Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ
fīhā fākihetun ve n-naḣlu ƶātu l-ekmāmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Orada meyveler ve lifli, kabuklu hurmalar var.
Abdulkadir Gölpınarlı
Orada meyveler ve lifli, kabuklu hurmalar var.
Adem Uğur
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Ahmed Hulusi
Bir meyve (insan) var onda (arzda); tomurcuklu (açılıma hazır) hurma ağacı (beyin)!
Ahmet Tekin
Orda meyvalar ve salkımları tomurcuklanmış hurma ağaçları var.
Ahmet Varol
Onda meyveler ve tomurcuklu hurmalar vardır.
Ali Bulaç
Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.
Ali Fikri Yavuz
Orada meyva çeşitleri, tomurcuklu hurma ağaçları;
Ali Rıza Safa
Orada, meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Bayraktar Bayraklı
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Bekir Sadak
(11-12) Orada meyveler, salkimli hurma agaclari, kabuklu taneler, guzel kokulu otlar vardir.
Celal Yıldırım
Onda meyveler ve salkım tomurcuklu hurma ağacı vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Orada meyveler ve tomurcuklu hurma ağaçları var.
Diyanet İşleri
Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(11-12) Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
Diyanet Vakfi
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onda meyvalar, salkım tomurcuklu hurma ağaçları vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onda bir meyva, ve ekmamiyle duran nahli benam
Erhan Aktaş
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
Fizilal-il Kuran
Orada türlü türlü meyvalar, salkımlı hurma ağaçları var.
Gültekin Onan
Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.
Hamdi Döndüren
Yeri canlılar için Allah yaptı. Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, yapraklı taneler ve güzel kokulu çiçekler vardır.
Hasan Basri Çantay
Ki onda (türlü) meyve (ler), domurcuklu hurma ağaç (lar) ı,
Hasib Asutay
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Hayrat Neşriyat
Orada meyveler ve tomurcuklu hurma ağaçları vardır.
İbni Kesir
Onda meyveler, salkımlı hurma ağaçları;
Mehmet Okuyan
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır.
Muhammed Esed
üzerinde meyveler ve salkım salkım hurma ağaçlarıyla
Mustafa İslamoğlu
orada envai çeşit meyveler, salkım saçak hurma ağaçları
Ömer Nasuhi Bilmen
Orada mütenevvi meyveler ve tomurcuklar sahibi olan hurma ağaçları vardır.
Ömer Öngüt
Orada meyveler, salkım salkım hurmalar vardır.
Suat Yıldırım
(11-12) Orada meyve çeşitleri, salkımlarla dolu hurma ağaçları, saplı ve yapraklı hububat ve hoş kokulu bitkiler vardır.
Süleyman Ateş
Onda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var.
Süleymaniye Vakfı
Orada her türlü meyve ve kapçıklı hurmalar vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Orada türlü yemişler ve salkımlı hurma ağaçları,
Şaban Piriş
Orada meyveler, salkım salkım hurmalar...
Tefhim-ul Kuran
Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar vardır,
Ümit Şimşek
Onda nice meyveler, salkım salkım hurmalar vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir meyve var onda. Ve salkımlarla donatılmış hurma ağaçları.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Orada meyvələr və salxımlı xurma ağacları vardır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Orada növbənöv meyvələr və tumurcuqlu (salxımlı) xurma ağacları;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Auf der Erde gibt es Früchte aller Art und Palmen mit Fruchtbüscheln,
Almanca — Der Edle Quran
auf ihr gibt es Früchte, Palmen mit Fruchthüllen
Almanca — M. A. Rassoul
auf ihr sind Früchte und Palmen mit Fruchthüllen
Almanca — Muhammad Zaidan
Auf ihr sind Obst und Dattelbäume mit Blütenkelchen
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Therein grow edible variegated and delicious fruits and date- palms with large bracts and sheathing leaves enveloping the inflorescence which later becomes the fruit as the dates will come to be,
Abdul Haleem
with its fruits, its palm trees with sheathed clusters,
Abdullah Yusuf Ali
Therein is fruit and date-palms, producing spathes (enclosing dates);
Abul A'la Maududi
Therein are fruit and palm-trees with their dates in sheaths,
Aisha Bewley
In it are fruits and date-palms with covered spathes,
Al-Hilali & Khan
Therein are fruits and date-palms producing sheathed fruit-stalks (enclosing dates).
Ali Quli Qarai
In it are fruits and date-palms with sheaths,
Amatul Rahman Omar
In it there are all kinds of fruit and palm-trees (laden) with sheathed clusters,
Arthur John Arberry
therein fruits, and palm-trees with sheaths,
Bijan Moeinian
wherein you may find all kinds of tasty fruits in abundance and palms trees full of dates ….
E. Henry Palmer
therein are fruits and palms, with sheaths;
Edip-Layth
In it are fruits, and date palms with their hanging fruit.
George Sale
Therein are various fruits, and palm-trees bearing sheaths of flowers;
Hamid S. Aziz
Therein is fruit and palms having sheathed clusters,
Mahmoud Ghali
Therein are fruits, and palm-trees comprising sheaths,
Marmaduke Pickthall
Wherein are fruit and sheathed palm-trees,
Mohamed Ahmed - Samira
There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
Muhammad Asad
with fruit thereon, and palm trees with sheathed clusters [of dates],
Mustafa Khattab
In it are fruit, palm trees with date stalks,
Progressive Muslims
In it are fruits, and date palms with their hanging fruit.
Sahih International
Therein is fruit and palm trees having sheaths [of dates]
Sam Gerrans
Therein is fruit, and date-palms with sheaths,
Shabbir Ahmed
Wherein are fruit and palms with clusters protected in sheaths.
Syed Vickar Ahamed
In there is fruit and date-palms, producing the long leaves (enclosing dates):
Taqi Usmani
in which there are fruits and date palms having sheaths,
The Monotheist Group
In it are fruits, and date palms with their hanging fruit.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
il sʹy trouve des fruits, et aussi les palmiers aux fruits recouverts dʹenveloppes,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her texlîtê fêkî û darxurmeyên xwedanxonçe tê de ne…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarop zijn vruchten en palmen met hulzen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarop zijn verschillende vruchten en palmboomen, die bloemtrossen dragen.
Hollandaca — Siregar
Daarop zijn vruchten en dadelpalmen met kolven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
На ней [на земле] есть (разнообразные) фрукты и (также есть) пальмы с чашечками [околоцветниками] (из которых вырастают плоды),
Rusça — Osmanov
на которой [растут] плоды и пальмы с тугими гроздьями,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
där finns frukter och dadelpalmer med blomkolvar i hölster