Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği, kabirlerdeki kafirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ
yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tetevellev ḳavmen ğaDibe (a)llahu ǎleyhim ḳad yeisū mine l-āḣirati ke mā yeise l-kuffāru min eSHābi l-ḳubūri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, Allah'ın gazabına uğrattığı toplulukla dostluk etmeyin; gerçekten de onlar, âhiretten, tamâmıyla ümitlerini kesmişler, nitekim kâfirler de, kabirlerdekilerden tamâmıyla ümit kesmişlerdir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey inananlar, Allahʼın gazabına uğrattığı toplulukla dostluk etmeyin; gerçekten de onlar, âhiretten, tamâmıyla ümitlerini kesmişler, nitekim kâfirler de, kabirlerdekilerden tamâmıyla ümit kesmişlerdir.
Adem Uğur
Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler! Dost edinmeyin Allah'ın gazap ettiği, sonsuz gelecek yaşama umudu olmayanları; tıpkı gerçeği reddedenlerin kabir halkından ümit kestikleri gibi!
Ahmet Tekin
Ey iman nimetine kavuşanlar, kendilerine Allah’ın gazap ettiği milletlerle, yahudilerle dostluklar, ittifaklar kurmayın. İşlerinizin idaresini onlara bırakarak, onları kendinize hâkim hale getirmeyin. Onlar, kâfirlerin, kabirdekilerin dünyaya dönüşlerinden, yeniden diriltilmelerinden ümit kestikleri gibi, bile bile Muhammed’e, Kur’ân’a iman etmemeleri sebebiyle âhiretteki, ebedî yurttaki nasiplerinden, lütuf ve rahmetten, kurtuluştan ümit kesmişlerdir.
Ahmet Varol
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinmeyin. İnkâr edenler kabirlerde bulunanlardan ümit kestikleri gibi onlar da ahiretten ümit kesmişlerdir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kafirlerin mezar halkından umut kesmeleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
Ali Fikri Yavuz
Ey iman edenler! Öyle bir kavmi dost edinmeyin ki, Allah onlara gazab etmiş, ahiretten ümidi kesmişler ve mezarlıklarda yatan kâfirlerin ümidsiz halleri gibi, ümidsizliğe düşmüşlerdir, (Allah’ın rahmetinden ümidlerini kesmişlerdir).
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın öfkesine uğrayan bir toplumu dost edinmeyin. Nankörlük edenler, mezardaki yoldaşlarından umutlarını nasıl kestilerse, onlar da sonsuz yaşamdan umutlarını öyle kesmişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyiniz! Zira onlar, kafirler kabirlerindekilerden ümit kestikleri gibi, ahiretten ümit kesmişlerdir.
Bekir Sadak
Ey inananlar! Allah'in gazabina ugramis milleti dost edinmeyin; inkarcilarin kabirde bulunan kimselerden umutlarini kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarini kesmislerdir. *
Celal Yıldırım
Ey imân edenler! Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir milleti, bir topluluğu dost ve arkadaş edinmeyin ; kâfirler kabirlerdeki kimselerden nasıl umutlarını kesmişlerse, onlar da Âhiret'ten öylece umutlarını kesmişlerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ey iman edenler! Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinmeyin. Onlar, inkârcıların kabirlerdekilerden ümit kestikleri gibi âhiretten ümit kesmişlerdir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği, kabirlerdeki kafirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.
Diyanet İşleri (eski)
Ey inananlar! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarını kesmişlerdir.
Diyanet Vakfi
Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine gazap etmiş olduğu ve kabirlerdeki kafirlerin ümidini kestiği gibi ahiretten ümidini kesmiş olan bir topluluğu dost tanımayın!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Öyle bir kavmı dost tanımayın ki Allah kendilerine gazabetmiş, Ahıretten ümidi kesmişler, eshabı kuburdan olan kafirlerin me'yusiyyetleri gibi ye'se düşmüşlerdir.
