Hakka Suresi 25. Ayet — Elfaz
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
1وَاَمَّاve emmāo zamanBağlaç+Tafsîl Edatı
2مَنْmenkimseŞart Edatı
3اُو۫تِيَūtiyeverilenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
4كِتَابَهُkitābehuKitabıİsim+Zamirك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet
5بِشِمَالِهِbi şimālihisol tarafındanHarf-i Cer+İsim+Zamirش م لİçermek, kapsamak, tasarlamak, oluşturmak, kavramak. Şimal (çoğul şemail) - sol, kuzey.
6فَيَقُولُfe yeḳūluder kiSonuç Edatı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
7يَالَيْتَنِيyā leytenīEY/HEY keşke benNida Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
8لَمْlemHarf-i Nefi
9اُو۫تَūteverilmeseydiMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
10كِتَابِيَهْkitābiyehKitabımİsim+Zamirك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet