En'am Suresi 55. Ayet — Elfaz
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
1وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeve böyleceİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer+İşaret Zamiri
2نُفَصِّلُnufeSSiluaçıklıyoruzMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.
3الْاٰيَاتِl-āyātiayetleriMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
4وَلِتَسْتَبِينَve li testebīnebelli olsun diyeBağlaç+Ta'lil (Sebep) Edatı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · İstif'âl Bâbıب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
6الْمُجْرِمِينَl-mucrimīnesuçlularınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].