Vakıa Suresi 49. Ayet — Elfaz
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
1قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
3الْاَوَّلِينَl-evvelīneöncekiler deMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç
4وَالْاٰخِرِينَve l-āḣirīneve sonrakiler deBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım