Mücadele Suresi 15. Ayet — Elfaz
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
1اَعَدَّeǎddehazırlamıştırMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.
2اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
3لَهُمْlehumonlar içinHarf-i Cer+Zamir
4عَذَابًاǎƶābenbir azabİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
5شَدِيدًاşedīdençetinSıfatش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.
6اِنَّهُمْinnehumşüphesiz onlarHarf-i Nasb+Zamir
7سَاءَsā'ene kötüMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek
8مَاmāşeylerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9كَانُواkānūMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10يَعْمَلُونَyeǎ'melūneyapıyorlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat