Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"

وَحَاجَّهُ قَوْمُهُ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونِّي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِ وَلَا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِهِ اِلَّٓا اَنْ يَشَاءَ رَبِّي شَيْـًٔا وَسِعَ رَبِّي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

ve Hāccehu ḳavmuhu ḳāle e tuHāccūnnī fī (a)llahi ve ḳad hedāni ve lā eḣāfu mā tuşrikūne bihi illā en yeşā'e rabbī şey'en vesiǎ rabbī kulle şey'in ǐlmen e fe lā teteƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَحَاجَّهُve Hāccehuح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekve onunla tartışmaya girişti
2قَوْمُهُḳavmuhuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi
3قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
4اَتُحَٓاجُّٓونِّيe tuHāccūnnīح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekbenimle tartışıyor musunuz?
5فِيhakkında
6اللّٰهِ(a)llahiAllah
7وَقَدْve ḳadmuhakkak
8هَدٰينِhedāniه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.beni doğru yola iletmiş iken
9وَلَاve lā
10اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakben korkmam
11مَاşeylerden
12تُشْرِكُونَtuşrikūneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.sizin ortak koştuğunuz
13بِهِbihiO'na
14اِلَّٓاillāancak
15اَنْen
16يَشَاءَyeşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği olur
17رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimin
18شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyler
19وَسِعَvesiǎو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.kuşatmıştır
20رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
21كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlihe
22شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
23عِلْمًاǐlmenع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgice
24اَفَلَاe fe lā
25تَتَذَكَّرُونَteteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhala öğüt almıyor musunuz?

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavmi, onunla çekişmeye girişince de Allah bana doğru yolu buldurduktan sonra da onun hakkında benimle çekişmeye mi kalkıyorsunuz demişti, ben, sizin Tanrıya eş tanıdıklarınızdan korkmam, Rabbim ne dilerse o olur. Rabbimin bilgisi her şeyi kavramıştır, hâlâ mı düşünmeyecek, öğüt kabul etmeyeceksiniz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Kavmi, onunla çekişmeye girişince de Allah bana doğru yolu buldurduktan sonra da onun hakkında benimle çekişmeye mi kalkıyorsunuz demişti, ben, sizin Tanrıya eş tanıdıklarınızdan korkmam, Rabbim ne dilerse o olur. Rabbimin bilgisi her şeyi kavramıştır, hâlâ mı düşünmeyecek, öğüt kabul etmeyeceksiniz?

Adem Uğur

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak, Rabbim'in bir şey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır. Hâla ibret almıyor musunuz?

Ahmed Hulusi

Halkı Ona karşı çıkıp, kanıt getirmeye (tanrısallık verdiklerini savunmaya) kalkıştı. . . (İbrahim) dedi ki: "Beni doğru yola hidayet etmiş iken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam! Ancak Rabbimin dilediği şey müstesna (bana ancak Rabbimin izniyle bir zarar erişebilir). . . Rabbim her şeyi ilmiyle kapsamıştır. . . Hala düşünmüyor musunuz?"

Ahmet Tekin

Kavmi onunla Allah konusunda deliller getirerek tartışmaya başladı. İbrâhim: 'Allah beni doğru yola iletmişken, siz hâlâ benimle O’nun hakkında mı deliller getirerek tartışıyorsunuz? Ben, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na ortak tanıdığınız şeylerden korkmam. Rabbimin, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olmadıkça, onlar bana birşey yapamaz. Her şey Rabbimin ilmi, iradesi, planı içindedir. İyice düşünmeyecek misiniz?' dedi.

Ahmet Varol

Toplumu onunla tartışmaya girdi. O da şöyle dedi: 'O beni doğru yola ilettiği halde, siz Allah hakkında benimle tartışmaya mı giriyorsunuz? Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi dışında sizin O'na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hala öğüt almıyor musunuz?'

Ali Bulaç

Kavmi onunla çekişip tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?"

