(Ey Muhammed!) De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."

قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِدِينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

ḳul e tuǎllimūne (a)llahe bi dīnikum ve(a)llahu yeǎ'lemu mā fī s-semāvāti ve mā fī l-erDi ve(a)llahu bi kulli şey'in ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَتُعَلِّمُونَe tuǎllimūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamesiz mi öğreteceksiniz?
3اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
4بِدِينِكُمْbi dīnikumد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dininizi
5وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
6يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
7مَاolanları
8فِي
9السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
10وَمَاve māve olanları
11فِي
12الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
13وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
14بِكُلِّbi kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
15شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
16عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Dininizi, Allah'a mı bildireceksiniz? Ve Allah bilir ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve Allah, her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Dininizi, Allahʼa mı bildireceksiniz? Ve Allah bilir ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve Allah, her şeyi bilir.

Adem Uğur

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Din anlayışınızı Allah'a mı öğretiyorsunuz! Allah, semalarda ne var ve arzda ne var bilir. . . Allah, Bi-külli şey'in Aliym'dir. "

Ahmet Tekin

'Siz dindarlığınızı, dindeki samimiyetinizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Allah göklerin ve yerin bilinmeyenlerini, sırlarını bilir. Her şey Allah’ın ilmi, planı, iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah her şeyi bilendir.'

Ali Bulaç

De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğreteceksiniz? Oysa Allah, göklerde ve yerde olanları bilir. Allah, her şeyi bilendir."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, o Bedevî’lere) de ki: “- Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? (sadece inandık demekle mümin mi oluyorsunuz?) Allah ise, göklerdekileri ve yerdekileri bilir. Allah her şeyi bilendir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'a, dininizi öğreteceksiniz; öyle mi? Allah, göklerde olan her şeyi ve yeryüzünde olan her şeyi bilir. Çünkü Allah, her şeyi Bilendir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Allah her şeyi bilmektedir."

Bekir Sadak

De ki: «Dininizi Allah'a mi ogretiyorsunuz? Oysa Allah goklerde olanlari da yerde olanlari da bilir, Allah her seyi bilendir.»

Celal Yıldırım

De ki: Siz, dininizi Allah'a mı öğretmek istiyorsunuz ?! Allah, göklerde olanı da, yerde olanı da bilir. Allah her şeyi (en iyi) bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Allah göklerde ve yerde olanları bildiği halde Allah’a dininizi öğretmeye mi kalkışıyorsunuz! Allah her şeyi bilmektedir.”

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir, Allah her şeyi bilendir.'

Diyanet Vakfi

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Siz Allah'a dindarlığınızı mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdekini ve yerdekini bilir ve Allah herşeyi bilendir"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Siz Allaha dindarlığınızı mı öğretiyorsunuz, halbuki Allah Göklerdekini ve Yerdekini bilir ve Allah her şey'e alimdir.

Erhan Aktaş

De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde olanları da yerde olanları da bilir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde olanları da yerde olanları da bilir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde olanları da, yerde olanları da bilir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir."

Fizilal-il Kuran

De ki: «Siz mi Allah'a dininizi öğreteceksiniz? Allah, göklerde ve yerde olanları bilir, Allah, herşeyi bilendir.»

Gültekin Onan

De ki: "Siz Tanrı'ya dininizi mi ögreteceksiniz? Oysa Tanrı, göklerde ve yerde olanları bilir. Tanrı, her şeyi bilendir."

Hamdi Döndüren

De ki: “Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde ve yerde olanları bilir. Allah her şeyi çok iyi bilendir!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Siz dininizi Allaha mı öğretiyorsunuz? Halbuki Allah, göklerde ne var, yerde ne varsa bilir. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Hayrat Neşriyat

De ki: '(Siz) dîninizi (dindar olup, onda sâdık olduğunuzu) Allah’a mı öğretiyorsunuz? Hâlbuki Allah, göklerde olanları ve yerde bulunanları bilir. Çünki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.'

İbni Kesir

De ki: Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Halbuki Allah; göklerde olanları da, yerde olanları da bilir. Allah; her şeyi bilendir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Allah göklerde ve yerde olanları bilmekteyken siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz!” Allah her şeyi bilendir.

Muhammed Esed

De ki: "Siz, Allah'a dininizi(n mahiyetini) mi öğret(mek ist)iyorsunuz? Allah göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah her şeyin eksiksiz bilgisine sahiptir!"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah'a dininizi siz mi öğreteceksiniz? Ama Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir: zira Allah her şeyi ayrıntısıyla bilendir."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah ise göklerde olanı da yerde olanı da bilir ve Allah Teâlâ herşeyi bihakkın bilendir.»

Ömer Öngüt

De ki: "Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. "

Suat Yıldırım

De ki: "Dindarlık derecenizi siz mi Allah’a bildireceksiniz? (Allah sanki bunu bilmiyor da sizin iddianıza mı bakacak?) Halbuki Allah bunu bildiği gibi, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Evet, Allah her şeyi hakkıyla bilir."

Süleyman Ateş

De ki: "Siz mi Allah'a din(darlığ)ınızı öğreteceksiniz? Allah, göklerde ve yerde olanları bilir. Allah, her şeyi bilendir."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Siz dininizi /bu dine girip girmediğinizi Allah'a mı öğretiyorsunuz?" Allah göklerde ve yerde olanları bilir. Allah her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz?" Allah göklerde ve yerde olanları bilir. Allah her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

De ki: -Dininizi Allah'a mı öğreteceksiniz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, herşeyi bilendir.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Siz Allah'a dininizi mi öğreteceksiniz? Oysa Allah, göklerde ve yerde olanları bilir. Allah, her şeyi bilendir.»

Ümit Şimşek

De ki: Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa göklerde ne var, yerde ne varsa Allah hepsini bilir. Çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Siz dininizi Allahamı öyrədirsiniz?” Halbuki Allah göylərdə olanları da, yerdə olanları da bilir. Allah hər şeyi bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər! Bu bədəvilərə) de: ″Siz dininizi (həqiqi müsəlman olduğunuzu) Allahamı öyrədirsiniz?″ Halbuki Allah göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısını) bilir. Allah hər şeyi biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺWollt ihr Gott über euren Glauben informieren?ʺ Gott weiß genau, was es in den Himmeln und auf der Erde gibt. Gottes Wissen umfaßt alles.

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Wollt ihr Allah über eure Religion belehren, wo Allah weiß, was in den Himmeln und was auf der Erde ist? Und Allah weiß über alles Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺWollt ihr Allah über eure Religion belehren, wo Allah doch alles kennt, was in den Himmeln und was auf Erden ist, und Allah alle Dinge weiß?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺWollt ihr ALLAH über euren Din belehren? Und ALLAH weiß, was in den Himmeln und was auf Erden ist.ʺ Und ALLAH ist über alles allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Ask to them O Muhammad: "Are you going to inform Allah of what operates on your character and will, and what accrued from your apprehension of Allah knows fully all in all in the heaven; and on earth and He is Alimun of the divine truth all in all?. "

Abdul Haleem

Say, ‘Do you presume to teach God about your religion, when God knows everything in the heavens and earth, and He has full knowledge of all things?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "What! Will ye instruct Allah about your religion? But Allah knows all that is in the heavens and on earth: He has full knowledge of all things.

Abul A'la Maududi

Say, (O Prophet), (to these pretenders to faith): "Are you apprising Allah of your faith? Allah knows all that is in the heavens and the earth. Allah has full knowledge of everything."

Aisha Bewley

Say: ‘Do you presume to teach Allah your deen when Allah knows everything in the heavens and everything in the earth? Allah has knowledge of all things. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "Will you inform Allâh of your religion while Allâh knows all that is in the heavens and all that is in the earth, and Allâh is All-Aware of everything.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Will you inform Allah about your faith while Allah knows whatever there is in the heavens and whatever there is in the earth, and Allah has knowledge of all things?’

Amatul Rahman Omar

Say, `Would you make known your faith to Allâh, while Allâh knows whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth? And Allâh knows all things full well. '

Arthur John Arberry

Say: 'What, would you teach God what your religion is, and God knows what is in the heavens and what is in the earth? And God has knowledge of everything. '

Bijan Moeinian

Let them who offer their lip services know that God knows about everything in the heavens and on the earth; God has absolute knowledge of everything.

E. Henry Palmer

Say, 'Will ye teach God your religion?' when God knows what is in the heavens and what is in the earth, and God all things doth know!

Edip-Layth

Say, "Are you teaching God about your system while God knows everything in the heavens and the earth? God is knowledgeable of all things."

George Sale

Say, will ye inform God concerning your religion? But God knoweth whatever is in heaven and in earth: For God is omniscient.

Hamid S. Aziz

Say, "What! Will you teach Allah about your religion?" Allah knows what is in the heavens and what is in the earth; and Allah is Aware of all things.

Mahmoud Ghali

Say, "Would you teach Allah about your religion, and Allah knows whatever is in the heavens and whatever is in the earth? And Allah is Ever-Knowing of everything. "

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): Would ye teach Allah your religion, when Allah knoweth all that is in the heavens and all that is in the earth, and Allah is Aware of all things?

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Are you trying to convince God of your faithfulness? But God knows all there is in the heavens and the earth, for God has knowledge of everything. "

Muhammad Asad

Say: "Do you, perchance, [want to] inform God of [the nature of] your faith although God knows all that is in the heavens and all that is on earth? Indeed, God has full knowledge of every­thing!"

Mustafa Khattab

Say, "Do you inform Allah of your faith, when Allah ˹already˺ knows whatever is in the heavens and whatever is on the earth? And Allah has ˹perfect˺ knowledge of all things."

Progressive Muslims

Say: "Are you teaching God about your system while God knows everything in the heavens and the Earth God is knowledgeable of all things. "

Sahih International

Say, "Would you acquaint Allah with your religion while Allah knows whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and Allah is Knowing of all things?"

Sam Gerrans

Say thou: “Would you teach God your doctrine, when God knows what is in the heavens and what is in the earth?” And God knows all things.

Shabbir Ahmed

Say, "Do you inform Allah of your religiousness when Allah knows all that is in the heavens and all that is in the earth?" And Allah is Knower of all things.

Syed Vickar Ahamed

Say: "Will you instruct Allah about your Religion, while Allah knows all that is in heavens and all that is on earth? And Allah is All Knowing (Aleem) of all things. "

Taqi Usmani

Say, "Would you apprise Allah of your religion, while Allah knows all that is in the heavens and all that is in the earth, and Allah is All-Knowing about every thing?"

The Monotheist Group

Say: "Are you teaching God about your system while God knows everything in the heavens and the earth? God is knowledgeable of all things."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺEst-ce vous qui apprendrez à Allah votre religion, alors quʹAllah sait tout ce qui est dans les cieux et sur la terre?ʺ Et Allah est Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Erê ma hûn dînê xwe bi Xwedê didine fêrkirin? Rewş ev e ku Xwedê bi tiştê li erd û asimanan, dizane. Xwedê bi her tiştî zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺWillen jullie dan God over jullie godsdienst beleren, terwijl God weet wat er in de hemelen en wat er op de aarde is?ʺ God is alwetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Wilt gij God nopens uwen godsdienst inlichten? Maar God kent alles, wat zich in den hemel en op aarde bevindt; want God is alwetend.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺZouden jullie Allah willen vertellen over (de waarachtigheid) van jullie geloof? Terwijl Hij kent wat zich in de hemelen en op de aarde bevindt? En Allah is Alwetend over alle zaken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) (этим бедуинам): «Неужели станете вы сообщать Аллаху о (наличии) вашей веры (в ваших сердцах), в то время как Аллах знает (все) то, что в небесах и что на земле? И Аллах о всякой вещи [обо всем] знает! [Ему известно, что в ваших сердцах.]»

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺНеужели вы собираетесь докладывать Аллаху о вашей вере? Ведь Аллах знает то, что на небесах и на земле. Аллах знает все сущееʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺVill ni underrätta Gud om (beskaffenheten av) er tro, fastän det är Gud som känner allt det som himlarna rymmer och det som jorden bär? Gud har vetskap om allt!ʺ