Kalem Suresi 28. Ayet — Elfaz
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اَوْسَطُهُمْevseTuhumorta yol üzere olanlarıİsim+Zamirو س طOrta, ortasında, arasında, en iyi, bir şeyin en iyi kısmı, aracılık etmek, uçlardan en uzak olan, eşit uzaklıkta, ara, en uygun/adil/dengeli, özellikle onların en mükemmeli, orta konumda bulunmak
3اَلَمْe lemSoru Eki+Harf-i Nefi
4اَقُلْeḳulben demedim mi?Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5لَكُمْlekumsizeHarf-i Cer+Zamir
6لَوْلَاlevlāgerekmez miydi?Tahdid Edatı
7تُسَبِّحُونَtusebbiHūnetesbih etmenizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek