İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

ve(e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ulāike eSHābu n-nāri ḣālidīne fīhā ve bi'se l-meSīru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseler
2كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
3وَكَذَّبُواve keƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.ve yalanlayanlar
4بِاٰيَاتِنَٓاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
5اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
6اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkıdır
7النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
8خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli kalacaklardır
9فِيهَاfīhāorada
10وَبِئْسَve bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkne kötü
11الْمَصِيرُl-meSīruص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.gidilecek yerdir orası

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kâfir olan ve delillerimizi yalanlayanlarsa cehennemliklerdir, ebedî kalırlar orada ve orası, dönüp varılacak ne kötü yerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve kâfir olan ve delillerimizi yalanlayanlarsa cehennemliklerdir, ebedî kalırlar orada ve orası, dönüp varılacak ne kötü yerdir.

Adem Uğur

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Ahmed Hulusi

İnkar edip varlıklarında mevcut işaretlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, içinde sonsuza dek kalmak üzere ateş ehlidirler! Ne kötü dönüş yeridir!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı, ilkelerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem ehlidirler. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî dönüş yeridir.

Ahmet Varol

Ama inkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdır. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır. Orası ne kötü bir varış yeridir.

Ali Bulaç

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateşin halkıdırlar. Ne kötü bir dönüş yeridir O.

Ali Fikri Yavuz

(Allah’ın vahdaniyyetini) inkâr edenler, bir de ayetlerimizi (Peygamberi ve Kur’an’ı) yalanlıyanlar ise, cehennemliktirler; orada devamlı kalacaklardır. O, ne fena varılacak yerdir!...

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır; ne kötü bir varış yeridir.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar cehennemliklerdir. Süreli orada kalacaklardır. Orası ne kötü bir sondur!

Bekir Sadak

Inkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, iste onlar da atesliklerdir, orada temellidirler. Ne kotu bir donustur! *

Celal Yıldırım

Küfre sapıp âyetlerimizi yalanlayanlar (var ya), işte onlar içinde devamlı kalacakları ateşin arkadaşlarıdır. Varış yeri olarak ne kötü !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Ne kötü son!

Diyanet İşleri

İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da ateşliklerdir, orada temellidirler. Ne kötü bir dönüştür!

Diyanet Vakfi

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliklerdir, orada ebedi kalacaklardır. Orası ne kötü varılacak yerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredip ayetlerimizi tekzib eyliyenler ise, onlar eshab-ı nar'dırlar, orada muhalled kalacaklardır, o ise ne fena varılacak yerdir

Erhan Aktaş

Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kafir olan ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

Fizilal-il Kuran

Kafir olup ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar da ateş halkıdır. Orada ebedi kalacaklardır. Orası gidilecek ne kötü yerdir.

Gültekin Onan

Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere ateşin halkıdırlar. İşte kötü bir dönüş yeridir o.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemliklerdir ve orada sürekli olarak kalacaklardır. Orası, ne kötü gidilecek yerdir!

Hasan Basri Çantay

O küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da ateşin — içinde ebedi kalıcı olarak — yaranıdırlar. O ne kötü gidiş yeridir!..

Hasib Asutay

İnkâr eden ve âyetlerimizi (4) yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü varılacak yerdir orası! (4. Kur'an'ı.)

Hayrat Neşriyat

İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. O ise, ne kötü varılacak yerdir!

İbni Kesir

Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, cehennem ashabıdırlar. Orada ebediyyen kalacaklardır. Ne kötü dönüş yeridir.

Mehmet Okuyan

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Muhammed Esed

Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, işte onlar ateşi hak edenlerdir, orada kalıp dururlar. Ne kötü bir son!

Mustafa İslamoğlu

Hakikati inkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar içerisinde kalıcı oldukları ateşin yoldaşıdırlar: ve bu, ne berbat bir finaldir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki, kâfir oldular ve Bizim âyetlerimizi tekzîp ettiler. İşte onlar, içinde ebedîyyen kalıcılar olmak üzere ateş yârânıdırlar ve ne fena bir gidiş yeri.

Ömer Öngüt

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Suat Yıldırım

Dini inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, onlar da, devamlı olmak üzere cehennemliktirler. Gidilecek ne fena yerdir orası!

Süleyman Ateş

Nankörlük eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar var ya, işte onlar o ateşin ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır. Ne kötü hale gelmektir o!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelen ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar cehennem ahalisidir. Onlar oraya, ölmemek üzere gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o!

Şaban Piriş

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş.

Tefhim-ul Kuran

Küfredip ayetlerimizi yalan sayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateşin halkıdırlar. Ne kötü bir dönüş yeridir O.

Ümit Şimşek

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehlidirler ve orada sürekli kalacaklardır. Varılacak ne kötü bir yerdir orası!

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar, içinde sürekli kalacakları ateşin dostlarıdır. Ne kötü dönüş yeridir orası!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir olub ayələrimizi yalan sayanlara gəldikdə isə, onlar Cəhənnəm sakinləridir. Onlar orada əbədi qalacaqlar. Ora necə də pis dönüş yeridir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafir olub ayələrimizi yalan sayanlara gəldikdə isə, onlar cəhənnəmlikdirlər. Onlar orada həmişəlik qalacaqlar. Ora necə də pis məskəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen, die Unsere Zeichen leugnen, das sind die Bewohner der Hölle. Darin werden sie ewig bleiben. Welch schlimmes Ende!

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die ungläubig sind und Unsere Zeichen für Lüge erklären, das sind Insassen des (Höllen)feuers, ewig darin zu bleiben - ein schlimmer Ausgang!

