Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ
se nesimuhu ǎlā l-ḣurTūmi
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | سَنَسِمُهُ | se nesimuhu | و س مDamgalamak/mühürlemek/işaretlemek/iz bırakmak/betimlemek | biz onu damgalayacağız |
| 2 | عَلَى | ǎlā | üzerini | |
| 3 | الْخُرْطُومِ | l-ḣurTūmi | خ ر ط مBurnu vurmak veya bükmek, burnu yukarı kaldırmak, gururlu ve kızgın olmak, başını kaldırmak, uzatmak. | burnunun |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.
Adem Uğur
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz).
Ahmed Hulusi
Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!
Ahmet Tekin
Yakında, o büyüyen burnunu hiç unutulmayacak şekilde damgalayacağız.
Ahmet Varol
Yakında onun burnu üzerine damga vuracağız.
Ali Bulaç
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Ali Fikri Yavuz
Biz, yakında onun burnunu dağlıyacağız.
Ali Rıza Safa
Yakında, burnunu sürteceğiz onun.
Bayraktar Bayraklı
Yakında onun burnunu damgalayacağız.
Bekir Sadak
Onun havada olan burnunu yakinda yere surtecegiz.
Celal Yıldırım
Yakında onun burnunu damgalıyacağız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız!
Diyanet İşleri
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Diyanet İşleri (eski)
Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
Diyanet Vakfi
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ki biz onlara bela vermişizdir.
Erhan Aktaş
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız.
Fizilal-il Kuran
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız.
Gültekin Onan
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Hamdi Döndüren
Biz, yakında onun burnuna damga vurup işaretleyeceğiz!
Hasan Basri Çantay
Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!
Hasib Asutay
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız. (4) (4. Burnunu, kibrini kıracağız.)
Hayrat Neşriyat
Yakında onun hortumunun (burnunun) üzerine damga basacağız (da onu rezîl edeceğiz)!
İbni Kesir
Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.
Mehmet Okuyan
(Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.
Muhammed Esed
(Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!
Mustafa İslamoğlu
Onun burnuna (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz yakında onun burnu üzerine damga basacağız.
Ömer Öngüt
Biz yakında onun burnuna damga vurup işaretleyeceğiz.
Suat Yıldırım
(10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Süleyman Ateş
Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.
Süleymaniye Vakfı
Böylesinin burnunu sürteceğiz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Böylelerinin burnunu sürteceğiz.
Şaban Piriş
Yakında onun burnunu yere sürteceğiz.
Tefhim-ul Kuran
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Ümit Şimşek
Biz onun burnunu sürteceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onun burnuna damğa vuracağıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir werden ihn an der Nase brandmarken.
Almanca — Der Edle Quran
Wir werden ihn mit einem Merkmal auf der Nase zeichnen.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir wollen ihn auf der Nase brandmarken.
Almanca — Muhammad Zaidan
WIR werden ihn auf dem Rüssel brandmarken.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We shall impress on him a stigma of infamy and furnish him with a distorted, contemptuous and ugly disproportionate snout.
Abdul Haleem
We shall brand him on the snout!
Abdullah Yusuf Ali
Soon shall We brand (the beast) on the snout!
Abul A'la Maududi
Soon shall We brand him on his snout.
Aisha Bewley
We will brand him on the snout!
Al-Hilali & Khan
We shall brand him on the snout (nose)!
Ali Quli Qarai
Soon We shall brand him on the snout.
Amatul Rahman Omar
We will soon brand him on the snout (and stigmatize him with indelible disgrace).
Arthur John Arberry
We shall brand him upon the muzzle!
Bijan Moeinian
" Pretty soon I (God) will brand him with disgrace.
E. Henry Palmer
We will brand him on the snout!
Edip-Layth
We will mark him on the path.
George Sale
We will stigmatize him on the nose.
Hamid S. Aziz
We will brand him on the snout.
Mahmoud Ghali
We will (brand) him markedly upon the snout!
Marmaduke Pickthall
We shall brand him on the nose.
Mohamed Ahmed - Samira
We shall brand him on the muzzle.
Muhammad Asad
[For this] We shall brand him with indelible disgrace!
Mustafa Khattab
We will soon mark his snout.[1]
Progressive Muslims
We will mark him on the path.
Sahih International
We will brand him upon the snout.
Sam Gerrans
We will brand him on the snout.
Shabbir Ahmed
- We shall brand such a person with manifest disgrace! ('Branding the snout' alludes to bringing to visible disgrace a person who chooses to live at the subhuman level).
Syed Vickar Ahamed
Soon shall We brand (the beast) on the nose!
Taqi Usmani
We will soon brand him on the snout.
The Monotheist Group
We will mark him on the path.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous le marquerons sur le museau (nez).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em ê wî li ser pozê wî bikişkişênin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij zullen hem brandmerken op zijn snoet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij zullen een vurig kenteeken op zijn neus drukken.
Hollandaca — Siregar
Wij zullen hem brandmerken op zijn snuit.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Заклеймим Мы его [такого неверующего] по хоботу! [Сделает ему отметку на нос, что все люди узнают кто он.]
Rusça — Osmanov
Мы припечатаем ему на нос клеймо [позора].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
På hans panna skall Vi bränna in skammens och vanärans brännmärke!