Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍ وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزِينَ
inne mā tūǎdūne le ātin ve mā entum bi muǎ'cizīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Muhakkak size vaadedilen şeyler gelecek ve siz, olacak şeylerin önüne geçemezsiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Muhakkak size vaadedilen şeyler gelecek ve siz, olacak şeylerin önüne geçemezsiniz.
Adem Uğur
Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz bunu önleyemezsiniz.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki (size) vadolunanlar kesinlikle gelecektir. . . Siz (vaadini yerine getirmesi konusunda onu) acze düşüremezsiniz!
Ahmet Tekin
Size va’dedilen şey, nihaî yargı mutlaka gerçekleşecektir. Siz Allah’ın koyduğu kanunların dışına çıkarak bunun önüne geçemezsiniz, yakanızı kurtaramazsınız.
Ahmet Varol
Size vaad edilenler mutlaka gelecektir ve siz onun önüne geçemezsiniz.
Ali Bulaç
Hiç şüphesiz, size vadedilen mutlaka gelecektir. Ve siz aciz bırakacak değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
Size edilen vaad (kıyametin kopması gibi şeyler) muhakkak başınıza gelecektir, siz onun önüne geçemezsiniz.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, size sözü verilen, kesinlikle gelecektir. Zaten güçsüz bırakamazsınız.
Bayraktar Bayraklı
Size vaad edilen mutlaka gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.
Bekir Sadak
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kilamazsiniz.
Celal Yıldırım
Size va'dolunan elbette gelecektir ve siz (gelecek olan kazayı engelleyip Allah'ı) âciz kılacak değilsin izdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Size bildirilen mutlaka gelecektir; bunu önleyemezsiniz.
Diyanet İşleri
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Diyanet İşleri (eski)
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kılamazsınız.
Diyanet Vakfi
Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz bunu önleyemezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Size yapılan tehdit, kesinlikle başınıza gelecektir; siz onun önüne geçemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Size edilen va'd-ü vaid muhakkak başınıza gelecektir, siz onun önüne geçemezsiniz
Erhan Aktaş
Size yapılan uyarı kesinlikle yerine gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Size yapılan uyarı kesinlikle yerine gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Size söz verilen şeyler kesinlikle yerine gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.
Fizilal-il Kuran
Size va'dedilen akıbet kesinlikle yerine gelecektir. Siz onun önüne geçemezsiniz.
Gültekin Onan
Hiç şüphesiz, size vadedilen mutlaka gelecektir. Ve siz aciz bırakacak değilsiniz.
Hamdi Döndüren
Size yapılan vaat mutlaka yerine gelir. Siz ona engel olamazsınız.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, size (başınıza geleceği) va'd olunan şeyler elbette gelib çatacakdır. Siz, önüne geçebilecekler değilsiniz.
Hasib Asutay
Size va'd edilen mutlaka gelecektir. (39) Ve siz (bizi) aciz bırakacak değilsiniz. (39. Âyet-i kerimedeki 'va'd', kıyametin kopması, ölümden sonra dirilmek, haşir ve hesap günü gibi çeşitli mânalara gelir.)
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki ne va'd olunuyorsanız mutlaka gelecektir ve siz (ona) mâni' olacak kimseler değilsiniz!
İbni Kesir
Muhakkak size vaad olunan; yerine gelecektir. Siz, O'nu aciz kılacaklar değilsiniz.
Mehmet Okuyan
Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz (ilahi gücü ve iradeyi) asla aciz bırakıcılar değilsiniz.
Muhammed Esed
Şüphe yok ki size vaat edilen o (hesaplaşma) mutlaka gelecektir ve siz ondan kaçamayacaksınız!
Mustafa İslamoğlu
Kaçış yok: tehdit edildiğiniz şey mutlaka gerçekleşecektir: ve siz ona asla engel olamayacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, vaad olunduğunuz şey elbette gelecektir. Ve siz onu bertaraf edebilecek değilsinizdir.
Ömer Öngüt
Size vaad edilen mutlaka gelecektir. Siz onun önüne geçemezsiniz.
Suat Yıldırım
Size vâd edilen şeyler mutlaka gelecektir, siz bunun önüne geçemezsiniz.
Süleyman Ateş
Size söylenen uyarı, muhakkak gelecektir, siz onu engelleyemezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
Başınıza geleceği söylenenler, mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Tehdit edildiğiniz şey mutlaka olacaktır. Siz önüne geçemeyeceksiniz.
