını zâyi etmeyiz.

Adem Uğur

Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisine (Kitap) sımsıkı sarılanlar ve salatı ikame edenler (-e gelince); doğrusu biz ıslah olan ve ıslah edenleri mükafatsız bırakmayız.

Ahmet Tekin

Kitaba sımsıkı sarılanların, namazı âdâbına riayet ederek aksatmadan âşikâre kılanların, işte böyle din ve dünya ilişkilerini düzelterek geliştirerek iyi ve ıslah yaşayanların mükâfatını zayi etmeyeceğiz.

Ahmet Varol

Kitab'a sımsıkı sarılan ve namazı kılanlar (bilsinler ki); biz iyiliğe çalışanların ecirlerini zayi etmeyiz.

Ali Bulaç

Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, şüphesiz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz.

Ali Fikri Yavuz

Kitaba sarılanlar (Kur’an’ın hükümlerine göre amel edenler) ve namazı gereği üzere yerine getirenler var ya, o iyilik edenlerin mükâfatını biz hiç bir zaman zayi etmeyiz.

Ali Rıza Safa

Kitap'a sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlara gelince; kuşkusuz, iyilik için çalışanları ödülsüz bırakmayız.

Bayraktar Bayraklı

Kitaba sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle barışsever iyilerin ödülünü zayi etmeyiz.

Bekir Sadak

(169-17) 0 Ardlarindan yerlerine gelen bir takim kotuler, Kitap'a mirasci oldular. «Biz nasil olsa affedilecegiz» diyerek Kitap'in hukumlerini degistirme karsiligi bu degersiz dunyanin mallarini alirlar; Yine ona benzer gecici bir sey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah'a karsi ancak gercegi soyleyeceklerine dair Kitap uzerine soz alinmamis miydi? Kitap'da olanlari okumamislar miydi? Allah'a karsi gelmekten sakinanlar icin, ahiret yurdu vardir, dusunmuyor musunuz? Biz, iyilige calisanlarin ecrini elbette zayi etmeyiz.

Celal Yıldırım

Kitaba (şuurlu) sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince ; Şüphesiz ki biz iyi yararlı amellerde bulunanların mükâfatını zayi' etmeyiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte böyle iyiliğe çalışanların ecrini biz asla zayi etmeyiz.

Diyanet İşleri

Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükafatını zayi etmeyiz.

Diyanet İşleri (eski)

(169-170) Ardlarından yerlerine gelen bir takım kötüler, Kitap'a mirasçı oldular. 'Biz nasıl olsa affedileceğiz' diyerek Kitap'ın hükümlerini değiştirme karşılığı bu değersiz dünyanın mallarını alırlar; yine ona benzer geçici bir şey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah'a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı? Kitap'da olanları okumamışlar mıydı? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz? Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.

Diyanet Vakfi

Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kitab'a sarılan ve namazı kılan o ıslahatçı kimselerin mükafatını Biz hiçbir zaman zayi etmeyiz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kitaba sarılanlar ve namazı ikame etmekte bulunanlar ise o muhsinlerin ecrini biz hiç bir zaman zayi' etmeyiz

Erhan Aktaş

Kitap'a sımsıkı sarılıp, salatı ikame edenlere gelince; kuşkusuz Biz salih olanların emeklerini zayi etmeyiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap'a sımsıkı sarılıp, salatı ikame edenlere gelince; kuşkusuz Biz salih olanların emeklerini zayi etmeyiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap'a sımsıkı sarılıp, salatı ikame edenlere gelince; kuşkusuz Biz salih olanların emeklerini zayi etmeyiz.

Fizilal-il Kuran

Onlar ki, Kitab'a sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar! Hiç kuşkusuz biz iyi amel işleyenlerin mükâfatını kayba uğratmaksızın tam olarak veririz.

Gültekin Onan

Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, kuşkusuz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz.

Hamdi Döndüren

Kitaba sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince; işte biz, iyiliğe çalışanların mükâfatını zâyi etmeyiz.

Hasan Basri Çantay

Bir de (ahiret yurdu) kitaba sımsıkı sarılanlar ve namaz; dosdoğru kılanlar (için mahz-ı hayırdır). Şübhesiz ki biz iyiliğe çalışanların mükafatını zayi' etmeyiz.

Hasib Asutay

Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.

Hayrat Neşriyat

Kitâb’a sımsıkı tutunup namazı hakkıyla edâ edenler ise (bilsinler ki), şübhesiz biz, iyilik için çalışanların mükâfâtını zâyi' etmeyiz.

İbni Kesir

Onlar ki; kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı dosdoğru kılarlar. Elbette Biz, ıslah edenlerin mükafatını zayi' etmeyiz.

Mehmet Okuyan

Kitaba sımsıkı sarılıp namazı kılanlar(a gelince), şüphesiz ki biz kendilerini düzeltenlerin ödülünü ziyan etmeyeceğiz.

Muhammed Esed

Ve kitaba o sımsıkı sarılanlarla namazı dosdoğru ve devamlı yerine getirenler(i elbette ödüllendireceğiz); dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz!

Mustafa İslamoğlu

Ama kitaba sımsıkı sarılan ve Allah'a kulluğun hakkını verenler var ya: onlar iyi bilsinler ki Biz, kendilerini ve başkalarını düzeltmek için çaba gösterenlerin emeklerini zayi etmeyeceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki kitaba sarılırlar ve namazı dosdoğru kılmış bulunurlar. Şüphe yok ki, Biz (öyle) muslih kimselerin mükâfaatını zâyi etmeyiz.

Ömer Öngüt

Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz ıslah edenlerin mükâfatlarını zâyi etmeyiz.

Suat Yıldırım

Kitaba sarılanlar ve namazı gerektiği şekilde yerine getirenler bilsinler ki,Biz iyilik için çalışanların mükâfatlarını asla zâyi etmeyiz.

Süleyman Ateş

O(koruna)nlar ki Kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar; elbette biz, iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.

Süleymaniye Vakfı

Kitaba sıkı sarılıp namazı özenle ve sürekli kılanlara gelince; biz düzeni sağlamaya çalışanların ödülünü zayi etmeyiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kitaba sıkı sarılıp namazı tam kılanlara gelince; biz iyiliğe çalışanların ödülünü ziyan etmeyiz.

Şaban Piriş

Kitaba bağlı olanlar ve namaz kılanlara gelince biz, doğruların mükafatını zayi etmeyiz.

Tefhim-ul Kuran

Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, kuşkusuz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz.

Ümit Şimşek

Kitaba sımsıkı sarılan ve namazı dosdoğru kılanlara gelince: İyiliğe çalışanların ödülünü Biz asla zayi etmeyiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap'a sarılanlar ve namazı kılanlara gelince, biz, barışsever iyilerin ödülünü zayi etmeyiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kitabdan möhkəm yapışanlara və namaz qılanlara gəlincə, Biz yaxşı işlər görənlərin mükafatını puç etmərik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kitabdan (möhkəm) yapışanlar, (vaxtlı-vaxtında, lazımınca) namaz qılanlar (bilsinlər ki) Biz əməlisalehlərin mükafatını zay etmirik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Jene, die am Buch, der Thora, festhalten und das Gebet verrichten, werden belohnt, denn Wir lassen den Lohn der Rechtschaffenen nicht fallen.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die an der Schrift festhalten und das Gebet verrichten - gewiß, Wir lassen den Lohn der Heilstifter nicht verlorengehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die an der Schrift festhalten und das Gebet verrichten Wir lassen den Rechtschaffenen den Lohn nicht verlorengehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (für) diejenigen, welche die Schrift eingehalten und das rituelle Gebet ordnungsgemäß verrichtet haben, gewiß, WIR lassen die Belohnung der gottgefällig Guttuenden nicht verloren gehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, those who adhere to AL-Tawrah and abide by it and observe their act of worship shall be recipients of Allah's mercy and blessings; We do not withhold nor withdraw the grateful return due to those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

But as for those who hold fast to the Scripture and keep up the prayer, We do not deny righteous people their rewards.

Abdullah Yusuf Ali

As to those who hold fast by the Book and establish regular prayer,- never shall We suffer the reward of the righteous to perish.

Abul A'la Maududi

Those who hold fast to the Book and establish Prayer - We shall not allow the reward of such righteous men to go to waste.

Aisha Bewley

As for those who hold fast to the Book and establish salat, We will not let the wage of the righteous go to waste.

Al-Hilali & Khan

And as to those who hold fast to the Book (i.e. act on its teachings) and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât ), certainly We shall never waste the reward of those who do righteous deeds.

Ali Quli Qarai

As for those who hold fast to the Book and maintain the prayer —indeed We do not waste the reward of those who bring about reform.

Amatul Rahman Omar

And (as to) those who hold fast to the Scripture and establish worship, (let them bear in mind that) We will not at all allow the reward of those who set things right to be lost.

Arthur John Arberry

And those who hold fast to the Book, and perform the prayer -- surely We leave not to waste the wage of those who set aright.

Bijan Moeinian

As for those who make the Scripture the center of their life and worship the Lord on regular basis, I will not let go waste the reward of such righteous people.

E. Henry Palmer

But those who hold fast by the Book and are steadfast in prayer - verily, we will not waste the hire of those who do right.

Edip-Layth

As for those who adhere to the book, and they hold the contact prayer; We will not waste the reward of the reformers.

George Sale

And as for those who hold fast by the Book and observe Prayer, surely, We suffer not the reward of the righteous to perish.

Hamid S. Aziz

But those who hold fast by the Book and are steadfast in prayer - verily, We will not waste the wages of those who do right.

Mahmoud Ghali

And the ones who hold fast to the Book and keep up the prayer, surely We do not waste the reward of the righteous doer.

Marmaduke Pickthall

And as for those who make (men) keep the Scripture, and establish worship - lo! We squander not the wages of reformers.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who adhere to the Book and are firm in devotion, We shall certainly not let the wages of those who are upright to go waste.

Muhammad Asad

For [We shall requite] all those who hold fast to the divine writ and are constant in prayer: verily, We shall not fail to requite those who enjoin the doing of what is right!

Mustafa Khattab

As for those who firmly abide by the Scripture and establish prayer—surely We never discount the reward of those acting righteously.

Progressive Muslims

As for those who adhere to the Scripture, and they hold the contact-method; We will not waste the reward of the righteous.

Sahih International

But those who hold fast to the Book and establish prayer - indeed, We will not allow to be lost the reward of the reformers.

Sam Gerrans

And those who hold fast the Writ, and uphold the duty — We cause not to be lost the reward of those who do right.

Shabbir Ahmed

Those who hold fast to the Book of Allah, and strive to establish the Divine System, should know that We never squander the reward of the righteous.

Syed Vickar Ahamed

And to those who hold fast to the Book and establish regular Prayer— Certainly, We shall never let the reward of the righteous to perish.

Taqi Usmani

Those who hold fast to the Book and establish Salāh, We shall never let the reward of (such) righteous people to go to waste.

The Monotheist Group

As for those who hold fast to the Book, and they hold the contact prayer; We will not waste the reward of the righteous.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku xwe bi kitêbê digirin û bi duristî nimêjê dikin, bêguman em xêra qencîkaran winda nakin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij die aan het boek vasthouden en de salaat verrichten? Wij zullen het loon van hen die herstel brengen niet verloren laten gaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En ook voor hen, die het boek der wet vasthouden en standvastig in het gebed zijn; want wij zullen nimmer dulden, dat het loon der rechtvaardigen verloren ga.

Hollandaca — Siregar

En degenen die zich vasthouden aan het Boek en de shalât onderhouden: voorwaar, de beloning van degenen die verbetering brengen zullen Wij niet verloren doen gaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А те, которые придерживаются Писания (исполняя ее положения) и совершают молитву (надлежащим образом) ... ведь поистине, Мы не сводим на нет награды делающих добро!

Rusça — Osmanov

[Что же касается] тех, которые придерживаются Писания и совершают обрядовую молитву, то Мы ведь не оставляем без вознаграждения вершащих благое.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de som håller fast vid Skriften och regelbundet förrättar bönen (bör veta) att Vi inte låter dem som förbättrar och ställer till rätta bli utan lön.