(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.

فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحِينَ

fe ctebāhu rabbuhu fe ceǎlehu mine S-SāliHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاجْتَبٰيهُfe ctebāhuج ب يO topladı (örn. su/vergi). Toplama şekli/tarzı. Onu kendisi için seçti. Geri döndü/çekildi/geri çekildi/geri gitti. Seçme/seçim şeklinde toplama (örn. Tanrı'nın Süleyman'ı diğerlerinden daha çok kutsaması vb.). Onu üretti/ortaya çıkardı/icat etti. Su toplandı. Suyun toplandığı su yalağı. Kuyunun kazıldığı yer. Kuyu/su yalağı etrafındaki şey. Üzüm asması filizlerinin dikildiği kazılmış kuyular. Develer için su toplayıcısı. Çekirge (her şeyi yiyerek toplar), Bir grup insan.onun du'asını kabul etti
2رَبُّهُrabbuhuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi
3فَجَعَلَهُfe ceǎlehuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onu yaptı
4مِنَmine-den
5الصَّالِحِينَS-SāliHīneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.salihler-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Rabbi, onu seçti de temiz kişilerden kıldı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken Rabbi, onu seçti de temiz kişilerden kıldı.

Adem Uğur

Fakat ardından, Rabbi onu seçti (vahiy verdi) ve onu sâlihlerden kıldı.

Ahmed Hulusi

Rabbi Onu seçti de Onu salihlerden (hakikati yaşayanlardan) kıldı.

Ahmet Tekin

Fakat Rabbi onu peygamber olarak seçti. Dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi mü’minler, sâlihler zümresine dâhil etti.

Ahmet Varol

Ancak Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.

Ali Bulaç

Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı.

Ali Fikri Yavuz

Fakat Rabbi onu seçti de, kendisini salihlerden (peygamberlerden) kıldı.

Ali Rıza Safa

Yine de Efendisi Onu seçti; erdemli olanlar arasına kattı.

Bayraktar Bayraklı

Rabbi onu seçip, iyi kullarından kıldı.

Bekir Sadak

(50-51) Rabbi onu secip iyilerden kildi. Dogrusu inkar edenler, Kuran'i dinlediklerinde nerdeyse seni gozleriyle yikip devireceklerdi. «O delidir» diyorlardi.

Celal Yıldırım

Ama Rabbi, onu seçti de iyi-yararlı kişilerden eyledi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Fakat rabbi onu seçip sâlihlerden eyledi.

Diyanet İşleri

(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.

Diyanet İşleri (eski)

(50-51) Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. 'O delidir' diyorlardı.

Diyanet Vakfi

Fakat ardından, Rabbi onu seçti (vahiy verdi) ve onu sâlihlerden kıldı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat rabbı onu ıstıfa buyurdu da salihinden kıldı.

Erhan Aktaş

Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.

Fizilal-il Kuran

Fakat Rabbi O'nun duasını kabul etti de onu salih insanlardan yaptı.

Gültekin Onan

Fakat rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı.

Hamdi Döndüren

Ancak Rabbi onu seçti de salihlerden yaptı.

Hasan Basri Çantay

(Bunun ardından) Rabbi onu seçdi de kendisini saalihlerden yapdı.

Hasib Asutay

Fakat Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.

Hayrat Neşriyat

Fakat Rabbi onu seçmiş de kendisini sâlih kimselerden (bir peygamber) kılmıştı.

İbni Kesir

Rabbı, onu seçti de salihlerden kıldı.

Mehmet Okuyan

Rabbi onu (peygamber olarak) seçmişti ve kendisini iyilerden kılmıştı.

Muhammed Esed

ama (bilindiği gibi,) Rabbi o'nu alıp dürüst ve erdemliler arasına koydu.

Mustafa İslamoğlu

Fakat Rabbi onu (yeniden) seçti ve iyiler arasına kattı.

Ömer Nasuhi Bilmen

(50-51) Fakat onu Rabbi mümtaz kıldı. Artık onu sâlihlerden kılmış oldu. Ve az kaldı ki, o kâfir olanlar, o zikri işittikleri zaman seni gözleriyle kaydırıversinler ve derler ki: «Şüphe yok, o elbette bir mecnûndur.»

Ömer Öngüt

Fakat Rabbi onu seçti ve onu sâlihlerden kıldı.

Suat Yıldırım

Ama Rabbi, kendisini seçti de onu en iyi, en has kullarından kıldı.

Süleyman Ateş

Fakat Rabbi onun du'asını kabul etti de onu Salih (iyi insan)lardan yaptı.

Süleymaniye Vakfı

Sonra Rabbi onu tekrar seçti ve iyilerden yaptı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ancak Rabbi ona bir fırsat daha verdi de onu iyilerden yaptı.

Şaban Piriş

Rabbi O'nu seçti ve salih kimselerden kıldı.

Tefhim-ul Kuran

Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı.

Ümit Şimşek

Fakat Rabbi onu seçti ve salih kullarına kattı.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat Rabbi onu seçilip yüceltti ve barışseverlerden yaptı.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Lakin Rəbbi onu seçib əməlisalehlərdən etdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Doch Gott hat ihm wegen seiner Reue Seine Huld erwiesen und reihte ihn unter die Rechtschaffenen ein.

Almanca — Der Edle Quran

Da erwählte ihn sein Herr und machte ihn zu einem der Rechtschaffenen.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch sein Herr erwählte ihn und machte ihn zu einem der Rechtschaffenen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann erwählte ihn sein HERR, dann machte ER ihn von den gottgefällig Guttuenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But Allah relented and quit him all His debt, and with divine grace he came to be of the righteous whose deeds were imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

but his Lord chose him and made him one of the Righteous.

Abdullah Yusuf Ali

Thus did his Lord choose him and make him of the Company of the Righteous.

Abul A'la Maududi

But his Lord exalted him, and included him among His righteous servants.

Aisha Bewley

But his Lord chose him and made him one of the righteous.

Al-Hilali & Khan

Then his Lord chose him and made him of the righteous.

Ali Quli Qarai

So his Lord chose him and made him one of the righteous.

Amatul Rahman Omar

But his Lord chose him and made him (one) of the righteous.

Arthur John Arberry

But his Lord had chosen him, and He placed him among the righteous.

Bijan Moeinian

But your Lord forgave him and included him among the righteous people.

E. Henry Palmer

But his Lord elected him, and made him of the pious.

Edip-Layth

But his Lord blessed him, and made him righteous.

George Sale

But his Lord chose him, and made him one of the righteous.

Hamid S. Aziz

Then his Lord chose him, and He made him of the righteous.

Mahmoud Ghali

Then his Lord selected him and so made him among the righteous.

Marmaduke Pickthall

But his Lord chose him and placed him among the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

Then his Lord chose him and placed him among the upright.

Muhammad Asad

but [as it was, ] his Sustainer had elected him and placed him among the righteous.

Mustafa Khattab

Then his Lord chose him, making him one of the righteous.

Progressive Muslims

But his Lord blessed him, and made him righteous.

Sahih International

And his Lord chose him and made him of the righteous.

Sam Gerrans

But his Lord chose him, and made him of the righteous.

Shabbir Ahmed

But his Lord had elected him and included him among those who have worked for reform and to actualize their 'Self'.

Syed Vickar Ahamed

Thus did his Lord choose him and grant him the company of the righteous.

Taqi Usmani

Then his Lord chose him, and made him one of the righteous.

The Monotheist Group

But his Lord blessed him, and made him righteous.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis son Seigneur lʹélut et le désigna au nombre des gens de bien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Belê Xwedayê wî ew bijart (wehî dayê û ber bi dilovaniya xwe xist), vêca wî gerand ji mirovên qencîkar.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zijn Heer verhoorde hem en maakte hem tot een van de rechtschapenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zijn Heer koos hem, en maakte hem tot een der rechtvaardigen.

Hollandaca — Siregar

Daarna verkoos zijn Heer hem en maakte Hij hem tot één van de rechtschapenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И избрал его [пророка Йунуса] Господь его (для доведения до людей Истины от Него) и сделал его из числа праведных (у которых правильные намерения, речи и деяния).

Rusça — Osmanov

Его Господь избрал его [среди других] и обратил в праведника.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Gud hade utvalt honom och gjort honom till en av de rättfärdiga.