Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ

Hūrun meḳSūrātun fī l-ḣiyāmi

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Beyaz tenli, kara gözlü, otağlarda hûriler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Beyaz tenli, kara gözlü, otağlarda hûriler.

Adem Uğur

Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş hûriler vardır.

Ahmed Hulusi

Yalnız eşlerine hasredilmiş huriler (Hakkani vasıfları açığa çıkaran bilinçlerin tüm istek ve arzularını yerine getirecek kapasite ve olanaklarla oluşturulmuş eşler - bedenler. Bakınız 13. Ra'd: 35, 47. Muhammed: 15)!

Ahmet Tekin

Ahşap konaklar, çadırlar içerisinde, süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi, gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, örtülü, evlerine bağlı, mutluluğu evlerinde arayan hûriler var.

Ahmet Varol

Çadırlar içine kapanmış huriler.

Ali Bulaç

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Ali Fikri Yavuz

Çadırlarda (kocalarına) hasredilmiş hûriler var...

Ali Rıza Safa

Otağlarda, korunmuş eşler vardır.

Bayraktar Bayraklı

- İkisinde de her türlü meyveler, hurmalar ve nar vardır. Şimdi, Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz? İçlerinde huyu ve yüzü güzel hanımlar vardır. Şimdi, Rabbinizin güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz? Otağları içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır. Şimdi, Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz? Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. Şimdi, Rabbinizin vefasını nasıl inkar edebilirsiniz? Yeşil yastıklara ve rengarenk halılara yaslanarak sohbet ederler. Rabbinizden daha ne istiyorsunuz? İhtişam sahibi ve cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

Bekir Sadak

Cadirlar icinde ceylan gozluler vardir.

Celal Yıldırım

Otaklarında tüller ardında huriler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Otağlarına kapanmış hûriler var.

Diyanet İşleri

Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.

Diyanet Vakfi

Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş hûriler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Cibinliklerde gizlenip duran huriler;

Elmalılı Hamdi Yazır

Cibinliklerde mestur, mahsus huriyan

Erhan Aktaş

Çadırlarda korunaklı huriler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çadırlarda korunaklı huriler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çadırlarda korunaklı huriler vardır.

Fizilal-il Kuran

O kadınlar ceylan gözlüdürler ve çadırlarının dışına hiç çıkmazlar.

Gültekin Onan

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Hamdi Döndüren

Çadırlar içinde, perde ardında huriler vardır.

Hasan Basri Çantay

Çadırlar içinde ehl-i perde huuriler yardır.

Hasib Asutay

Çadırlara kapanmış huriler.

Hayrat Neşriyat

(İnciden) çadırlar (cibinlikler) içinde perdelenmiş hûriler!

İbni Kesir

Otağlar içinde korunmuş huriler vardır.

Mehmet Okuyan

Otağlar (çadırlar) içinde (cennetliklere) özel huriler (vardır).

Muhammed Esed

(Kutsananlar, orada, harika) çadırlarda saf ve çekingen, yumuşak huylu eşleri (ile birlikte yaşayacaklar).

Mustafa İslamoğlu

Çardaklar içinde, gözü gönlü dışarıda olmayan pırıl pırıl eşler:

Ömer Nasuhi Bilmen

(Onlar) Çadırlarda ikamete müdavim hurilerdir.

Ömer Öngüt

Çadırlar içinde örtülü (gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş) huriler vardır.

Suat Yıldırım

Otağlarda eşlerine hasredilmiş güzeller.

Süleyman Ateş

Çadırlara kapanmış huriler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, (cennetliklere) tahsis edilmiş olan ve çadırlarda kalan hurilerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O güzeller, Köşklerden çıkmayan huriler, hizmetçi kızlardır.

Şaban Piriş

Otağlar içinde korunmuş huriler..

Tefhim-ul Kuran

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Ümit Şimşek

Onlar, çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış hurilerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çadırlar içinde bekletilen huriler var.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Çadırlarda gözlərini öz ərlərinə dikmiş hurilər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Çadırlarda gözlərini (yalnız öz ərlərinə) dikmiş hurilər vardır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Mit schönen, großen Augen, wohlbehütet in Zelten.

Almanca — Der Edle Quran

Huris, (die) in den Zelten zurückgezogen (leben) -,

Almanca — M. A. Rassoul

(Es sind) Huris, wohlbehütet in Zelten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sind Hur-Wesen , die sich in den Zelten zurückgezogen haben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Beauties with eyes radiating splendour restrained to those whom they accompany, and abiding in pearly tent-like pavillrions canopied with ornamented dome-shaped tapestry brocaded with gold,

Abdul Haleem

Dark-eyed, sheltered in pavilions.

Abdullah Yusuf Ali

Companions restrained (as to their glances), in (goodly) pavilions;-

Abul A'la Maududi

There shall be maidens sheltered in tents.

Aisha Bewley

Dark-eyed, secluded in cool pavilions.

Al-Hilali & Khan

Hûr[1] (beautiful, fair females) guarded in pavilions;

Ali Quli Qarai

Houris secluded in pavilions.

Amatul Rahman Omar

Pure and chaste houris confined to (their goodly) pavilions (enjoying the shade of God`s mercy).

Arthur John Arberry

houris, cloistered in cool pavilions --

Bijan Moeinian

The mates waiting for their husbands in their tents.

E. Henry Palmer

Bright and large-eyed maids kept in their tents.

Edip-Layth

Companions, inside grand pavilions.

George Sale

Having fine black eyes; and kept in pavilions from public view:

Hamid S. Aziz

Pure ones confined to pavilions.

Mahmoud Ghali

Hûrîs, cloistered in pavilions,

Marmaduke Pickthall

Fair ones, close-guarded in pavilions -

Mohamed Ahmed - Samira

Houris cloistered in pavilions --

Muhammad Asad

[There the blest will live with their] companions pure and modest, in pavilions [splendid] -

Mustafa Khattab

˹They will be˺ maidens with gorgeous eyes, reserved in pavilions.

Progressive Muslims

Companions, inside grand pavilions.

Sahih International

Fair ones reserved in pavilions -

Sam Gerrans

Pure-eyed maidens, sheltered in pavilions;

Shabbir Ahmed

Modest, intelligent companions in blessed shades.

Syed Vickar Ahamed

Fair companions restricting (their glances), in (beautiful and decorated) homes—

Taqi Usmani

- the houris, kept guarded in pavilions-

The Monotheist Group

Companions, inside grand pavilions.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Des houris cloîtrées dans les tentes,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Horiyên ku di konan de niştecih in û jê dernayên, çavê wan her li mêrên wan e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Met sprekende grote (ogen), in tenten afgezonderd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebbende schoone, zwarte oogen, en door pavilloenen voor het oog verborgen.

Hollandaca — Siregar

Vrouwen met prachtige ogen, afgezonderd in tentverblijven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

черноокие, скрытые в шатрах, –

Rusça — Osmanov

черноокие, сокрытые в шатрах.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

med de fagraste mörka ögon, dolda för allas blickar -