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen aber, die ungläubig sind und Unsere Zeichen leugnen, sollen die Bewohner des Feuers sein. Darin bleiben sie auf ewig; und das ist eine schlimme Bestimmung!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben und Unsere Ayat ableugneten, diese sind die Weggenossen des Feuers, ewig darin sind sie. Und erbärmlich ist das Werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those who refuse to recognize Allah and inherently deny the truth, and persist in labeling Our revelations and signs as falsehood, are the inmates of the Fire, wherein they will have passed through nature to eternal suffering, and how evil is the destination!

Abdul Haleem

But those who disbelieved and rejected Our signs will be the inhabitants of the Fire, there to remain- a miserable destination.

Abdullah Yusuf Ali

But those who reject Faith and treat Our Signs as falsehoods, they will be Companions of the Fire, to dwell therein for aye: and evil is that Goal.

Abul A'la Maududi

As for those who disbelieved and gave the lie to Our Signs: they shall be the inmates of the Fire, and will abide in it. That is a woeful resort!

Aisha Bewley

But as for those who are kafir and deny Our Signs they are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever. What an evil destination!

Al-Hilali & Khan

But those who disbelieved (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and denied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), they will be the dwellers of the Fire, to dwell therein forever. And worst indeed is that destination[1].

Ali Quli Qarai

But as for those who are faithless and deny Our signs, —they shall be the inmates of the Fire, to remain in it [forever], and it is an evil destination.

Amatul Rahman Omar

But those who disbelieved and cried lies to our Messages, these are the inmates of Fire. They will abide therein for a long time. What an evil resort it is!

Arthur John Arberry

And those who disbelieved and cried lies to Our signs, those shall be the inhabitants of the Fire. therein to dwell forever -- an evil homecoming!

Bijan Moeinian

On the contrary, those who disbelieved and did not listen to Me (God), they will be the inhabitants of the Fire and have to live in Hell forever; indeed Hell is the worse place to be in.

E. Henry Palmer

But those who misbelieve and say our signs are lies, they are the fellows of the Fire, to dwell therein for aye! and evil shall the journey be!

Edip-Layth

As for those who reject and deny Our signs, they are the dwellers of the fire; they will abide therein. What a miserable destiny!

George Sale

But they who shall not believe, and shall accuse our signs of falsehood, those shall be the inhabitants of hell fire, wherein they shall remain for ever; and a wretched journey shall it be thither!

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve and reject Our revelations, they are the inmates of the fire, to abide therein and evil is the destination.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved and cried lies to Our signs, those will be the companions (i. e., inhabitants) of the Fire, eternally (abiding) therein; and miserable is the Destiny!

Marmaduke Pickthall

But those who disbelieve and deny Our revelations, such are owners of the Fire; they will abide therein - a hapless journey's end!

Mohamed Ahmed - Samira

Those who did not believe and denied Our revelations will be inmates of Hell, where they will abide for ever, and how evil a journey's end!

Muhammad Asad

But as for those who are bent on denying the truth and on giving the lie to Our messages - they are destined for the fire, therein to abide: and how vile a journey’s end!

Mustafa Khattab

As for those who disbelieve and reject Our revelations, they will be the residents of the Fire, staying there forever. What an evil destination!

Progressive Muslims

As for those who reject and deny Our revelations, they are the dwellers of the Fire; they will abide therein. What a miserable destiny!

Sahih International

But the ones who disbelieved and denied Our verses - those are the companions of the Fire, abiding eternally therein; and wretched is the destination.

Sam Gerrans

And those who ignore warning and deny Our proofs — those are the companions of the Fire, they abiding eternally therein; and evil is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

But those who frankly reject, or practically deny Our Messages, such are companions of the Fire. They will abide therein, and how miserable a destination it is!

Syed Vickar Ahamed

But those who reject Faith and treat Our Signs as lies, they will be companions of the Fire to live in there forever: And evil is that goal.

Taqi Usmani

As for those who disbelieve and reject Our signs, they are the people of the Fire. And it is an evil place to return.

The Monotheist Group

As for those who reject and deny Our revelations, they are the dwellers of the Fire; they will abide therein. What a miserable destiny!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui ont mécru et traité de mensonges Nos versets, ceux-là sont les gens du Feu où ils demeureront éternellement. Et quelle mauvaise destination!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne û bi ayetên me bawerî neanine, ha ew xelkê dojehê ne, ew seraqetî tê de ne. Ew çi pîs lêvegergeh e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij die ongelovig zijn en Onze tekenen loochenen, zij zijn het die in het vuur thuishoren; zij zullen daarin altijd blijven. Dat is pas een slechte bestemming!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij die niet gelooven, en onze teekenen van valschheid beschuldigen, zullen de bewoners van het hellevuur zijn, waarin zij voor eeuwig zullen verblijven, en daar zal het een ellendig verblijf wezen.

Hollandaca — Siregar

Maar degenen die ongelovig waren en Onze Verzen loochenden: zij zijn degenen die de bewoners van de Hel zijn, zij zijn daarin eeuwig levenden. En slecht is de plaats van terugkeer!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А те, которые стали неверующими, и отвергли Наши знамения, – такие (станут) обитателями Огня, вечно пребывающие в нем [в Аду]. И (как) ужасно это [Ад] (как) место возвращения!

Rusça — Osmanov

А те, которые не уверовали и отрицали Наши знамения, -они [станут] обитателями ада. Вечно пребудут они там. И скверен же такой конец!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som framhärdade i att förneka sanningen och påstod att Våra budskap är lögn har Elden till arvedel och där skall de förbli till evig tid - i sanning ett eländigt slut!