(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

فِي سَمُومٍ وَحَمِيمٍ وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍ لَا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

fī semūmin ve Hamīmin / ve Zillin min yeHmūmin / lā bāridin ve lā kerīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فِيiçindedirler
2سَمُومٍsemūminس م مZehir, zehirlemek, zehirlenmiş olmak, zehirlenmek, zehirli olmak, ilaçlamak, ağı, ağılı, zehirli maddeiliklere işleyen bir ateş
3وَحَمِيمٍve Hamīminح م مIsınmak, sıcak veya çok sıcak olmak, erimek, ateşlenmek, kaynamak (örn. su). Bir arkadaşa/dostuna/sevgi ya da tutku nesnesine sadık kalmak ve sevgi göstermek, birine endişeyle sevgi beslemek veya şefkat göstermek, sadık/yakın arkadaş/akraba. Yahmowm - siyah dağ, yoğun siyah duman, Cehennemin üzerini gölgeleyen örtünün adı.ve kaynar su
1وَظِلٍّve Zillinظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.ve gölgededirler
2مِنْmin-dan
3يَحْمُومٍyeHmūminح م مIsınmak, sıcak veya çok sıcak olmak, erimek, ateşlenmek, kaynamak (örn. su). Bir arkadaşa/dostuna/sevgi ya da tutku nesnesine sadık kalmak ve sevgi göstermek, birine endişeyle sevgi beslemek veya şefkat göstermek, sadık/yakın arkadaş/akraba. Yahmowm - siyah dağ, yoğun siyah duman, Cehennemin üzerini gölgeleyen örtünün adı.kara duman-
1لَاolmayan
2بَارِدٍbāridinب ر دSoğutmak/üşütmek/serinletmek, ölmek, hareketin durması, hareketsiz/sessiz/durgun olmak, şaşkın/afallak olmak, kalıcı/sabit/yerleşik hale gelmek, zayıf/bitkin/güçsüz düşmek, uyumak, dolu/kar, susuzluğun sıcaklığını gideren içecek.serin
3وَلَاve lāve olmayan
4كَرِيمٍkerīminك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakfaydası

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.

Adem Uğur

Serin ve hoş olmayan.

Ahmed Hulusi

(Ki o gölge) ne serindir ve ne de kerim (cömertçe getirisi olan)!

Ahmet Tekin

Gölge ne serindir, ne faydalı.

Ahmet Varol

Ne serindir ne de ferahlatıcı.

Ali Bulaç

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

Ali Fikri Yavuz

O gölge ne serindir, ne mülâyim...

Ali Rıza Safa

Serinletmez; zaten bir sunu değildir.

Bayraktar Bayraklı

- İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.

Bekir Sadak

(42-44) Insanin icine isleyen bir sicaklik ve kaynar su icinde, serinligi ve hoslugu olmayan kara bir dumanin golgesinde bulunurlar.

Celal Yıldırım

O ne serindir, ne de okşayıcı ve rahatlatıcıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(43-44) Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.

Diyanet İşleri

(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

Diyanet İşleri (eski)

(42-44) İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Diyanet Vakfi

(43-44) Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki ne serindir, ne de faydalı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ne serin, ne de rahatlatıcı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne serin ne de kerim

Erhan Aktaş

Serin olmayan, faydası olamayan!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Serin olmayan, faydası olamayan!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Serin olmayan, faydası olamayan!

Fizilal-il Kuran

Ne serinliği ve ne de okşayıcılığı var.

Gültekin Onan

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

Hamdi Döndüren

Öyle bir gölge ki, serin de değil, faydalı da değil!

Hasan Basri Çantay

Ki (o gölge) ne serin, ne de faideli değildir.

Hasib Asutay

Ki ne serindir, ne de faydalı.

Hayrat Neşriyat

(42-44) (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!

İbni Kesir

Ne serindir, ne de hoştur.

Mehmet Okuyan

(Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.

Muhammed Esed

ne serinleten, ne de rahatlatan (bir gölge).

Mustafa İslamoğlu

ne serinletici, ne de rahatlatıcı...

Ömer Nasuhi Bilmen

(44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.

Ömer Öngüt

Ki ne serindir, ne de hoş!

Suat Yıldırım

(43-44) Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar.

Süleyman Ateş

Ki ne serindir, ne faydalı.

Süleymaniye Vakfı

(O gölge) ne serinletici ne de ferahlatıcıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası ne serinletir ne de rahatlık yüzü gösterir.

Şaban Piriş

Serinlik yok, bağış yok.

Tefhim-ul Kuran

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim) .

Ümit Şimşek

Bir gölge ki ne serinlik verir, ne bir hayrı dokunur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne serindir ne de cömert.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu duman nə sərin, nə də xoşagələndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(O kölgə başqa kölgələrdən fərqli olaraq) nə sərin, nə də xoşagələndir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

der weder kühl noch erfrischend ist.

Almanca — Der Edle Quran

(der) weder kühl noch trefflich (ist).

Almanca — M. A. Rassoul

der weder kühl noch erfrischend ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

der weder kühl noch nützlich ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Which is neither refreshing nor pleasing?

Abdul Haleem

neither cool nor refreshing.

Abdullah Yusuf Ali

Nothing (will there be) to refresh, nor to please:

Abul A'la Maududi

which will neither be cool nor soothing.

Aisha Bewley

providing no coolness and no pleasure.

Al-Hilali & Khan

(That shadow) neither cool, nor (even) pleasant,

Ali Quli Qarai

neither cool nor beneficial.

Amatul Rahman Omar

(Which is) neither cool (to refresh) nor honourable nor of any good to please at all.

Arthur John Arberry

neither cool, neither goodly;

Bijan Moeinian

Neither refreshing nor cool.

E. Henry Palmer

Neither cool nor generous!

Edip-Layth

Neither cool, nor helpful.

George Sale

neither cool nor agreeable.

Hamid S. Aziz

Neither cool nor honourable.

Mahmoud Ghali

Neither cool, nor refreshing (Literally: honorable).

Marmaduke Pickthall

Neither cool nor refreshing.

Mohamed Ahmed - Samira

Neither cool nor agreeable.

Muhammad Asad

[shadows] neither cooling nor soothing.

Mustafa Khattab

neither cool nor refreshing.

Progressive Muslims

Neither cool, nor helpful.

Sahih International

Neither cool nor beneficial.

Sam Gerrans

Neither cool nor noble.

Shabbir Ahmed

Neither coolness of contentment nor honor of accomplishment.

Syed Vickar Ahamed

(There will be) nothing to refresh, nothing to please:

Taqi Usmani

neither cool nor graceful.

The Monotheist Group

Neither cool, nor helpful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ni fraîche, ni douce.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ku ew ne hênik e, ne jî xweş e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die niet koud is noch weldadig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die noch koel, noch aangenaam zal wezen.

Hollandaca — Siregar

Niet koel en niet weldadig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(тени) не прохладной и не благой [ужасной по виду и сути].

Rusça — Osmanov

не дающего ни прохлады, ни блага.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som varken svalkar eller lindrar.