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! Allah'ın gazap ettiği halka dönmeyin. Kafirlerin mezarlık halkından ümitlerini kestikleri gibi onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği halka dönmeyin. Kafirlerin mezarlık halkından ümitlerini kestikleri gibi onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği halka dönmeyin. Gerçeği yalanlayan nankörlerin, mezarlık halkından ümitlerini kestikleri gibi onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Fizilal-il Kuran
Ey iman edenler, Allah'ın gazabına uğrayan bir topluluğu dost edinmeyin. Çünkü bunlar kafirlerin mezardakilerden ümitlerini kestikleri gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Gültekin Onan
Ey inananlar, Tanrı'nın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli edinmeyin; ki onlar, kafirlerin mezar halkından umut kesmeleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
Hamdi Döndüren
Ey iman edenler! Allah’ın hışmına uğramış bir kavmi dost edinmeyin. Çünkü onlar, inkârcıların kabirdekilerin (dirilmesinden) ümit kestikleri gibi, ahiretten ümit kesmişlerdir.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler, üzerlerine Allahın gazab etdiği o kavm ile dost olmayın ki mezarların yaranından olan kafirler nasıl ümidlerini kesdilerse onlar da öylece ahiretden ümidlerini kesmişlerdir.
Hasib Asutay
Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi (10) dost edinmeyin. Çünkü onlar, kâfirlerin kabirdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi âhiretten ümit kesmişlerdir. (10. Kâfirleri, özellikle Yahudileri.)
Hayrat Neşriyat
Ey îmân edenler! Allah’ın kendilerine gazab ettiği bir kavmi (yahudileri) dost edinmeyin; gerçekten (onlar,) kâfirlerin kabir ehlinden (ölülerin dirilmesinden) ümidlerini kestiği gibi, âhiretten ümidlerini kesmişlerdir.
İbni Kesir
Ey iman edenler; Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir kavim ile dost olmayın. Kafirlerin kabirdekilerden ümidlerini kestikleri gibi, onlar da ahiretten ümidlerini kesmişlerdir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği (hiçbir) topluluğu dost edinmeyin! Onlar, kâfirlerin mezarlar halkından (ölülerden) ümit kestikleri gibi elbette ahiretten ümit kesmişlerdir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın gazabına uğrayan toplum ile dost olmayın! Onlar(ı dost edinenlerin) öteki dünya ile ilgili hiçbir ümitleri kalmamıştır; tıpkı bu hakikat inkarcılarının, (şimdi) mezarlarında yatanları (tekrar görme) ümitlerini kaybetmiş bulunmaları gibi.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluma gönülden dostluk beslemeyin! Onlar ahiretten, tıpkı kabir ehli arasına karışan kafirlerin ümit kestiği gibi ümit kesmişlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Bir kavim ile dostlukta bulunmayın ki, Allah onların üzerine gazap etmiştir. Muhakkak ki ahiretten ye'se düşmüşlerdir. Nasıl ki kâfirler, kabirlerde bulunanlardan ümitlerini kesmişlerdir.
Ömer Öngüt
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinmeyin. Kâfirler kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi, onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Allah’ın kendilerine gazab ettiği bir güruhu dost edinmeyin. Onlar ki ölüp kabre giren bir kâfir nasıl âhiret mutluluğundan ümidini kesmişse, kendileri de âhiretten öyle ümitlerini kesmişlerdir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'ın kendilerine gazabettiği; kafirlerin mezarlık halkından umudu kestiği gibi ahiretten umudu kesmiş olan bir topluluk ile dostluk etmeyin!
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluluğu dost edinmeyin. Kabirlerde olan kafirlerin (ahiretten) umut kesmeleri gibi onlar da ahiretten umutlarını kesmişlerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Allah'ın öfkesini hak eden bir topluluğa yakınlık göstermeyin.Onlar, kabirlerde olan kafirlerin umut kesmeleri gibi ahiretten ümitlerini keserler.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyin. Onlar, kabirdeki kafirlerden ümitlerini kestikleri gibi, ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Tefhim-ul Kuran
Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kâfir olanların mezar halkından umut kesmeleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
Ümit Şimşek
Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinmeyin. Çünkü mezardakilerin tekrar diriltilmesinden kâfirler nasıl ümit kesmişlerse, onlar da âhiretten öylece ümitlerini kesmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kurmayın! Çünkü bunlar ahiretten ümitlerini kesmişlerdir. Tıpkı, kabir halkından olan inkarcıların, ümitlerini kestikleri gibi...