Ali Fikri Yavuz

Kavmi de kendisine karşı mücedeleye kalkıştı. O şöyle dedi: “- Allah, beni doğru yola iletmişken siz, onun hakkında, benimle çekişmeye mi kalkıyorsunuz? Ben, ona ortak koştuğunuz şeylerden (putlardan) asla korkmam. Rabbim dilemedikçe, onlar bana hiç bir şey yapamaz. Rabbim her şeyi ilmi ile çevrelemiştir. Artık düşünüp öğüt almayacak mısınız?”

Ali Rıza Safa

Toplumu, Onunla tartışmaya girdi. Dedi ki: "Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Benim Efendim dilemedikçe, O'na ortaklar koştuklarınızdan korkmam. Benim Efendim, bilgisiyle her şeyi kaplamıştır. Yine de düşünmüyor musunuz?"

Bayraktar Bayraklı

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: "Beni doğru yola iletmiş iken Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam; ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbim, bilgisiile her şeyi kuşatmıştır. Hala kendinize gelip öğüt almıyor musunuz?"

Bekir Sadak

Milleti onunla tartismaya giristi. «Beni dogru yola eristirmisken, Allah hakkinda benimle mi tartisiyorsunuz? O'na ortak kostuklarinizdan korkmuyorum, meger ki Rabbim bir seyi dilemis ola. Rabbim ilimce her seyi kusatmistir; hala ogut kabul etmez misiniz?» dedi.

Celal Yıldırım

Kavmi, İbrahim'le tartışmaya kalkıştı. O da dedi ki: «Beni doğru yola eriştirmişken Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz ? O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam ; meğerki Rabbim bir şeyi dilerse (mutlaka O'nun dileği yerine gelir). Rabbim ilim bakımından her şeyi kuşatıp kapsamıştır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O’na ortak koştuklarınızdan korkmam. Ancak rabbimin (beni korkutacak) bir şey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ ibret almıyor musunuz?

Diyanet İşleri

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"

Diyanet İşleri (eski)

Milleti onunla tartışmaya girişti. 'Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?' dedi.

Diyanet Vakfi

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak, Rabbim'in bir şey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır. Hâla ibret almıyor musunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: «Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavmi de onunla tartışmaya kalkıştı. O da dedi ki: "Bana hakikatı doğrudan doğruya gösterdiği halde Allah hakkında benimle mücadeleye mi kalkışıyorsunuz? Sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden ise, ben hiçbir zaman korkmam. Rabbim dilemedikçe onlar bana hiçbir şey yapamaz. Rabbimin ilmi, herşeyi kuşatmıştır. Artık iyice bir düşünmez misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

kavmi de kendisine karşı ıhticaca kalkıştı, o, siz, dedi: bana Allah hakkında ıhticaca mı kalkışıyorsunuz? Halbuki o bana hakikati doğrudan doğru gösterdi, sizin ona şirk koştuğunuz şeylerden ise ben hiç bir zaman korkmam, rabbım dilemedikce onlar bana hiç bir şey yapamaz, rabbin her şey'i ılmen ihata buyurdu, artık bir düşünmez misiniz?

Erhan Aktaş

Halkı onunla tartıştı. "Bana doğru yolu gösteren Allah hakkında benimle niçin tartışıyorsunuz? Ben, O'na eş koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabb'imin dilediği olur. Rabb'imin İlmi Her Şeyi Kuşatmıştır. Hala düşünmeyecek misiniz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkı onunla tartıştı. "Bana doğru yolu gösteren Allah hakkında benimle niçin tartışıyorsunuz? Ben, O'na eş koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabb'imin dilediği olur. Rabb'imin İlmi Her Şeyi Kuşatmıştır. Hala düşünmeyecek misiniz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkı onunla tartıştı. "Bana doğru yolu gösteren Allah hakkında benimle niçin tartışıyorsunuz? Ben, O'na eş koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabb'imin dilediği olur. Rabb'imin İlmi Her Şeyi Kuşatmıştır. Hala düşünmeyecek misiniz?"

Fizilal-il Kuran

Kavmi onunla tartışmaya girişti, bunun üzerine onlara dedi ki; «Allah beni doğru yola iletmişken sizler, O'nun hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Ben O'na koştuğunuz ortaklardan korkmam. Meğer ki, Rabbim hakkımda bir şey dilemiş olsun. Rabbimin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Halâ düşünmüyor musunuz?»

Gültekin Onan

Kavmi onunla çekişip tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Tanrı konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Tanrı'nın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. rabbim ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

Hamdi Döndüren

O zaman kavmi onunla tartışmaya girişti. O dedi ki: “Allah beni doğru yola iletmişken, siz hâlâ O’nun hakkında benimle tartışacak mısınız? Ben, Rabbimin (hakkımda) bir şey dilemesi dışında, O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız?”

Hasan Basri Çantay

Kavmi ona (düşmanca ve cahilce) hüccet getirmiye kalkışdı. O dedi ki: "Allah beni doğru yola iletmişken siz benimle Onun hakkında haala çekişiyor musunuz? Ben Ona eş tanıdığınız şeylerden (hiç bir zaman) korkmam. Meğer ki Rabbim (hakkımda) bir şey (bir felaket) dilemis olsun. Rabbimin ilmi her şey'e sargın ve taşkındır. Haala düşünüb öğüd almayacak mısınız"?

Hasib Asutay

Kavmi onunla tartışmaya girişti. (İbrahim) dedi ki, 'Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkıyorsunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin bir şey dilemesi müstesnadır. Rabbim bilgice her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almıyor musunuz?'

Hayrat Neşriyat

Kavmi ise, onunla tartıştı. (Onlara) dedi ki: 'Beni gerçekten hidâyete erdirmişken, Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (Ben sizin) O’na (Allah’a) ortak koşmaktaolduğunuz şeylerden korkmam; ancak Rabbimin (bana) bir şey dilemesi müstesnâ. Rabbim, herşeyi ilmen kuşatmıştır. Hiç ibret almaz mısınız?'

İbni Kesir

Kavmi, onunla tartoşmaya girişti. Demişti ki: Beni doğru yola iletmişken; Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? O'na şirk koştuklarınızdan korkmam. Meğer ki, Rabbım bir şey dilemiş olsun. Rabbım, ilimce herşeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?

Mehmet Okuyan

Kavmi onunla tartışmaya girişmişti. Onlara “Beni doğru yola ulaştırmışken, Allah hakkında benimle siz mi tartışıyorsunuz?” demişti. “Ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak, Rabbimin bir şey dilemesi hariç! Rabbimin bilgisi her şeyi kapsamıştır. (Gerçeği) hatırlamıyor musunuz?

Muhammed Esed

Ve (sonra) halkı onunla tartışmaya girdi. (Bunun üzerine) onlara: "Beni doğru yola ileten O iken benimle Allah hakkında hala tartışıyor musunuz? Ama Ondan başka ilahlık yakıştırdığınız hiçbir şeyden korkmuyorum, (zira hiçbir kötülük bana dokunmaz) Rabbim dilemedikçe. Rabbim her şeyi bilgisi ile kuşatır; peki bunu hiç düşünmüyor musunuz?

Mustafa İslamoğlu

Ve toplumu onunla tartışmaya girdi. Dedi ki: "Beni doğru yola ileten O olduğu halde, siz Allah hakkında hala benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin şirk aracı kıldığınız şeylerden korkmuyorum; Rabbimin dilemediği hiçbir şey gerçekleşmez, Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatır: siz hala bunu düşünemiyor musunuz?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'na karşı kavmi hüccet getirmeğe kalkıştı. Dedi ki: «Siz Hakk-ı İlâhi'de bana karşı ihticaca mı yelteniyorsunuz? O halbuki bana hidâyet nâsip buyurmuştur. Ve ben O'na şerik koştuğunuz şeylerden korkmam. Meğer ki, Rabbim birşey dilemiş olsun. Rabbim herşeyi ilmen ihata etmiştir. Artık siz hiç düşünmez misiniz?»

Ömer Öngüt

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: “Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam, ancak Rabbim bir şeyi dilemiş ise, o başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ öğüt almıyor musunuz?”

Suat Yıldırım

Halkı kendisi ile tartışmaya girişti: O dedi ki: "Allah, bana doğru yolu göstermişken, siz hâlâ benimle O’nun hakkında tartışıyor musunuz? Sizin O’na ortak saydığınız şeylerden ben hiç bir zaman korkmam. Rabbim ne dilerse o olur. Rabbimin ilmi her şeyi kapsar. Hâlâ kendinize gelip ders almayacak mısınız?"

Süleyman Ateş

Kavmi onunla tartışmaya girişti. (O onlara) dedi ki: "Beni doğru yola iletmiş iken Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben, sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbim, bilgice herşeyi kuşatmıştr. Hala öğüt almıyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Halkı onunla tartışmaya girdi. İbrahim dedi ki "Benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? O bana doğru olanı gösterdi! Rabbimin onayı olmadan, ortak saydıklarınızın bana bir şey yapabileceğinden korkmam. Rabbimin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Bilgilerinizi kullanmayacak mısınız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkı onunla tartışmaya başladı. İbrahim dedi ki "Siz benimle Allah hakkında tartışıyorsunuz, öyle mi? Hem de bana doğruyu göstermişken. Ben, O'na ortak saydıklarınızdan korkmam. Rabbimin emri olmadan, hiçbir şey olmaz. Rabbim, her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Hiç bilgilerinizi kullanmaz mısınız?

Şaban Piriş

Kavmi O'na karşı deliller getirmeye kalkışmıştı, O da demişti ki: - Allah bana hidayet verdiği halde, O'nun hakkında benimle tartışıyor musunuz? Rabbimin dilediği dışında sizin ortak koştuklarınızdan asla korkmam. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünmüyor musunuz?

Tefhim-ul Kuran

Kavmi onunla çekişip tartışmaya girdi. De ki: «O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkında bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?»

Ümit Şimşek

Kavmi onunla tartıştı. O ise dedi ki: Siz benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Halbuki O bana doğru yolu göstermiştir. Ben sizin Ona ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Rabbim dilemedikçe kimse birşey yapamaz. Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır. Hiç ibret almaz mısınız?

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumu ona karşı çıkıp kanıt getirmeye kalkıştı. O dedi ki: "Allah hakkında benimle çekişiyor musunuz? Beni doğru yola O iletti. O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Rabbimin dilediği dışında hiçbir şey olmaz. Rabbim bilgice herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Hala öğüt almayacak mısınız?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qövmü onunla höcətləşdi. O dedi: “Allah məni doğru yola yönəltdiyi halda, siz Onun barəsində mənimlə höcətləşirsiniz? Rəbbimin istədiyi şeylərdən başqa mən, sizin Ona şərik qoşduqlarınızdan qorxmuram. Rəbbim elmi ilə hər şeyi əhatə etmişdir. Məgər düşünüb ibrət almayacaqsınız?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Tayfası onunla (İbrahimlə) mübahisəyə girişdi. (İbrahim) dedi: ″Allah məni doğru yola saldığı halda, siz Onun barəsində mənimlə mübahisə edirsiniz? Rəbbimin istədiyi hər hansı bir şey (bəla, müsibət) istisna olmaqla, mən sizin Ona şərik qoşduğunuz bütlərdən qorxmuram. (Onlar mənə heç bir şey edə bilməzlər). Rəbbim hər şeyi elmlə (Öz əzəli elmi ilə) ehtiva etmişdir. Məgər düşünüb ibrət almırsınız?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Seine Stammesgenossen jedoch stritten mit ihm. Er sprach: ʺStreitet ihr mit mir über Gott, Der mich rechtgeleitet hat? Ich fürchte mich nicht vor dem, was ihr Gott beigesellt, denn nur wenn Gott es will, kann mir etwas zustoßen; Gottes Wissen umfaßt alles, und ihr müßt euch Gedanken machen.

Almanca — Der Edle Quran

Sein Volk stritt mit ihm. Er sagte: ʺWollt ihr mit mir über Allah streiten, wo Er mich doch schon rechtgeleitet hat? Ich fürchte nicht, was ihr Ihm beigesellt, außer daß mein Herr will (, daß ich) es (fürchte). Mein Herr umfaßt alles mit (Seinem) Wissen. Bedenkt ihr denn nicht?

Almanca — M. A. Rassoul

Und sein Volk stritt mit ihm. Da sagte er: ʺStreitet ihr mit mir über Allah, da Er mich schon recht geleitet hat? Und ich fürchte nicht das, was ihr Ihm zur Seite stellt, sondern nur das, was mein Herr will. Mein Herr umfaßt alle Dinge mit Wissen. Wollt ihr euch denn nicht ermahnen lassen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Seine Leute disputierten dann mit ihm. Er sagte: ʺWollt ihr etwa mit mir über ALLAH disputieren, nachdem ER mich bereits rechtgeleitet hat. Und ich fürchte mich nicht vor dem, was ihr neben Ihm mit Schirk verehrt, es sei denn, mein HERR will etwas anderes. Mein HERR umfaßt alles mit Allwissen. Wollt ihr euch nicht entsinnen?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

His people contended with him with opposing arguments against the thought of one Allah and warned him of their indignation. But he said to them: "Do you contend with me with opposing arguments against Allah Who has guided me to His path of righteousness!" "I do not regard with fear those deities whom you incorporate with Him nor shall I be in harm's way unless it be Allah's will. Allah, My Creator is Omnipresent, and His Omniscience embraces all in all; can you not reflect!"

Abdul Haleem

His people argued with him, and he said, ‘How can you argue with me about God when He has guided me? I do not fear anything you associate with Him: unless my Lord wills [nothing can happen]. My Lord encompasses everything in His knowledge. How can you not take heed?

Abdullah Yusuf Ali

His people disputed with him. He said: "(Come) ye to dispute with me, about Allah, when He (Himself) hath guided me? I fear not (the beings) ye associate with Allah: Unless my Lord willeth, (nothing can happen). My Lord comprehendeth in His knowledge all things. Will ye not (yourselves) be admonished?

Abul A'la Maududi

His. people remonstrated with him whereupon Abraharn said: 'Do you remonstrate with me concerning Allah Who has guided me to the right way? I do not fear those whom you associate with Allah in His divinity. Only that which my Lord wills, indeed that alone will come by. My Lord embraces all things within His knowledge. Will you not take heed?

Aisha Bewley

His people argued with him. He said, ‘Are you arguing with me about Allah when He has guided me? I have no fear of any partner you ascribe to Him unless my Lord should will such a thing to happen. My Lord encompasses all things in His knowledge so will you not pay heed?

Al-Hilali & Khan

His people disputed with him. He said: "Do you dispute with me concerning Allâh while He has guided me, and I fear not those whom you associate with Him (Allâh) in worship. (Nothing can happen to me) except when my Lord (Allâh) wills something. My Lord comprehends in His Knowledge all things. Will you not then remember?

Ali Quli Qarai

His people argued with him. He said, ‘Do you argue with me concerning Allah, while He has guided me for certain? I do not fear what you ascribe to Him as [His] partners, excepting anything that my Lord may wish. My Lord embraces all things in [His] knowledge. Will you not then take admonition?

Amatul Rahman Omar

His people tried to overpower him in argument, he said, `Do you argue with me regarding Allâh, when He (Himself) has already guided me aright? And I fear not, in anyway, the things you worship besides Him, unless it is my Lord Who wills some (harm to me, it is a different) thing. My Lord comprehends all things in His knowledge. Will you not even then take admonition?

Arthur John Arberry

His people disputed with him. He said, 'Do you dispute with me concerning God, and He has guided me? I fear not what you associate with Him, except my Lord will aught. My Lord embraces all things in His knowledge; will you not remember?

Bijan Moeinian

Then Abraham's people started to dispute with him. He replied: "Do you argue with me about the Lord while He is the One Who has blessed me with His guidance in person? I am definitely not afraid of your "gods;" after all, nothing can happen to me without the approval of God. My Lord is knowledgeable over everything. Is it not time that you come to your senses and worship Him?"

E. Henry Palmer

And his people disputed with him;- he said, 'Do ye dispute with me concerning God, when He has guided me? but I fear not what ye associate with Him unless my Lord should wish for anything. My Lord doth comprehend all things in His knowledge, will ye not then remember?

Edip-Layth

His people argued with him. He said, "Do you argue with me regarding God, when He has guided me? I do not fear what you have set up except if my Lord wishes it so; my Lord encompasses all things with knowledge; will you not remember?"

George Sale

And his people argued with him. He said, 'Do you argue with me concerning Allah when He has guided me aright? And I fear not that which you associate with HIM' except that I fear what my Lord wills. My Lord comprehends all things in His knowledge. Will you not them be admonished?

Hamid S. Aziz

And his people disputed with him. He said, "Do you dispute with me concerning Allah, when He has guided me? But I fear not what you associate with Him; unless my Lord should wish it (nothing can happen). My Lord does comprehend all things in His knowledge. Will you not then remember (or understand or be admonished)?

Mahmoud Ghali

And his people argued with him. He said, "Do you argue with me concerning Allah, and He has already guided me? And I do not fear what you associate with Him, except my Lord will decide anything. My Lord embraces everything in His Knowledge; will you not remind yourselves?

Marmaduke Pickthall

His people argued with him. He said: Dispute ye with me concerning Allah when He hath guided me? I fear not at all that which ye set up beside Him unless my Lord willeth aught. My Lord includeth all things in His knowledge. Will ye not then remember?

Mohamed Ahmed - Samira

His people argued, and he said: "Do you argue with me about God? He has guided me already, and I fear not what you associate with Him, unless my Lord wills, for held within the knowledge of my Lord is everything. Will you not reflect?

Muhammad Asad

And his people argued with him. He said: "Do you argue with me about God, when it is He who has guided me? But I do not fear anything to which you ascribe divinity side by side with Him, [for no evil can befall me] unless my Sustainer so wills. All things does my Sustainer embrace within His knowledge; will you not, then, keep this in mind?

Mustafa Khattab

And his people argued with him. He responded, "Are you arguing with me about Allah, while He has guided me? I am not afraid of whatever ˹idols˺ you associate with Him—˹none can harm me,˺ unless my Lord so wills. My Lord encompasses everything in ˹His˺ knowledge. Will you not be mindful?

Progressive Muslims

And his people debated with him. He said: "Do you debate with me regarding God, when He has guided me I do not fear that which you have set up except if my Lord wishes it so; my Lord encompasses all things with knowledge; will you not remember"

Sahih International

And his people argued with him. He said, "Do you argue with me concerning Allah while He has guided me? And I fear not what you associate with Him [and will not be harmed] unless my Lord should will something. My Lord encompasses all things in knowledge; then will you not remember?

Sam Gerrans

And his people disputed with him. He said: “Dispute you with me concerning God, when He has guided me? And I fear not that to which you ascribe a partnership, save that my Lord should will anything. My Lord encompasses all things in knowledge. Will you then not take heed!

Shabbir Ahmed

His people argued with him, but Abraham said, "You dispute with me about Allah when He has guided me? I have no fear of the idols you set up. Nothing can happen to me contrary to the Laws of Allah. My Lord's Knowledge encompasses all things. Will you not then, use your intellect?" (This is how Abraham tried that his people reflect and be rational).