Şaban Piriş
Size yapılan vaat mutlaka gerçekleşecek ve siz onu engelleyemeyeceksiniz.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphesiz, size vadedilen mutlaka gelecektir. Ve siz aciz bırakacak değilsiniz.
Ümit Şimşek
Size vaad edilen mutlaka gelecektir; onun önüne geçemezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Size vaat edilen şeyler kesinlikle meydana gelecektir. Siz engel olamazsınız.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, sizə vəd olunan əzab gələcəkdir. Siz ondan yaxa qurtara bilməyəcəksiniz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sizə vəʼd edilən (qiyamət günü), şübhəsiz ki, gələcəkdir. Siz onun qarşısını ala bilməzsiniz!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die euch verheißene Vergeltung, die Belohnung oder Strafe, kommt gewiß. Ihr könnt euch Gottes Willen keineswegs widersetzen.
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, was euch versprochen wird, wird sicher eintreffen. Und ihr werdet euch (Ihm) nicht entziehen können.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, was euch versprochen wird, das wird geschehen, und ihr könnt es nicht vereiteln.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, was euch angedroht wird, wird doch eintreffen! Und ihr könnt (Uns) nicht zu schaffen machen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You people had better realize that all that you have been promised shall come to pass at the predetermined point of time and you shall not be able to avert what shall befall you nor things threatened.
Abdul Haleem
What you are promised is sure to come, and you cannot escape.
Abdullah Yusuf Ali
All that hath been promised unto you will come to pass: nor can ye frustrate it (in the least bit).
Abul A'la Maududi
Surely what you have been promised shall come to pass; and you do not have the power to frustrate (Allah).
Aisha Bewley
What you are promised will come about and you can do nothing to prevent it.
Al-Hilali & Khan
Surely, that which you are promised will verily come to pass, and you cannot escape (from the punishment of Allâh).
Ali Quli Qarai
Indeed what you are promised will surely come, and you will not be able to thwart it.
Amatul Rahman Omar
Verily, that punishment which you are promised must come to pass and you cannot frustrate (His plans).
Arthur John Arberry
The thing you are promised, that will surely come; you cannot frustrate it.
Bijan Moeinian
Whatever God has promised will take place and you cannot fight it.
E. Henry Palmer
Verily, what ye are promised will surely come, nor can ye frustrate it.
Edip-Layth
What you have been promised will come, you cannot escape it.
George Sale
Verily that which is threatened you, shall surely come to pass; neither shall ye cause it to fail.
Hamid S. Aziz
Verily, what you are promised will surely come to pass, nor can you frustrate it.
Mahmoud Ghali
Surely whatever you are promised will indeed be coming up (to you); and in no way are you able to be defiant to (Him).
Marmaduke Pickthall
Lo! that which ye are promised will surely come to pass, and ye cannot escape.
Mohamed Ahmed - Samira
The promise that was made to you is bound to be fulfilled. It is not in your power to defeat it.
Muhammad Asad
Verily, that [reckoning] which you are promised is bound to come, and you cannot elude it!
Mustafa Khattab
Indeed, what you have been promised will certainly come to pass. And you will have no escape.
Progressive Muslims
What you have been promised will come, you cannot escape it.
Sahih International
Indeed, what you are promised is coming, and you will not cause failure [to Allah ].
Sam Gerrans
That which you are promised is coming; and you cannot escape.
Shabbir Ahmed
That which you are promised will surely come to pass, and you can never evade the Divine Laws.
Syed Vickar Ahamed
Surely, all that has been promised to you will come out as true: Nor can you stop it (in the least bit).
Taqi Usmani
Surely what you are promised is bound to come, and you cannot frustrate (it).
The Monotheist Group
What you have been promised will come, you cannot escape it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce qui vous a été promis arrivera (certainement.) Et vous nʹêtes pas à même de (Nous) réduire à lʹimpuissance.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ya ku ji we re hatiye sozdan muheqeq dê bê û hûn ê Xwedê jî neçar nehêlin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wat jullie aangezegd is komt zeker en jullie zullen er niets tegen kunnen doen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, wat jullie is aangezegd zal zeker komen, en jullie zullen het niet (kunnen) tegenhouden.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Воистину, то, что обещано вам, грядет! И вы не сможете уклониться [от него]!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Allt det som ni har fått löfte om skall helt visst komma och ni kan inte göra något för att rubba (Hans beslut).