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey iman gətirənlər! Allahın qəzəbinə gəlmiş adamlarla dostluq etməyin. Kafirlər qəbirdəkilərin bir daha diriləcəyinə inanmadıqları kimi, Axirət gününə də ümid etmirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ey iman gətirənlər! Allahın qəzəbinə düçar olmuş bir qövmlə dostluq etməyin. Kafirlər qəbiristan əhlindən (ölülərin qiyamət günü diriləcəyindən) ümidlərini üzdükləri kimi, onlar da axirətdən (axirətdə Allahın mərhəmətindən) ümidlərini üzmüşlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
O ihr Gläubigen! Ihr sollt euch keiner Menschen annehmen, denen Gott zürnt. Sie haben das Jenseits ausgeschlossen, wie die Ungläubigen es für ausgeschlossen halten, daß die Toten in den Gräbern wieder auferweckt werden.
Almanca — Der Edle Quran
O die ihr glaubt, nehmt nicht Leute zu Schutzherren, denen Allah zürnt. Sie haben ja die Hoffnung auf das Jenseits aufgegeben, so wie die Ungläubigen die Hoffnung (auf Wiederauferstehung) der (Toten) in den Gräbern aufgegeben haben.
Almanca — M. A. Rassoul
O ihr, die ihr glaubt, schließt keine Freundschaft mit einem Volk, dem Allah zürnt; denn sie haben die Hoffnung auf das Jenseits gerade so aufgegeben, wie die Ungläubigen die Hoffnung auf die Wiederbelebung derer aufgegeben haben, die in den Gräbern liegen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Nehmt euch nicht Leute alsWali, über die ALLAH erzürnt ist. Bereits verzweifelten sie am Jenseits, wie die Kafir an den Weggenossen der Gräber verzweifelten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
O you whose hearts - reflect - the image of religious and spiritual virtues: do not make friendly intimacy with people who have come within the measure of Allah's wrath. They have given up hope of sharing the beatitude of the Hereafter, just as they have lost hope of their dead returning back from their graves, and just as their dead had already despaired of forgiveness.
Abdul Haleem
You who believe, do not take as allies those with whom God is angry: they despair of the life to come as the disbelievers despair of those buried in their graves.
Abdullah Yusuf Ali
O ye who believe! Turn not (for friendship) to people on whom is the Wrath of Allah, of the Hereafter they are already in despair, just as the Unbelievers are in despair about those (buried) in graves.
Abul A'la Maududi
Believers, do not make friends with those against whom Allah is wrathful and who are despaired of the Hereafter, as despaired as are the unbelievers lying in their graves.
Aisha Bewley
You who have iman! do not make friends of people with whom Allah is angry, who have despaired of the Next World as the kafirun have despaired of the inhabitants of the graves.
Al-Hilali & Khan
O you who believe! Take not as friends the people who incurred the Wrath of Allâh (i.e. the Jews). Surely, they have despaired of (receiving any good in) the Hereafter, just as the disbelievers have despaired of those (buried) in graves (that they will not be resurrected on the Day of Resurrection).
Ali Quli Qarai
O you who have faith! Do not befriend a people at whom Allah is wrathful: they have despaired of the Hereafter, just as the faithless have despaired of the occupants of the graves.
Amatul Rahman Omar
O you who believe! do not make friends with a people who have incurred the displeasure of Allâh. They are indeed despaired of the Hereafter (since they have no faith in it), just as the disbelievers are despaired of those who are in the graves (as they do not believe that the dead will ever come to life again).
Arthur John Arberry
O believers, take not for friends a people against whom God is wrathful, and who have despaired of the world to come, even as the unbelievers have despaired of the inhabitants of the tombs.
Bijan Moeinian
God hereby orders the believers not to take as friend those with whom God is angry as they are hopelessly stuck in their disbelief. Their case is as hopeless as the case of those disbelievers who are already lying in their graves.
E. Henry Palmer
O ye who believe! take not for patrons a people whom God is wroth against; they despair of the hereafter, as the misbelievers despair of the fellows of the tombs!
Edip-Layth
O you who acknowledge, do not ally a people with whom God is angry; for they have given up regarding the Hereafter, just like the ingrates have given up on the people who are already in the graves.
George Sale
O true believers, enter not into friendship with a people against whom God is incensed: They despair of the life to come, as the infidels despair of the resurrection of those who dwell in the graves.
Hamid S. Aziz
O you who believe! Do not make friends with a people with whom Allah is wroth; indeed they despair of the Hereafter as the unbelievers despair of those in the graves.
Mahmoud Ghali
O you who have believed, do not patronize a people against whom Allah is angry, (and) who have already despaired of the Hereafter, even as steadfast disbelievers (i. e., occupants) have despaired of the companions of the tombs.
Marmaduke Pickthall
O ye who believe! Be not friendly with a folk with whom Allah is wroth, (a folk) who have despaired of the Hereafter as the disbelievers despair of those who are in the graves.
Mohamed Ahmed - Samira
O you who believe, do not make friends with those who have suffered the anger of God by having become despondent of the life to come like those unbelievers who are despondent of those who are in the graves.
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! Be not friends with people whom God has condemned! They [who would befriend them] are indeed bereft of all hope of a life to come - just as those deniers of the truth are bereft of all hope of [ever again seeing] those who are [now] in their graves.
Mustafa Khattab
O believers! Do not ally yourselves with a people Allah is displeased with. They already have no hope for the Hereafter, just like the disbelievers lying in ˹their˺ graves.
Progressive Muslims
O you who believe, do not ally a people with whom God is angry; for they have given-up regarding the Hereafter, just like the rejecters have given-up on the people who are already in the graves.
Sahih International
O you who have believed, do not make allies of a people with whom Allah has become angry. They have despaired of [reward in] the Hereafter just as the disbelievers have despaired of [meeting] the inhabitants of the graves.
Sam Gerrans
O you who heed warning: take not as allies people with whom God is wroth; they have despaired of the Hereafter as the atheists have despaired of the companions of the graves.
Shabbir Ahmed
O You who have chosen to be graced with belief! Do not befriend a people whom Allah has condemned. Of the Hereafter they are already in despair - just as the deniers of the Truth despair (the resurrection) of those who are in the graves.
Syed Vickar Ahamed
O you who believe! Turn not (for protection) to people on whom is the Anger of Allah. About the Hereafter they are already in pain and suffering, just as the unbelievers are in pain and suffering, about those (buried) in graves.
Taqi Usmani
O you who believe, do not have friendship with a people with whom Allah is angry. They have despaired from the Hereafter as the infidels have despaired from those (buried) in the graves.
The Monotheist Group
O you who believe, do not ally a people with whom God is angry; for they have given-up regarding the Hereafter, just like the rejecters have given-up on the people who are already in the graves.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
O vous qui avez cru! Ne prenez pas pour alliés des gens contre lesquels Allah est courroucé et qui désespèrent de lʹau-delà, tout comme les mécréants désespèrent des gens des tombeaux.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gelî yên ku bawerî anîne! Dostanî û arîkariya qewmekî nekin ku Xwedê xezeb li wan kiriye. Birastî ew ji xelata axiretê bêhêvî ne, çawa ku yê kafir ji miriyên di qebran de bêhêvî ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jullie die geloven! Neemt geen medestanders op wie God vertoornd is. Zij hebben geen hoop voor het hiernamaals zoals de ongelovigen geen hoop hebben voor hen die in de graven zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
O ware geloovigen! knoopt geene vriendschap aan met een volk, waartegen God vertoornd is. Zij wanhopen aan het volgende leven, gelijk de ongeloovigen aan de opstanding twijfelen van hen, die de graven bewonen.
Hollandaca — Siregar
O jullie die geloven, neemt geen volk waarop Allah vertoornd is tot vrienden. Waarlijk, zij wanhopen aan het Hiernamaals, zoals de ongelovigen wanhopen aan (de opwekking van) de bewoners van de graven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
О вы, которые уверовали! Не берите себе в друзья (таких) людей, на которых разгневался Аллах. Уже они отчаялись в Вечной жизни [что их ожидает там награда], как отчаялись (в милосердии Аллаха) неверные из (числа) числа обитателей могил (когда достоверно увидели свое положение) (и как отчаялись в воскрешении умерших живые неверующие).
Rusça — Osmanov
О вы, которые уверовали! Не водите дружбу с теми, на которых прогневался Аллах. Они утратили всякую надежду на будущую жизнь, как утратили ее неверные, что в могилах.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
TROENDE! Sök inte vänskap och skydd hos dem som har drabbats av Guds vrede! De hoppas inte på det eviga livet, liksom de som (helt) förnekar sanningen inte hoppas (få återse) dem som (de har följt till graven).