(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا فِي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْدِيهِمْ لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ

ve lev nezzelnā ǎleyke kitāben fī ḳirTāsin fe lemesūhu bi eydīhim le ḳāle (e)lleƶīne keferū in hāƶā illā siHrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2نَزَّلْنَاnezzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmiş olsaydık
3عَلَيْكَǎleykesana
4كِتَابًاkitābenك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitap
5فِي
6قِرْطَاسٍḳirTāsinق ر ط سVurmak, hedeflemek, isabet ettirmek, ölmek. Kırtas (çoğul: karatis) - parşömen, üzerine yazı yazılan şey, kağıt yaprağı, kağıt rulosu, yazı, kitap, hedef olarak kullanılan deri.kağıt üzerine yazılı
7فَلَمَسُوهُfe lemesūhuل م سDokunmak, elle hissetmek, uzanmak, aramak, sormak, ilişkide bulunmak.onu tutsalardı
8بِاَيْدِيهِمْbi eydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitelleriyle
9لَقَالَle ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleyine derlerdi
10الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
11كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
12اِنْin
13هٰذَٓاhāƶābu
14اِلَّاillāancak
15سِحْرٌsiHrunس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibir büyüdür
16مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sana, kâğıda yazılı bir kitap indirseydik ve ona elleriyle dokunsalardı gene de kâfir olanlar derlerdi ki: Bu, ancak apaçık bir büyü.

Adem Uğur

Eğer sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı, yine de inkâr ediciler: Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir, derlerdi.

Ahmed Hulusi

Biz sana kağıtta (yazılı) bir bilgi indirmiş olsaydık da, ona elleriyle dokunmuş olsalardı; o hakikat bilgisini inkar edenler elbette yine de: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derlerdi.

Ahmet Tekin

Eğer sana kağıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle o kitabı tutmuş olsalardı, yine de, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler: 'Bunlar kesinlikle aklı etki altına alan apaçık büyüleyici sözler' derlerdi.

Ahmet Varol

Sana kağıt üzerinde yazılı halde bir kitap indirseydik ve ona elleriyle dokunsalardı yine de inkar edenler: 'Bu apaçık bir sihirdir' derlerdi.

Ali Bulaç

Biz Kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar elleriyle dokunsalar bile, inkar edenler, tartışmasız: "Bu apaçık bir büyüden başkası değildir" derler.

Ali Fikri Yavuz

Eğer sana, yapraklara yazılı bir kitap indirseydik de onlar, elleriyle onu tutmuş bulunsalardı, o küfredenler yine muhakkak (şöyle) diyeceklerdi: “- Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.”

Ali Rıza Safa

Eğer Kitap'ı, kağıda yazılmış olarak sana indirsek, elleriyle de Ona dokunsalar, nankörlük edenler, kesinlikle, şöyle derler: "Aslında, apaçık bir büyüden başka bir şey değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer sana kağıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de onlar elleriyle ona dokunmuş olsalardı, yine de o inkara batmış olanlar, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" derlerdi.

Bekir Sadak

Sana Kitap'i kagitta yazili olarak indirmis olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, «Bu apacik bir buyudur» derlerdi.

Celal Yıldırım

Eğer sana kâğıt üzerinde yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, o küfredenler yine de bu açık bir sihirden başkası değildir, derlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şayet sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik ve onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı, yine de o inkârcılar, “Bu apaçık bir büyü, başka bir şey değil” derlerdi.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Sana Kitap'ı kağıtta yazılı olarak indirmiş olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, 'Bu apaçık bir büyüdür' derlerdi.

Diyanet Vakfi

Eğer sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı, yine de inkâr ediciler: Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir, derlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı, yine de o kâfirler: «Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir» derlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana kağıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik, onlar da onu elleriyle yoklasaydılar, muhakkak o küfürlerinde inat edenler yine "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." diyeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana kağıt üzerinde yazılmış olarak bir kitab indirseydik de onu elleriyle yoklasaydılar her halde o küfürlerinde ınad edenler yine diyeceklerdi ki "bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil"

Erhan Aktaş

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da; onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de gerçeği yalanlayan nankörler, "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

Fizilal-il Kuran

Eğer sana kağıda yazılmış, somut bir kitap indirmiş olsaydık da onu kâfirler elleri ile tutsalardı, «Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil» diyeceklerdi.

Gültekin Onan

Biz kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar elleriyle dokunsalar bile, küfredenler tartışmasız: "Bu apaçık bir büyüden başkası değildir" derler.

Hamdi Döndüren

Eğer sana kâğıt üzerine yazılı bir kitap indirseydik ve ona elleriyle dokunmuş olsalardı, yine de o inkârcılar, “Bu, apaçık büyücülükten başka bir şey değildir!” derlerdi.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) eğer sana kağıd içinde (yazılı) bir kitab göndermiş olsaydık da kendileri de elleriyle onu tutmuş bulunsalardı o küfredenler yine behemehal: "Bu, apaçık bir büyüden başkası değildir" derlerdi.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Eğer sana kağıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de elleriyle ona dokunmuş olsalardı, yine inkâr ederler; 'Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir' derlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hem eğer sana kâğıtta (yazılı) bir kitab indirseydik de ona elleriyle dokunsalardı, elbette o inkâr edenler (yine): 'Bu, apaçık sihirden başka bir şey değildir!' der(ler)di.

İbni Kesir

Eğer sana kağıt içinde bir kitab indirmiş olsaydık da elleriyle ona dokunsalardı; yine de küfretmiş olanlar derlerdi ki: Bu, apaçık büyüden başkası değildir.

Mehmet Okuyan

Sana kâğıda (yazılmış) bir kitap indirseydik de onlar ona elleriyle dokunmuş olsalardı, kâfir olanlar “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!” derlerdi.

Muhammed Esed

Ama Biz, sana, (ey peygamber,) yazılı bir metin göndermiş olsaydık ve ona kendi elleriyle dokunmuş olsalardı bile hakikati inkara şartlanmış olanlar, kesinlikle, "Bu aldatmacadan başka bir şey değil!" derlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Eğer sana yazılı bir metin indirseydik ve ona elleriyle dokunmuş olsalardı dahi, inkarda direnenler ısrarla derlerdi ki: "Bu apaçık bir sihirden başka şey değildir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer sana kağıtta (yazılı) bir kitab indirseydik de onu eller ile yoklayacak olsalardı elbette o kâfir olanlar, yine diyeceklerdi ki bu bir sihirden başka değildir.

Ömer Öngüt

Eğer sana Kitab'ı kağıt üzerinde yazılmış olarak indirmiş olsaydık da, elleriyle ona dokunsalar, inkâr edenler yine de: “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir!” derlerdi.

Suat Yıldırım

Eğer sana kağıda yazılı olarak bir kitap indirmiş olsaydık, kendileri de elleriyle onu tutmuş bulunsalardı o kâfirliklerinde inad eder, yine de: "Bu besbelli bir büyüden başka bir şey değil!" derlerdi.

Süleyman Ateş

Eğer sana kağıt üzerine yazılı bir Kitap indirmiş olsaydık da onu elleriyle tutsalardı, yine inkar edenler, "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!" derlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Sana kağıda yazılı bir belge indirsek de elleriyle ona dokunsalar, gerçekleri görmezlikte direnenler /kafirlik edenler şöyle derler: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değil ki!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana kağıda yazılı bir kitabı parça parça indirsek, ellerine dahi alsalar, onu görmezlikten gelenler kesinlikle şöyle diyeceklerdir: "Bu açık bir büyüden başka bir şey değildir.

Şaban Piriş

Sana, kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsaydık, onlar da o kitaba elleriyle dokunsalardı yine de kafir olanlar: "Bu yalnızca bir sihirdir" derlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Biz Kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar ona elleriyle dokunsalar bile, küfredenler, tartışmasız: «Bu apaçık bir büyüden başkası değildir» derler.

Ümit Şimşek

Biz sana kağıtta yazılı bir kitap indirsek ve ona elleriyle dokunacak olsalar, yine de o kâfirler 'Bu besbelli bir büyüdür' derlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz sana parşömen üzerine yazılı bir kitap göndermiş olsaydık, onlar da ona elleriyle dokunmuş olsalardı, o küfre batmışlar, hiç kuşkusuz şöyle deyivereceklerdi: "Bu, apaçık bir büyüden başka şey değildir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər sənə kağız üzərində bir yazı nazil etsəydik və onlar da əlləri ilə ona toxunsaydılar, kafir olanlar yenə də: “Bu, açıq-aydın sehrdən başqa bir şey deyildir!”– deyərdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Əgər sənə kağız üzərində (yazılı) bir kitab nazil etsəydik və onlar əlləri ilə ona toxunmuş olsaydılar belə, kafirlər yenə də: ″Bu, açıq-aydın bir sehrdir″, - deyərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir dir eine auf Papier geschriebene Schrift herabgesandt hätten, die sie in die Hand nehmen könnten, hätten die Ungläubigen gesagt: ʺDas ist eindeutig Zauberei!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir auf dich ein Buch aus (beschriebenen) Blättern hinabgesandt hätten, so daß sie es mit ihren Händen befühlen (könnten), würden diejenigen, die ungläubig sind, dennoch sagen: ʺDas ist ja nur deutliche Zauberei.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn Wir dir auch eine Schrift auf einem Blatt Papier hinabgesandt hätten, welche sie mit Händen angefaßt hätten, die Ungläubigen hätten selbst dann gesagt: ʺDas ist nichts als offenkundige Zauberei.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würden WIR dir eine auf Schreibblättern geschriebene Schrift nach und nach hinabsenden, die sie mit eigenen Händen berühren könnten, dann würden diejenigen, die Kufr betrieben haben, gewiß sagen: ʺDies ist nichts anderes als starke Magie.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if We sent down to you O Muhammad a written discourse in sheets of paper fastened together, forming a material whole and they perceived it by sight and felt it by touch; thus still the infidels would have labelled it Sheer magic.

Abdul Haleem

Even if We had sent down to you [Prophet] a book inscribed on parchment, and they had touched it with their own hands, the disbelievers would still say, ‘This is nothing but blatant sorcery.’

Abdullah Yusuf Ali

If We had sent unto thee a written (message) on parchment, so that they could touch it with their hands, the Unbelievers would have been sure to say: "This is nothing but obvious magic!"

Abul A'la Maududi

(O Messenger!) Had We sent down to you a book incribed on parchment, and had they even touched it with their own hands, the unbelievers would still have said: 'This is nothing but plain magic.'

Aisha Bewley

Even if We were to send down a book to you on parchment pages and they were actually to touch it with their own hands, those who are kafir would still say, ‘This is nothing but downright magic. ’

Al-Hilali & Khan

And even if We had sent down unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) a Message written on paper so that they could touch it with their hands, the disbelievers would have said: "This is nothing but obvious magic!"

Ali Quli Qarai

Had We sent down to you a Book on paper so they could touch it with their [own] hands, [still] the faithless would have said, ‘This is nothing but plain magic. ’

Amatul Rahman Omar

And if We had sent down to you a book (written) on parchment and they had touched it with their own hands, (even then those who have disbelieved would have invariably said, `This is nothing but a fascinating device to cut off (from the people). '

Arthur John Arberry

Had We sent down on thee a Book on parchment and so they touched it with their hands, yet the unbelievers would have said, 'This is naught but manifest sorcery. '

Bijan Moeinian

Even if I had sent them my revelations penned down in a paper (that they could have touched it [like the ten commandments]), they would have [turned away from it and had] said: "This is nothing but a magic!"

E. Henry Palmer

Had we sent down to thee a book on paper, and they had touched it with their hands, still those who misbelieve would have said, 'This is naught but obvious magic. '

Edip-Layth

If We had sent down to you a book already written on paper, and they touched it with their own hands, then those who have rejected would say, "This is but clear magic!"

