Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tuḳaddimū beyne yedeyi (a)llahi ve rasūlihi ve tteḳū (a)llahe inne (a)llahe semīǔn ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4لَا
5تُقَدِّمُواtuḳaddimūق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.geçmeyin
6بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinönüne
7يَدَيِyedeyiي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitönüne
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisinin
10وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive korkun
11اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
12اِنَّinneşüphesiz
13اللّٰهَ(a)llaheAllah
14سَمِيعٌsemīǔnس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
15عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, her hususta Allah'ın ve Peygamberinin huzûrunda, onların önüne geçmeyin ve çekinin Allah'tan; şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, her hususta Allahʼın ve Peygamberinin huzûrunda, onların önüne geçmeyin ve çekinin Allahʼtan; şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Allah'ın ve O'nun Rasulünün önüne (beşeri düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, kendi düşüncelerinizi, kararlarınızı, şahsî işlerinizi Allah ve Rasulünün emrinin, hükmünün, Kur’ân’ın, sünnetin önüne geçirmeyin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamber'inin huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah duyandır, bilendir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'ın Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler; (söz ve hareketlerinizle ileri varıb da) Allah’ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin; Allah’dan korkun. Çünkü Allah Semî’dir= her şeyi işitir, Alîm’dir= her şeyi bilir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın ve O'nun elçisinin önüne geçmeyin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Allah'tan ve peygamberinden one gecmeyin; Allah'tan sakinin; dogrusu Allah isitir ve bilir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah ve peygamberinin huzurunda ileri geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah, işitendir, bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Allah ve resulünün önüne geçmeyin, Allah’a itaatsizlikten sakının! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin (saygısızlık etmeyin) ve Allah'tan korkun, çünkü Allah işitir, bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. Allah'a için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Ey inananlar! Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin, Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'nın Resulünün huzurunda öne geçmeyin ve Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı işitendir, bilendir.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Allah’ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun; çünkü Allah, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün önüne geçmeyin. (1) Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, bilendir. (1. Sözde ve işte.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Allah’ın ve Resûlünün önüne geçmeyin! Ve Allah’dan sakının! Şübhesiz ki Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah’ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın ve Elçisi'nin (emrettiği şeyin) önüne kendinizi koymayın, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Asla Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân etmiş olanlar! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyiniz ve Allah'tan korkunuz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, bilendir.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamber'inin huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah işitendir, bilendir.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Söz ve hareketlerinizde ileri gidip de Allah’ın ve Resulünün önüne geçmeyin. Allaha karşı gelmekten sakının. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve resulünün (Allah'ın sözünün) önüne geçmeyin. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, daima dinleyen ve bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah'ın yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının önüne geçmeyin Allah'tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resul'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, Allah'ın Rasulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve ne Allah'ın, ne de Resulünün önüne geçmeyin. Çünkü Allah herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Heç bir şeydə Allahı və Onun Elçisini qabaqlamayın. Allahdan qorxun! Həqiqətən, Allah Eşidəndir, Biləndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! (Sözləriniz, iş və hərəkətlərinizdə) Allahdan və Peyğəmbərindən önə keçməyin. Allahdan qorxun. Həqiqətən, Allah (hər şeyi) eşidəndir, (hər şeyi) biləndir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Kommt Gott und Seinem Gesandten in Entscheidungsfragen nicht zuvor! Fürchtet Gott! Gott hört und weiß alles.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, kommt nicht Allah und Seinem Gesandten zuvor, und fürchtet Allah. Wahrlich, Allah ist Allhörend, Allwissend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Greift ALLAH und Seinem Gesandten nicht vor, und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber! Gewiß, ALLAH ist allhörend, allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and with works imprinted with wisdom and piety: Do not precede Allah and His Messenger in expressing judgment or belief, view or notion and entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is Sami'un (Omnipresent with unlimited audition) and Alimun (Omniscient)

Abdul Haleem

Believers, do not push yourselves forward in the presence of God and His Messenger––be mindful of God: He hears and knows all––

Abdullah Yusuf Ali

O Ye who believe! Put not yourselves forward before Allah and His Messenger; but fear Allah: for Allah is He Who hears and knows all things.

Abul A'la Maududi

Believers, do not advance before Allah and His Messenger, and fear Allah. Verily Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

You who have iman! do not put yourselves forward in front of Allah and of His Messenger; and have taqwa of Allah. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Make not (a decision) in advance[1] before Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), and fear Allâh. Verily! Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not venture ahead of Allah and His Apostle, and be wary of Allah. Indeed Allah is all-hearing, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not anticipate Allâh and His Messenger, (putting yourselves forward before their cause and) be full of reverence to Allâh and take Him as a shield. Behold, Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

O believers, advance not before God and His Messenger; and fear God. God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

Those who believe should never challenge God and His messenger with their opinion. You should treat the Lord with the utmost respect; beware that God knows everything and hears everything you say.

E. Henry Palmer

O ye who believe! do not anticipate God and His Apostle, but fear God; verily, God both hears and knows.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not advance yourselves before God and His messenger. Be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

O true believers, anticipate not any matter in the sight of God and his apostle: And fear God; for God both heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Be not forward in the presence of Allah and His Apostle, and be careful of (your duty to) Allah; surely Allah is Hearing, Knowing.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be not forward before (Literally: between the Two Hands of) Allah and His Me- ssenger, (i. e., do not ant) and be pious to Allah; surely Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Be not forward in the presence of Allah and His messenger, and keep your duty to Allah. Lo! Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

O YOU WHO believe, do not forestall the judgements of God and His Apostle, and have fear of God. Verily God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not put yourselves forward in the presence of [what] God and His Apostle [may have ordained], but remain conscious of God: for, verily, God is all-hearing, all-knowing!

Mustafa Khattab

O believers! Do not proceed ˹in any matter˺ before ˹a decree from˺ Allah and His Messenger. And fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

Sahih International

O you who have believed, do not put [yourselves] before Allah and His Messenger but fear Allah. Indeed, Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be not forward before God and His messenger, but be in prudent fear of God; God is hearing and knowing.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be not forward in the presence of Allah and His Messenger, and be mindful of Allah. Verily, Allah is Hearer, Knower. (Desist from holding your opinions above that which Allah has revealed to His Messenger).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not make your decisions (and yourselves) ahead of Allah and His Messenger but fear Allah: Verily, Allah is All Hearing (Sami'), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

O you who believe, do not proceed ahead of Allah and His Messenger, and fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui avez cru! Ne devancez pas Allah et Son messager. Et craignez Allah. Allah est Audient et Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî yên bawerî anîne! Nekevin pêşiya Xwedê û qasidê Wî (bibin peyrewê Pêxemberê wî). Ji pêkneanîna hukmê Xwedê xwe biparêzin. Bêguman Xwedê bihîzer e, zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Loopt niet vooruit op God en Zijn gezant en vreest God. God is horend en wetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! loopt de bevelen van God en zijn gezant niet vooruit, en vreest God; want God hoort en weet alles.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, plaatst julliezelf niet vóór Allah en Zijn Boodschapper, maar vreest Allah. Voorwaar, Allah is Alhorend, Alwetend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Не опережайте Аллаха и Его посланника (при вынесении какого-либо решения) и остерегайтесь (наказания) Аллаха [не совершайте ничего, что противоречит Слову Аллаха и затем Пророка], – ведь Аллах – слышащий (ваши речи), знающий (ваши намерения и дела)!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Не старайтесь опередить Аллаха и Его Посланника в чем-либо и бойтесь Аллаха, ибо Аллах - слышащий, знающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! Pocka inte på uppmärksamhet för egen del, när ni står inför Gud och Hans Sändebud, men frukta Gud! Gud hör allt, vet allt!