Zariyat Suresi 28. Ayet — Elfaz
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
1فَاَوْجَسَfe evceseiçine düşürdüİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıو ج سBir şey hakkında endişe duymak, bir şeyden korkmak.
2مِنْهُمْminhumonlardanHarf-i Cer+Zamir
4قَالُواḳālūdedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5لَاlāNehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
6تَخَفْteḣafkorkmaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak
7وَبَشَّرُوهُve beşşerūhuve ona müjdeledilerBağlaç+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş
8بِغُلَامٍbi ğulāminbir oğlan çocuğuHarf-i Cer+İsimغ ل مŞehvetle heyecanlı, tahrik olmuş, kargaşalı, doğumdan on yedinci yıla kadar olan dönem, gençlik, genç adam, erkek çocuk.
9عَلِيمٍǎlīminbilginSıfatع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname