(11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ اَلَّذِينَ هُمْ فِي خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

fe veylun yevmeiƶin li l-mukeƶƶibīne / (e)lleƶīne hum fī ḣavDin yel'ǎbūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki daldıkları batakta oynayıp dururlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki daldıkları batakta oynayıp dururlar.

Adem Uğur

Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

Ahmed Hulusi

Ki onlar (o yalanlayanlar şimdi) daldıkları (dünyalarındaki hayali değerler) içinde oynamaktadırlar!

Ahmet Tekin

Hayatları boyunca daldıkları bâtıl bataklık içinde, bilgisizce ileri geri konuşarak oynayıp duran, kitapları, peygamberleri, âhireti yalanlayanların vay hâline!

Ahmet Varol

Ki onlar, daldıkları bir batılın içinde oynayıp duranlardır.

Ali Bulaç

Ki onlar, 'daldıkları saçma bir uğraşı' içinde oynayan, oyalananlardır.

Ali Fikri Yavuz

Ki onlar, daldıkları bir bâtıl da oynayıb duranlardır.

Ali Rıza Safa

Bir batağa dalmış oynuyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar batıla dalıp eğlenirler.

Bekir Sadak

(9-12) Gogun sarsildikca sarsilacagi, daglarin yurudukce yuruyecegi gun; iste o gun, daldiklari yerde eglenip oyalanarak kiyameti yalanlayanlara yazik olacak!

Celal Yıldırım

(9-10-11-12) O gün, gök döndükçe dönecek. O gün (Hakk'ı) yalanlıyanların vay hâline ! Ki onlar, daldıkları şeyde (küfür ve sapıklık içinde) eğlenip dururlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar daldıkları bataklıkta oyalanıp duruyorlar.

Diyanet İşleri

(11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

Diyanet İşleri (eski)

(9-12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!

Diyanet Vakfi

Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki onlar, daldıkları bir batak (bâtıl)da oynayıp duruyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ki, onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar

Erhan Aktaş

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Ki onlar o daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Gültekin Onan

Ki onlar, 'daldıkları saçma bir uğraşı' içinde oynayan, oyalananlardır.

Hamdi Döndüren

O içine daldıkları boş şeylerle oyalanıp duranlar,

Hasan Basri Çantay

Ki onlar daldıkları baatıl içinde oynayıb duranlardır.

Hasib Asutay

Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oynayanlardır.

Hayrat Neşriyat

O kimseler ki, onlar (bâtıl) bir dalış içinde oynayıp dururlar.

İbni Kesir

Onlar ki; daldıkları batıl içinde oyalanıp durmaktadırlar.

Mehmet Okuyan

Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Muhammed Esed

(bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranların;

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki daldıkları oyunda oynuyor olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, onlar bir bataklıkta oynarlar.

Ömer Öngüt

ki, onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar.

Suat Yıldırım

Onlar ki daldıkları batıl içinde oynayıp dururlar.

Süleyman Ateş

O daldıkları batıl içinde oynayıp duranlar,

Süleymaniye Vakfı

Onlar, boş işler içinde oynayıp duranlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar boş işlere dalıp eğlenenlerdir.

Şaban Piriş

Ki onlar, boş şeylere dalıp, oynuyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, 'daldıkları saçma bir uğraşı' içinde oynayıp, oyalananlardır.

Ümit Şimşek

O kimseler ki, onlar (bâtıl) bir dalış içinde oynayıp dururlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar bir batağa dalmış oynamaktadırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O kəslər ki, yalan bataqlığında əylənirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, (dünyada) yalana qurşanıb qəflət içində oynayarlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die in sinnlosem Gerede von der Wahrheit abirren!

Almanca — Der Edle Quran

die in schweifenden Gesprächen ihr Spiel treiben!

Almanca — M. A. Rassoul

die mit eitler Rede ein Spiel treiben!

Almanca — Muhammad Zaidan

die im Unfug- Treiben herumspielen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who amused themselves in idle talk and were given to indulging in personal vanity and drowned themselves in the nonsensical.

Abdul Haleem

who amuse themselves with idle chatter:

Abdullah Yusuf Ali

That play (and paddle) in shallow trifles.

Abul A'la Maududi

and amuse themselves with vain argumentation.

Aisha Bewley

who play at frivolous games:

Al-Hilali & Khan

Who are playing in falsehood[1].

Ali Quli Qarai

—those who play around in vain talk,

Amatul Rahman Omar

Who indulge in idle talk and who are busy in vain pursuits.

Arthur John Arberry

such as play at plunging,

Bijan Moeinian

vain discourse and took serious matters lightly.

E. Henry Palmer

who plunge into discussion for a sport!

Edip-Layth

Who are in their recklessness, playing.

George Sale

who amused themselves in wading in vain disputes!

Hamid S. Aziz

Those who sport in vain discourses.

Mahmoud Ghali

They are the ones who play at their wading, (i. e., become absorbed)

Marmaduke Pickthall

Who play in talk of grave matters;

Mohamed Ahmed - Samira

Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.

Muhammad Asad

all those who [throughout their lives] but idly played with things vain –

Mustafa Khattab

those who amuse themselves with falsehood!

Progressive Muslims

Who are in their recklessness, playing.

Sahih International

Who are in [empty] discourse amusing themselves.

Sam Gerrans

— Who in vain discourse are playing —

Shabbir Ahmed

Who peddle the play of shallow rituals.

Syed Vickar Ahamed

Those (people) who play (and indulge) in small and silly talk.

Taqi Usmani

who are indulged in vain talk, playing (with truth),

The Monotheist Group

Who are in their recklessness, playing.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku xwe di pûçî û batilî de berdidin, xafil û bêhay in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

zij die in geklets schertsen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die zich vermaken door zich in ijdele twisten te mengen.

Hollandaca — Siregar

Degenen die zich vermaken met ijdelheden.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

тем, которые лживыми речами (и делами) развлекаются [они не задумываются о том, что будет День Суда и что всем предстоит держать ответ перед Аллахом]!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som roade sig med tomt prat (och glömde evigheten);