Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبِّي هٰذَٓا اَكْبَرُ فَلَمَّا اَفَلَتْ قَالَ يَاقَوْمِ اِنِّي بَرِيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ

fe lemmā raā ş-şemse bāziğaten ḳāle hāƶā rabbī hāƶā ekberu fe lemmā efelet ḳāle yā ḳavmi innī berī'un mimmā tuşrikūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2رَاَraāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görünce
3الشَّمْسَş-şemseش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.güneşi
4بَازِغَةًbāziğatenب ز غYükselmek veya ortaya çıkmak (genellikle güneş/ay için kullanılır), akmak/yayılmak.doğarken
5قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
6هٰذَاhāƶābudur
7رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
8هٰذَٓاhāƶābu
9اَكْبَرُekberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.daha büyük
10فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
11اَفَلَتْefeletا ف لGizli/saklı/gizlenmiş/hazır.(O da) batınca
12قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
13يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
14اِنِّيinnīelbette ben
15بَرِيءٌberī'unب ر اBir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumuuzağım
16مِمَّاmimmāşeylerden
17تُشْرِكُونَtuşrikūneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.sizin ortak koştuğunuz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken güneşin ışıklar saçarak doğduğunu görmüş, Rabbim bu demişti, bu daha büyük. Fakat güneş de batıp gidince ey kavim demişti, benim, sizin şirk koştuğunuz şeylerle hiçbir ilgim yok.

Adem Uğur

Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

Ahmed Hulusi

Güneş'i (Hakikati yaşatır umuduyla aklını) doğarken gördü. . . "İşte bu Rabbim, bu daha büyük" dedi. . . Batınca (aklın Allah'ı kavramada yetersizliğini fark edince) şöyle dedi: "Ey halkım, doğrusu ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden beriyim. "

Ahmet Tekin

Güneşi doğarken görünce de: 'Rabbim budur, bu daha büyük' dedi. O da batınca: 'Ey kavmim, ben sizin, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım' dedi.

Ahmet Varol

Güneşi doğarken görünce: 'Benim Rabbim bu. Bu daha büyük!' dedi. O da batınca şöyle dedi: 'Ey kavmim! Ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.

Ali Bulaç

Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım."

Ali Fikri Yavuz

Daha sonra, güneşi doğar halde görünce: “- Rabbim bu mudur?” “Bu, gördüklerimden daha büyük ve parlak!” demiş ve batınca da; “-Ey kavmim, bu gördükleriniz, hep yok olan varlıklardır, ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden kat’iyyen berîyim.” diye söylemişti.

Ali Rıza Safa

Güneş doğarken gördüğünde; "Benim Efendim, işte bu; en büyüğü bu!" dedi. Fakat görünmez olunca, şöyle dedi: "Ey toplumum! Kuşkusuz, ben, ortaklar koştuklarınızdan uzağım!"

Bayraktar Bayraklı

Güneşi doğarken görünce: "Budur rabbim, bu daha büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim!Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Bekir Sadak

Gunesi dogarken gorunce «iste bu benim Rabbim, bu daha buyuk» dedi; batinca, «Ey milletim! Dogrusu ben ortak kostuklarinizdan uzagim» dedi.

Celal Yıldırım

Ne vakit ki Güneş'i doğarken gördü, «bu imiş benim Rabbim, bu daha büyükmüş!» dedi. Güneş batınca, O, «Ey kavmim ! Şüphesiz ki sizin ortak koştuklarınızdan beriyim» diyerek (onlara hak ile bâtıl ilâhlar arasında bir mukayese yapma, aklın ışığında araştırmada bulunma düşünce ve duygusunu vermeğe çalıştı).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Güneşi doğarken görünce, “Rabbim budur; zira bu daha büyük” dedi. O da batınca dedi ki: “Ey kavmim! ben, sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

Diyanet İşleri

Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Güneşi doğarken görünce 'işte bu benim Rabbim, bu daha büyük!' dedi; batınca, 'Ey milletim! Doğrusu ben ortak koştuklarınızdan uzağım' dedi.

Diyanet Vakfi

Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Güneş'i doğarken görünce: «Rabb'im budur, bu hepsinden büyük» dedi. O da batınca dedi ki: «Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güneşi doğmak üzere görünce: "Bu imiş Rabbim, bu hepsinden büyük!" dedi. O da batınca: "Ey kavmim, haberiniz olsun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!"

Elmalılı Hamdi Yazır

vaktaki güneş doğmak üzere iken gördü "bu imiş rabbim, bu hepsinden büyük" dedi, o da batınca "ey kavmim, dedi: haberiniz olsun ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden beriim."

Erhan Aktaş

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi.

Fizilal-il Kuran

Daha sonra güneşi doğarken görünce «Rabbim budur, bu daha büyüktür» dedi. Fakat o da batınca «Ey kavmim, ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz putlardan uzağım.»

Gültekin Onan

Sonra güneşi doğarken görünce: "Budur benim rabbim. Bu en büyük" dedi. O da kayboluverince kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."

Hamdi Döndüren

Güneşi doğmuş görünce yine, “İşte rabbim; bu, daha büyüktür!” dedi. Fakat güneş batınca dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden ilişkimi kestim.”

Hasan Basri Çantay

Sonra güneşi doğar vaz'iyyetde görünce de: "Bu mu imiş benim Rabbim?! Bu, hepsinden de büyük!" demiş, batınca da (şöyle) söylemişdi: "Ey kavmim, (Gördünüz ya, bunların hepsi fani ve mahlukdur) Ben sizin (Allaha) eş katageldiğiniz nesnelerden kat'iyyen uzağım".

Hasib Asutay

Güneş doğarken görünce de 'İşte Rabbim bu! Bu daha büyük' dedi. O da batınca dedi ki. 'Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet doğmakta olan güneşi görünce: 'Bu rabbimdir; (öyle mi?) bu daha büyüktür!' dedi. Fakat (o da) batınca: 'Ey kavmim! (Bilin ki) doğrusu ben, (sizin Allah’a)ortak koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım!' dedi.

İbni Kesir

Sonra güneşi doğarken görünce: Bu mu benim Rabbım? Bu daha büyük demiş. Ama batınca: Ey kavmim, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım, demişti.

Mehmet Okuyan

Güneş'i doğarken görünce de “Bu daha büyük. (Bu durumda) bu (muymuş) benim rabbim!” demişti. O da batınca, “Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım!” demişti.

Muhammed Esed

Sonra, güneşin doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu! Bu (hepsinin) en büyüğü!" diye haykırdı. Ama o (da) kaybolunca: "Ey halkım!" diye seslendi, "Bakın, sizin yaptığınız gibi, Allahtan başkasına ilahlık yakıştırmak benden uzak olsun!"

Mustafa İslamoğlu

Nihayet güneşin doğuşunu gördü ve "Benim Rabbim bu; (zira) bu en büyüğü!" dedi. Fakat o da kaybolunca "Ey kavmim!" diye seslendi, "Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, güneşi doğmaya başlar gördü. Dedi ki: «Budur Rabbim, bu daha büyük.» Nihâyet o da batınca dedi ki: «Ey kavmim! Ben muhakkak sizin Allah Teâlâ'ya şerik koştuğunuz şeylerden berîyim.»

Ömer Öngüt

Güneşi doğarken görünce: “İşte benim Rabbim budur, bu daha büyük!” dedi. O da batınca dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım. ”

Suat Yıldırım

(78-79) Daha sonra güneşi doğarken görünce (iddianıza göre) "Rabbim, her hâlde budur, bu hepsinden daha büyük!" Batıp kaybolunca da: "Ey halkım, ben sizin Allah’a şerik koştuğunuz şeylerden berîyim." "Ben batıl dinlerden uzaklaşarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Rabbülâlemin’e yönelttim, ben asla sizin gibi müşrik değilim!" dedi.

Süleyman Ateş

Güneşi doğarken görünce: "Budur Rabbim, bu daha büyük!" dedi. (O da) batınca dedi ki: "Ey kavmim, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Süleymaniye Vakfı

Güneş'i, ışık saçarak doğarken gördüğünde de "Bu benim Rabbimdir! Bu daha büyük!" dedi. O da kaybolunca dedi ki: "Ey halkım! Ben, sizin ortak saydıklarınızdan uzağım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Işıklarını saçarak doğan güneşi görünce "(Tamam) İşte benim rabbim (beni yöneten) budur; bu daha büyük" dedi; onun ışığı da kaybolunca dedi ki "Ey halkım! Sizin ortak saydığınız ne varsa ben onların hepsinden uzağım.

Şaban Piriş

Sonra güneşi doğarken görünce: -Bu, Rabbimdir, bu daha büyük, demiş, o da batınca: -Ey kavmim, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım, demişti.

Tefhim-ul Kuran

Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: «İşte bu benim rabbim, bu en büyük» demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: «Ey kavmim, tartışmasız ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım.»

Ümit Şimşek

Güneşi doğarken gördüğünde 'İşte rabbim; en büyük bu' dedi. O da batınca 'Ey kavmim,' dedi. 'Ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet Güneş'in doğmakta olduğunu gördüğünde, "Benim Rabbim bu, bu daha büyük!" dedi. O da batıp gidince şöyle seslendi: "Ortak koştuğunuz şeylerden uzağım ben."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Doğan günəşi gördükdə: “Bu mənim Rəbbimdir, bu daha böyükdür!”– dedi. O batdıqda isə dedi: “Ey qövmüm! Həqiqətən, mən sizin Allaha şərik qoşduqlarınızdan uzağam!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Daha sonra) doğan günəşi görüb: ″Bu mənim Rəbbimdir, bu, daha böyükdür!″ – dedi. (Günəş) batdıqda isə dedi: ″Ey camaatım, mən, həqiqətən, sizin Allaha şərik qoşduqlarınızdan (bütlərdən, səma cismlərindən) uzağam!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und als er die Sonne erblickte, die aufgegangen war, sprach er: ʺDas ist mein Gott. Das ist größer als die anderen Himmelskörper.ʺ Als sie unterging, sprach er: ʺIhr Menschen! Ich bin an dem, was ihr Gott beigesellt, unschuldig.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als er dann die Sonne aufgehen sah, sagte er: ʺDas ist mein Herr. Das ist größer.ʺ Als sie aber unterging, sagte er: ʺO mein Volk, ich sage mich ja von dem los, was ihr (Ihm) beigesellt.

Almanca — M. A. Rassoul

Als er die Sonne sah, wie sie ihr Licht ausbreitete, da sagte er: ʺDas ist mein Herr, das ist noch größer.ʺ Da sie aber unterging, sagte er: ʺO mein Volk, ich habe nichts mit dem zu tun, was ihr (Allah) zur Seite stellt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Als er daraufhin die aufgehende Sonne sah, sagte er: ʺDies ist mein HERR, diese ist größer.ʺ Doch als sie verschwand, sagte er: ʺMeine Leute! Ich sage mich los von dem, was ihr an Schirk betreibt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When he saw the sun rising, he acknowledged it his Allah; "It is greater ", he said. But when it set, he opened his mind’s eyes and said: "O my people, I am indeed innocent of all that you incorporate with Allah the Eternal".

Abdul Haleem

Then he saw the sun rising and cried, ‘This is my Lord! This is greater.’ But when the sun set, he said, ‘My people, I disown all that you worship beside God.

Abdullah Yusuf Ali

When he saw the sun rising in splendour, he said: "This is my Lord; this is the greatest (of all)." But when the sun set, he said: "O my people! I am indeed free from your (guilt) of giving partners to Allah.

Abul A'la Maududi

Then when he beheld the sun rising, he said: 'This is my Lord. This is the greatest of all.' Then, when it went down, he said: 'O my people! Most certainly I am quit of those whom you associate with Allah in His divinity.

Aisha Bewley

Then when he saw the sun come up he said, ‘This is my Lord! This is greater!’ Then when it set he said, ‘My people, I am free of what you associate with Allah!

Al-Hilali & Khan

When he saw the sun rising up, he said: "This is my lord. This is greater." But when it set, he said: "O my people! I am indeed free from all that you join as partners (in worship with Allâh).

Ali Quli Qarai

Then, when he saw the sun rising, he said, ‘This is my Lord! This is bigger!’ But when it set, he said, ‘O my people, indeed I disown what you take as [His] partners. ’

Amatul Rahman Omar

And when he saw the sun rise with spreading light (he said to them), `Is this my Lord (as you assert, as) this is the biggest? But when it (also) set he said, `O my people! I am surely (sick and) quit of that you associate (with Him).

Arthur John Arberry

When he saw the sun rising, he said, 'This is my Lord; this is greater!' But when it set he said, 'O my people, surely I am quit of that you associate.

Bijan Moeinian

When Abraham saw the sun appearing in splendor, he said: "This is my Lord as it is the greatest!" When the sun set [on the dark side of earth,] he said: "O my people, [now that I have seen what kind of things you take as God,] I denounce your associating "gods" with the Lord. "

E. Henry Palmer

And when he saw the sun beginning to rise he said, 'This is my Lord, this is greatest of all;' but when it set he said, 'O my people! verily, I am clear of what ye associate with God;

Edip-Layth

So when he saw the sun rising, he said, "This is my Lord, this is bigger." But when it disappeared he said, "My people, I am innocent of what you have set up."

George Sale

And when he saw the sun rise with spreading light, he said, 'Can this be my Lord? This is the greatest. ' But when it also set, he said, 'O my people! surely I am quit of that which you associate with Allah;

Hamid S. Aziz

And when he saw the sun beginning to rise he said, "This is my Lord, this is the greatest of all;" But when it set he said, "O my people! Verily, I am clear of what you associate with Allah;

Mahmoud Ghali

Then, as soon as he saw the sun emerging, he said, "This is my Lord, this is greater. " Yet as soon as it set, he said, "O my people, surely I am quit of whatever you associate (with Allah).

Marmaduke Pickthall

And when he saw the sun uprising, he cried: This is my Lord! This is greater! And when it set he exclaimed: O my people! Lo! I am free from all that ye associate (with Him).

Mohamed Ahmed - Samira

When (Azar) saw the sun rise all resplendent, he said: "My Lord is surely this, and the greatest of them all. " But the sun also set, and (Abraham) said: "O my people, I am through with those you associate (with God).

Muhammad Asad

Then, when he beheld the sun rising, he said, "This is my Sustainer! This one is the greatest [of all]!" - but when it [too] went down, he exclaimed: "O my people! Behold, far be it from me to ascribe divinity, as you do, to aught beside God!

Mustafa Khattab

Then when he saw the sun shining, he said, "This must be my Lord—it is the greatest!" But again when it set, he declared, “O my people! I totally reject whatever you associate ˹with Allah in worship˺.

Progressive Muslims

So when he saw the sun rising, he said: "This is my Lord, this is bigger. " But when it disappeared he said: "My people, I am innocent of that which you have set up."

Sahih International

And when he saw the sun rising, he said, "This is my lord; this is greater. " But when it set, he said, "O my people, indeed I am free from what you associate with Allah.

Sam Gerrans

Then when he saw the sun rising he said: “This is my Lord; this is greater!” Then when it set he said: “O my people: I am quit of that to which you ascribe a partnership.

Shabbir Ahmed

(In the morning) he saw the sun rising in splendor, and he said, "This is my Lord! This is greater!" But, as the sun went down, Abraham exclaimed, "O My people! I am free from all that you associate with God. "

Syed Vickar Ahamed

When he saw the sun rising in splendor, he said, "This is my Lord; This is the greatest (of all). " But when the sun set, he said: "O my people! I am indeed free from all that you enjoin as partners (giving false gods for worship instead of Allah).

Taqi Usmani

Thereafter, when he saw the sun rising, he said, "This is my Lord. This is greater." Again, when it vanished, he said, “O my people, I disown whatever you associate with Allah

The Monotheist Group

So when he saw the sun rising, he said: "This is my Lord, this is bigger." But when it disappeared he said: "My people, I am innocent of what you have set up."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Lorsquʹensuite il observa le soleil levant, il dit: ʺVoilà mon Seigneur! Celui-ci est plus grandʺ Puis lorsque le soleil disparut, il dit: ʺO mon peuple, je désavoue tout ce que vous associez à Allah.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema Îbrahîm dît ku roj hilat got: Rebê min ev e, lewra ev mezintir e. Êdî çi dema ew jî çû ava got: “Hey gelê min! Ez ji wan tiştên ku hûn ji Xwedê re dikin hemkûf dûr û bêrî me.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen hij de zon zag opkomen zei hij: ʺDit is mijn heer, deze is groter.ʺ Maar toen zij onderging zei hij: ʺO mensen, ik heb niets te maken met de veelgodendienst die jullie bedrijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen hij de zon zag opgaan, zeide hij: Dit is mijn heer, dit is de grootste; doch toen zij verdween, zeide hij: O mijn volk! ik ben onschuldig aan datgene, wat gij naast God plaatst.

Hollandaca — Siregar

Fn toen hij de zon zag opgaan zei hij: ʺDit is mijin Heer, deze is groter.ʺ Maar toen zij onderging, zei hij: ʺO mijn volk: voorwaar, ik ben onschuldig aan wat jullie an deelgenoten (aan Allah) toekennen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда же он [Ибрахим] увидел восходящее солнце, то сказал (своему народу): «(Вы утверждаете, что) это – Господь мой, (так как) оно больше (других)!» Когда же оно зашло, он сказал: «О, народ мой! Я не причастен [не имею никакого отношения] к тому, что вы придаете в сотоварищи (Аллаху).

Rusça — Osmanov

Когда же он увидел восходящее солнце, то воскликнул: ʺВот мой Господь! Он больше, [чем звезды и луна]ʺ. Когда же солнце зашло, он сказал: ʺО народ мой! Воистину, я непричастен к тому, чему вы поклоняетесь наряду с Аллахом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och han såg solen gå upp och sade: ʺDetta är min Herre! Denna (stjärna) är störst.ʺ Men när (även solen) sjönk (och försvann) sade han: ʺStamfränder! Jag har ingen del i (den synd ni begår när) ni sätter medgudar vid Guds sida.