George Sale

And if We had sent down to thee a writing upon the parchment and they had felt it with their hands even then the disbelievers would have surely said, 'This is nothing but manifest sorcery. '

Hamid S. Aziz

Had We sent down to you a book on paper, and they had touched it with their hands, still those who disbelieve would have said, "This is naught but obvious magic. "

Mahmoud Ghali

And if We had been sending down upon you a Book on paper, so they touched it with their hands, the ones who have disbelieved would indeed have said, "Decidedly this is nothing except evident sorcery. "

Marmaduke Pickthall

Had we sent down unto thee (Muhammad) (actual) writing upon parchment, so that they could feel it with their hands, those who disbelieve would have said: This is naught else than mere magic.

Mohamed Ahmed - Samira

Even if We had sent you a transcript on paper which they could feel with their hands, the unbelievers would have said: "This is nothing but clear sorcery. "

Muhammad Asad

But even if we had sent down unto thee [O Prophet] a writing on paper, and they had touched it with their own hands - those who are bent on denying the truth would indeed have said, "This is clearly nothing but a deception!"

Mustafa Khattab

Had We sent down to you ˹O Prophet˺ a revelation in writing and they were to touch it with their own hands, the disbelievers would still have said, "This is nothing but pure magic!"

Progressive Muslims

And if We had sent down to you a scripture already written on paper, and they touched it with their own hands, then those who have rejected would Say: "This is but clear magic!"

Sahih International

And even if We had sent down to you, [O Muúammad], a written scripture on a page and they touched it with their hands, the disbelievers would say, "This is not but obvious magic. "

Sam Gerrans

And had We sent down upon thee a Writ upon parchment, then they had touched it with their hands, those who ignore warning would have said: “This is only obvious sorcery.”

Shabbir Ahmed

Even if We had sent down to you (O Prophet) a pre-printed book written upon parchment, so that they could feel it with their hands, the rejecters would have said, "This is nothing but obvious magic!"

Syed Vickar Ahamed

If We had sent a (message) to you written on a (sheep's) skin, so that they could touch it with their hands, the unbeliever would have been sure to say: "This is nothing but sheer magic!"

Taqi Usmani

If We had sent down to you something written on paper, and they had even touched it with their hands, still the disbelievers would have said, "This is nothing but obvious magic."

The Monotheist Group

And if We had sent down to you a book already written on paper, and they touched it with their own hands, then those who have rejected would say: "This is but clear magic!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Même si Nous avions fait descendre sur toi (Muhammad) un Livre en papier quʹils pouvaient toucher de leurs mains, ceux qui ne croient pas auraient certainement dit: ʺCe nʹest que de la magie évidente!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Eger me kitêbek li kaxizê nivîsandî ji te re bianiya, vêca wan bi destên xwe rahiştayê, dê yên kafir bigotina: „Ev, bes sêhrebendiyeke aşkera ye.“

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als Wij tot jou een boek in geschreven vorm hadden neergezonden en zij zouden dat dan met hun handen betasten, dan zouden zij die ongelovig zijn zeggen: ʺDit is duidelijk slechts toverij.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zelfs indien wij hun een boek hadden nedergezonden, op papier geschreven, en zij hadden het met hunne handen aangeraakt, zouden de ongeloovigen zekerlijk hebben gezegd: Dit is slechts tooverij.

Hollandaca — Siregar

En indien Wij aan jou (O Moehammad) een Boek op perkament hadden doen neerdalen, zodat zij het met hun handen hadden kunnen aanraken, zouden degenen die ongelovig zijn zeker gezegd hebben: ʺDit is slechts duidelijke tovenarij.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Мы ниспослали тебе (о, Посланник) (с неба) (какое-либо) писание на листах, и они [эти многобожники] пощупали бы его [такое писание] руками, то те, которые стали неверующими, непременно, сказали бы: «Это [то, с чем ты пришел, о Посланник] – только очевидное колдовство!»

Rusça — Osmanov

И если бы Мы даже ниспослали тебе Писание в свитке [развернутом] и они ощупали бы его руками своими, то все равно те, кто не уверовал, сказали бы: ʺЭто - всего лишь явное колдовствоʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Även om Vi hade försett dig (Muhammad) med en skrift på pergament och förnekarna hade fått röra vid den med sina händer, skulle de ha sagt: ʺDet är uppenbart ingenting annat än bedrägeri och synvillor!ʺ