Mülk Suresi 18. Ayet — Elfaz
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?
1وَلَقَدْve leḳadve andolsunİsti'nafiye Edatı+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2كَذَّبَkeƶƶebeyalanladılarMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4مِنْminHarf-i Cer
5قَبْلِهِمْḳablihimonlardan öncekiİsim+Zamirق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek
6فَكَيْفَfe keyfeama nasıl?İsti'nafiye Edatı+Soru Ekiك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde
7كَانَkāneolduMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
8نَكِيرِnekīribenim inkarımİsim+Zamirن ك رHoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak