(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاوِيلِ لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمِينِ

ve lev teḳavvele ǎleynā beǎ'De l-eḳāvīli / le eḣaƶnā minhu bi l-yemīni

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Elbette onu kudretimizle alırdık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Elbette onu kudretimizle alırdık.

Adem Uğur

Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

Ahmed Hulusi

Elbette O'ndan sağ elini (gücünü) alırdık.

Ahmet Tekin

Hakka-meşrûiyyete riayet gereği, ondan peygamberlik görevini alır, onu engellerdik.

Ahmet Varol

Muhakkak onu kuvvetle yakalardık,

Ali Bulaç

Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik.

Ali Fikri Yavuz

Elbette biz O’nu kuvvetle yakalar ve O’ndan intikam alırdık.

Ali Rıza Safa

Onu, sağ elinden kesinlikle yakalardık.

Bayraktar Bayraklı

- Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.

Bekir Sadak

(44-46) Eger o (Muhammed), Bize karsi, ona bazi sozler katmis olsaydi, Biz onu kuvvetle yakalardik, sonra onun sah damarini koparirdik.

Celal Yıldırım

Elbette biz, onu sağ elimiz (kudret ve kahrımız)le yakalar,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

Diyanet İşleri

(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.

Diyanet İşleri (eski)

(44-46) Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Diyanet Vakfi

Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette Biz onu, o yüzden yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık!

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette biz onu ondan dolayı yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık.

Erhan Aktaş

Elbette onun bütün gücünü alırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Elbette onun bütün gücünü alırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elbette onun bütün gücünü alırdık.

Fizilal-il Kuran

Biz onu kuvvetle yakalardık,

Gültekin Onan

Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik.

Hamdi Döndüren

Elbette onun gücünü alırdık,

Hasan Basri Çantay

Elbette onun sağ elini (kuvvet ve kudretini) alıverdik,

Hasib Asutay

Elbette onun sağ elini (kuvvetini) alırdık.

Hayrat Neşriyat

(44-45) Eğer (o peygamber), bize isnâd ederek bazı sözler uydursaydı, (biz) onu mutlaka kuvvet(li bir azab)la yakalardık!

İbni Kesir

Elbette Biz; onu, kuvvetle yakalardık.

Mehmet Okuyan

Bu nedenle elbette (onu önce) güçlü bir şekilde yakalardık.

Muhammed Esed

o'nu sağ elinden yakalardık;

Mustafa İslamoğlu

onu sağ kolundan şiddetle yakalar

Ömer Nasuhi Bilmen

(45-46) Elbette ki onu sağ tarafından yakalardık. Sonra O'ndan yürek damarını kesiverirdik.

Ömer Öngüt

Elbette biz onu kuvvetle yakalardık.

Suat Yıldırım

(44-46) Eğer o Resul bizim adımıza birtakım sözler uydursaydı, onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını keserdik.

Süleyman Ateş

Elbette onun sağ (elini veya kuvvet)ini alırdık.

Süleymaniye Vakfı

Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

onu kıskıvrak yakalar,

Şaban Piriş

Onun gücünü kuvvetini alırdık.

Tefhim-ul Kuran

Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik.

Ümit Şimşek

Onu kıskıvrak yakalar,

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu sağ əlindən yaxalayar,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ondan mütləq şiddətli intiqam alardıq (sağ əlini kəsərdik, yaxud boynunu vurardıq)!

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

hätten Wir ihn an der Rechten gepackt

Almanca — Der Edle Quran

hätten Wir ihn sicherlich an der Rechten gefaßt

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We. would have smitten him by the right,

Abdul Haleem

We would certainly have seized his right hand

Abdullah Yusuf Ali

We should certainly seize him by his right hand,

Abul A'la Maududi

We would surely have seized him by the right hand,

Aisha Bewley

We would have seized him by force,

Al-Hilali & Khan

We surely would have seized him by his right hand (or with power and might),

Ali Quli Qarai

We would have surely seized him by the right hand

Amatul Rahman Omar

We would have certainly seized him strongly by the right hand (and so deprived him of all his power),

Arthur John Arberry

We would have seized him by the right hand,

Bijan Moeinian

… I (God) would have indeed seized him by his right hand…

E. Henry Palmer

we would have seized him by the right hand,

Edip-Layth

We would have seized him by the right.

George Sale

verily We had taken him by the right hand,

Hamid S. Aziz

We would certainly have seized him by the right hand,

Mahmoud Ghali

Indeed We would have taken (him) by the right hand;

Marmaduke Pickthall

We assuredly had taken him by the right hand

Mohamed Ahmed - Samira

We would have seized him by his right hand,

Muhammad Asad

We would indeed have seized him by his right hand,

Mustafa Khattab

We would have certainly seized him by his right hand,

Progressive Muslims

We would have seized him by the right.

Sahih International

We would have seized him by the right hand;

Sam Gerrans

We would have seized him by the right hand.

Shabbir Ahmed

We would have taken him by the right hand.

Syed Vickar Ahamed

We should certainly have seized him by his right hand,

Taqi Usmani

We would have certainly seized him by the right hand,

The Monotheist Group

We would have seized him by the right.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lʹaurions saisi de la main droite,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Teqez Me yê ew bi xurt bihingavta..

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

hadden Wij hem bij de rechterarm gegrepen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij zouden hem bij de rechterhand hebben gegrepen.

Hollandaca — Siregar

Dan zouden Wij hem met kracht gegrepen hebben.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

то Мы схватили бы его [Пророка] за правую руку,

Rusça — Osmanov

то Мы схватили бы его за правую руку.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

skulle Vi ha gripit hans högra hand