Syed Vickar Ahamed

His people disputed with him. He said: "Do you (come to) dispute with me, about Allah, when He (Himself) has guided me? I do not fear (the beings) that you associate with Allah; Unless my Lord wills, (nothing can happen). My Lord masters all things in His knowledge. Will you not remember?

Taqi Usmani

His people argued with him. He said, "Do you argue with me about Allah while He has already led me to the right path? I do not fear that which you associate with Him, (because it cannot harm me), unless, of course, something is willed by my Lord. My Lord encompasses everything with His knowledge. Would you, then, take no lesson?

The Monotheist Group

And his people debated with him. He said: "Do you debate with me regarding God, when He has guided me? I do not fear that which you have set up except if my Lord wills; my Lord encompasses all things in knowledge; will you not remember?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Son peuple disputa avec lui; mais il dit: ʺAllez-vous disputer avec moi au sujet dʹAllah, alors quʹIl mʹa guidé? Je nʹai pas peur des associés que vous Lui donnez. Je ne crains que ce que veut mon Seigneur. Mon Seigneur embrasse tout dans Sa science. Ne vous rappelez-vous donc pas?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelê Îbrahîm pê re kete nîqaşê. (Îbrahîm) got: Ma hûn der barê Xwedê de bi min re dikevin nîqaşê? Hal ev e, bêşik Wî ez (li ser riya rast) rasterê kirime. Ez, ji yên ku hûn jê re dikin hemkûf qet natirsim (ku ew ziyanekê bidine min), ji bilî ya ku Perwerdegarê min bivê (ew cuda ye). Xwedayê min bi zanîna xwe dor li her tiştî girtiye, ma hê jî hûn ders û îbret nagirin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zijn volk redetwistte met hem. Hij zei: ʺWillen jullie met mij over God redetwisten, terwijl Hij mij op het goede pad gebracht heeft? Ik vrees wat jullie aan Hem als metgezellen toevoegen niet, behalve als mijn Heer iets wil. Mijn Heer omvat alles met Zijn kennis. Zullen jullie je dan niet laten vermanen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zijn volk spotte met hem, en hij zeide: Wilt gij met mij over God twisten? Hij heeft mij op den rechten weg geleid, en ik vrees hen niet, die gij naast hem plaatst, tenzij God iets verlangt; want hij is alwetend. Zult gij dit niet in overweging nemen?

Hollandaca — Siregar

En zijn volk redetwistte met hem, hij zei: ʺRedetwisten jullie met mij over Allah, terwijl Hij mij geleid heeft? Ik vrees niet wat jullie Hem aan deelgenoten toekennen, behalve als mijn Heer iets wil. Mijn Heer omvat alles met Zijn kennis, trekken jullie (hier) dan geen lering uit?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И препирался [спорил] с ним [с Ибрахимом] его народ. Он сказал: «Неужели вы станете препираться со мной относительно Аллаха, в то время как Он наставил меня на (истинный) путь? (Если же вы меня запугиваете своими божествами, что они причинят мне вред), (то) я не боюсь того, что вы придаете Ему в сотоварищи, если только чего-либо не пожелает мой Господь. Объемлет мой Господь всякую вещь знанием. Неужели же вы не опомнитесь?

Rusça — Osmanov

Но препирался с Ибрахимом его народ. И сказал Ибрахим: ʺНеужели вы станете спорить со мной об Аллахе? Ведь Он наставил меня на прямой путь! Я не испугаюсь тех, кому вы поклоняетесь помимо Него, если только Господь мой не пожелает [, чтобы я боялся]. Объемлет Господь мой все сущее Своим знанием. И неужели вы не призадумаетесь?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Då) hans stamfränder ville tvista med honom sade han: ʺVill ni tvista med mig om Gud sedan Han gett mig vägledning? Jag har ingenting att frukta från det som ni sätter vid Hans sida, om inte min Herre vill att något (ont) skall drabba mig. Han omfattar allt med Sin kunskap - vill ni inte tänka över (detta)