Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ
fe beddele (e)lleƶīne Zelemū minhum ḳavlen ğayra elleƶī ḳīle lehum fe erselnā ǎleyhim riczen mine s-semāi bimā kānū yeZlimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylendiğinden bambaşka bir tarza döküp değiştirdiler, biz de ettikleri zulüm yüzünden onlara gökyüzünden kötü, pis bir azâb indirdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Fakat onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylendiğinden bambaşka bir tarza döküp değiştirdiler, biz de ettikleri zulüm yüzünden onlara gökyüzünden kötü, pis bir azâb indirdik.
Adem Uğur
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Ahmed Hulusi
Onlardan bilfiil zulmedenler, sözü, kendilerine söylenenden başka (söz) ile değiştirdiler. . . Bu yüzden zulümlerinin karşılığı olarak semadan azap irsal ettik.
Ahmet Tekin
İçlerinden bir kısım zâlimler sözü değiştirdiler. Kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular. Zulmü, haksızlığı alışkanlık haline getirdikleri için biz de onların üzerlerine gökten azap yağdırdık.
Ahmet Varol
İçlerinden zulmedenler sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler [11]. Biz de zulmetmelerinden dolayı onların üzerine gökten şiddetli bir azap indirdik.
Ali Bulaç
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet içlerinden o zulmedenler (edecekleri duayı eğlenceye alarak) sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka şekle koydular (Hıtta’yi Hınta= Bizi bağışla’yı buğday mânası haline soktular.) Zulmü âdet edinmeleri sebebiyle, biz de üstlerine, gökten murdar bir azâp indirdik.
Ali Rıza Safa
Bunun ardından, aralarındaki haksızlık yapanlar, kendilerine söylenenden başkasıyla sözü değiştirdiler. Haksızlık yaptıkları için, onların üzerine, gökten aşağılayıcı bir ceza indirdik.
Bayraktar Bayraklı
Fakat onlardan zalim olanlar kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zulmetmeleri sebebiyle üzerlerine gökten bir bela, bir afet gönderdik.
Bekir Sadak
Onlarin zulmedenleri, kendilerine soylenen sozu baskasiyle degistirdiler. Biz de, o zalimlere, zulumlerinden oturu gokten azap indirdik. *
Celal Yıldırım
İçlerinden haksızlığı âdet edinenler kendilerine söyleneni başka bir söze çevirip değiştirdiler. Bu yüzden biz de onlara işledikleri haksızlığa karşılık gökten murdar bir azâb gönderdik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra içlerinden hakkı çiğneyenler, sözü değiştirip kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular. Biz de hakkı çiğnedikleri için üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Diyanet İşleri
Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
Diyanet İşleri (eski)
Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasiyle değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azab indirdik.
Diyanet Vakfi
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İçlerinden bir kısım zalimler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Zulmü alışkanlık haline getirdikleri için biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken içlerinden zulmedenler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular; zulmu adet haline getirmeleri sebebiyle, Biz de üzerlerine gökten azap salıverdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken içlerinden o zulm edenler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka bir şekle koydular, zulmü adet etmeleri sebebiyle biz de üzerlerine Semadan bir azab salıverdik
Erhan Aktaş
Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten iğrenç bir azap gönderdik.
Fizilal-il Kuran
Fakat yahudilerin zalimleri o sözü kendilerine söylenmeyen başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimliklerinden ötürü o zalimlere gökten ağır bir azap indirdik.
Gültekin Onan
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Hamdi Döndüren
Onların içinden zulmedenler, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de zulmetmelerinden dolayı üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Hasan Basri Çantay
Fakat içlerinden o zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle koydu. Biz de üstlerine, zulmeder oldukları için, gökden murdar bir azab indirdik.
Hasib Asutay
Onlardan zulmedenler, hemen sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetlerinden dolayı üzerlerine gökten bir azap gönderiverdik.
Hayrat Neşriyat
Fakat içlerinden zulmedenler, o sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdi; bu sebeble (biz de) zulmetmekte olduklarından dolayı üzerlerine gökten kötü bir azab gönderdik.
İbni Kesir
İçlerinden zulmedenler, kend, lerine söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler. Biz de onlara, zulmeder olduklarından dolayı gökten azab indirdik.
Mehmet Okuyan
Fakat içlerinden bazı zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başkasıyla değiştirmişlerdi. Biz de haksızlık etmeleri nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik.
Muhammed Esed
Ama (ne yazık ki), onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler: ve bu yüzden Biz de, yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela, bir afet gönderdik.
Mustafa İslamoğlu
Fakat onlardan kendilerine kötülük edenler, sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Bunun üzerine Biz de, ettikleri kötülükler yüzünden onların üzerine gökten bela yağdırdık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat onlardan zulmedenler, kendilerine denilen sözü başka bir söze çevirdiler. Artık onların üzerlerine zulmeder oldukları şey sebebiyle gökten bir azap salıverdik.
Ömer Öngüt
Fakat içlerinden zâlim olanlar, kendilerine söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulümlerinden dolayı gökten üzerlerine iğrenç bir azap gönderdik.
Suat Yıldırım
Ama aralarındaki zalimler, sözü kasden değiştirdiler, başka bir şekle soktular. Biz de zulmü âdet haline getirdikleri için üzerlerine gökten azap salıverdik.
Süleyman Ateş
İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
İçlerinden yanlış yapanlar, kendilerine emredilenin yerine başka bir söz söylediler. Yanlış davranmalarına karşılık biz de onlara, gökten bir afet gönderdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İçlerinden yanlış davranış gösterenler, söylenenin tersini yaptılar. Yanlış davranmalarına karşılık biz de onlara, üstlerinden bir sıkıntı verdik.
Şaban Piriş
Onların zulmedenleri, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. İşledikleri zulüm dolayısıyla onlara gökten bir azap gönderdik.
Tefhim-ul Kuran
Onlardan zulme sapanlar, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulme sapmaları dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Ümit Şimşek
Onlardan zulmedenler, kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlikleri yüzünden onların üzerine gökten pek fena bir azap indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların zulme sapanları, sözü, kendilerine söylenenin dışında bir sözle değiştirdiler. Bunun üzerine biz de üzerlerine gökten bir pislik azabı saldık; çünkü zulmediyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlardan haqsızlıq edənlər özlərinə deyilən sözü başqası ilə dəyişdilər. Etdikləri haqsızlığa görə Biz onlara göydən əzab göndərdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Lakin (İsrail oğullarından Allahın əmrlərini yerinə yetirməməklə) özlərinə zülm edənlər onlara deyilən sözü dəyişdirib başqa şəklə saldılar. Etdikləri haqsızlığa görə Biz də onlara göydən əzab göndərdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Ungerechten unter ihnen ersetzten die Worte, die ihnen gesagt worden waren, durch andere, die sie erdichteten. Daraufhin sandten Wir ihnen eine Strafe vom Himmel herab wegen des von ihnen begangenen Unrechts.
Almanca — Der Edle Quran
Doch da tauschten diejenigen von ihnen, die Unrecht taten, das Wort gegen ein anderes aus, das ihnen nicht gesagt worden war. Und da sandten Wir auf sie eine unheilvolle Strafe vom Himmel hinab dafür, daß sie Unrecht zu tun pflegten.
Almanca — M. A. Rassoul
Da vertauschten die Ungerechten unter ihnen den Ausspruch mit einem anderen als dem, der zu ihnen gesprochen worden war. Darum sandten Wir wegen ihres frevelhaften Tuns ein Strafgericht vom Himmel über sie hernieder.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diejenigen von ihnen, die Unrecht begangen 1 haben, vertauschten dann ein anderes Wort als das, was ihnen bereits verkündet wurde. So schickten WIR ihnen Peinigung vom Himmel für das, was sie an Unrecht zu begehen pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But the wrongful of actions exchanged the virtuous spoken discourse authorized by heaven for the false discourse of their own making, and in consequence did Heaven come upon them with a forcible impact of a torturing punishment in requital of their wickedness.
Abdul Haleem
the wrongdoers among them substituted another saying for that which had been given them, so We sent them a punishment from heaven for their wrongdoing.
Abdullah Yusuf Ali
But the transgressors among them changed the word from that which had been given them so we sent on them a plague from heaven. For that they repeatedly transgressed.
Abul A'la Maududi
Then the wrong-doers among them substituted another word in place of the one told them. So We sent upon them a scourge from the heaven as a punishment for their Wrong-doing.
Aisha Bewley
But those of them who did wrong substituted words other than those they had been given. So We sent a plague on them from heaven for their wrongdoing.
Al-Hilali & Khan
But those among them who did wrong changed the word that had been told to them. So We sent on them a torment from the heaven in return for their wrong-doings.[1]
Ali Quli Qarai
But the wrongdoers changed the saying with other than what they had been told. So We sent against them a plague from the sky because of the wrongs they used to commit.
Amatul Rahman Omar
But those amongst them who were unjust changed the word to something different from that which they were told. So We sent down upon them unavoidable punishment from heaven because they had always been wrongdoers.
Arthur John Arberry
Then the evildoers of them substituted a saying other than that which had been said to them; so We sent down upon them wrath out of heaven for their evildoing.
Bijan Moeinian
The most unjust people among them, changed what was commanded and fabricated their own version. Consequently, I sent misery from the sky for them for being so unjust.
E. Henry Palmer
But those amongst them who did wrong changed it for another word than which was said to them; and we sent upon them a plague from heaven for that they were unjust.
Edip-Layth
Those who were wicked amongst them altered what was said to them with something different; so We sent to them a pestilence from the sky because they were wicked.
George Sale
But the transgressors among them changed it for a word other than that which was said to them. So We sent upon them a punishment from heaven, because of their wrongdoing.
Hamid S. Aziz
But those amongst them who did wrong changed the words given them for another saying; and We sent upon them a wrath from heaven for that they were unjust (or transgressed).
Mahmoud Ghali
Then the ones who did injustice among them substituted a saying other than what had been said to them; so We sent (down) upon them a chastisement from the heaven for their doing injustice. .
Marmaduke Pickthall
But those of them who did wrong changed the word which had been told them for another saying, and We sent down upon them wrath from heaven for their wrongdoing.
Mohamed Ahmed - Samira
The wicked among them changed and perverted the word We had spoken to a word unpronounced; so We sent from heaven retribution on them for all their wickedness.
Muhammad Asad
But those among them who were bent on wrongdoing substituted another saying for that which they had been given: and so We let loose against them a plague from heaven in requital of all their evil doings.
Mustafa Khattab
But the wrongdoers among them changed the words they were commanded to say. So We sent down a punishment from the heavens upon them for their wrongdoing.
Progressive Muslims
Those who were wicked amongst them altered what was said to them with something different; so We sent to them an affliction from the sky because they were wicked.
Sahih International
But those who wronged among them changed [the words] to a statement other than that which had been said to them. So We sent upon them a punishment from the sky for the wrong that they were doing.
Sam Gerrans
Then those who did wrong among them changed the word to other than what had been said to them; so We sent upon them a scourge from the sky because they did wrong.
Shabbir Ahmed
But, some of the wrongdoers began changing the Word of God that was taught to them, and displaced it with their own fabrications. And that resulted in a change in behavior. Our Heavenly Law of Requital caused them to weaken and waver, for they violated the Commands (2:59-61). Detachment from the Ideology made them lose their strength (5:22-24).
Syed Vickar Ahamed
But those who exceeded the limits among them changed the word from what was given to them; So We sent on them a misery from heavens— For that they exceeded their limits many times.
Taqi Usmani
But those of them who were unjust substituted another word for the one that was said to them. So, We sent down upon them a scourge from the heavens, because they had been transgressing.
The Monotheist Group
Those who were transgressors among them altered what was said to them with something different; so We sent to them an affliction from the heaven for what transgression they were in.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis, les injustes parmi eux changèrent en une autre, la parole qui leur était dite. Alors, Nous envoyâmes du ciel un châtiment sur eux, pour le méfait quʹils avaient commis.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca (piştî van fermanên me li wan kirin) ew ên ku zilm û zordarî kirin, ew fermana Xwedê ya ku li wan kirî bi tiştekî din guhartin. Êdî bi sedema zilma ku kirin Me ji asîmanan ezabek bi ser wan de şand.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij die onrecht pleegden verwisselden het gezegde voor iets anders dan wat tot hen gezegd was. Toen zonden Wij een plaag uit de hemel over hen voor het onrecht dat zij gepleegd hadden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar de goddeloozen onder hen veranderden de uitdrukking in eene andere, die niet tot hen was gebruikt. Daarom zonden wij onze kastijding uit den hemel op hen neder, omdat zij zondigden.
Hollandaca — Siregar
Daarna verruilden degenen onder hen die onrecht pleegden (het Woord van Allah) voor een ander woord dat niet tot hen was gesproken, waarop Wij een plaag op hen neerzonden uit de hemel wegens het onrecht dat zi plachten te bedrijven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И заменили те, которые творили беззаконие из них [из потомков Исраила], (слово Аллаха) словом другим, чем им было сказано. (Они стали входить в город ползя на нижних частях своего тела, вместо того, чтобы входить преклоняясь ниц, и они говорили: «Хинта (пшеничное зерно)» вместо «Хитта (прощение)». И так они насмехались над повелением Аллаха.) И послали Мы на тех, которые творили беззаконие, наказание с неба за то, что они творили беззаконие.
Rusça — Osmanov
Те же из них, которые поступали не по закону, заменили другим то слово, что было изречено им. И Мы ниспослали на них с неба наказание за то, что они поступали несправедливо.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(när detta sades) satte de orättfärdiga bland dem andra ord i stället för det som de hade uppmanats att säga, och Vi lät straff och förnedring drabba dem från ovan på grund av den synd de begick.