İnkar edenlere gelince, onlara şöyle denir: "Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkar bir kavim olmuş değil miydiniz?"

وَاَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَاتِي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِمِينَ

ve emmā (e)lleƶīne keferū e fe lem tekun āyātī tutlā ǎleykum fe stekbertum ve kuntum ḳavmen mucrimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَمَّاve emmāama gelince
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(lere)
4اَفَلَمْe fe lem
5تَكُنْtekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğil mi?
6اٰيَاتِيāyātīا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerim
7تُتْلٰىtutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okunurdu
8عَلَيْكُمْǎleykumsize
9فَاسْتَكْبَرْتُمْfe stekbertumك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.fakat siz büyüklük tasladınız
10وَكُنْتُمْve kuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve oldunuz
11قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum
12مُجْرِمِينَmucrimīneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suçlulardan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ama kâfir olanlara gelince: Âyetlerim okunmuyor muydu size? Derken ululandınız ve mücrim bir topluluk oldunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ama kâfir olanlara gelince: Âyetlerim okunmuyor muydu size? Derken ululandınız ve mücrim bir topluluk oldunuz.

Adem Uğur

Ama inkâr edenlere gelince onlara: Âyetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz, değil mi? denilir.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, "İşaretlerim size bildirilmedi mi? (Ama siz) benliklerinizi yücelttiniz ve suçlular (şirk koşanlar) toplumu oldunuz!" (denilir).

Ahmet Tekin

Allah’ı ve peygamberlerini inkârda ısrar edip küfre saplananlara ise: 'Size âyetlerim, Kur’ân’ım okunmadı mı? Büyüklük tasladınız, azgınlık ve zorbalık ettiniz, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr bir toplum oldunuz.' buyurulur.

Ahmet Varol

İnkar edenlere gelince (onlara denir ki): 'Ayetlerim size okunuyordu, ama siz büyüklendiniz ve günahkar bir topluluk oldunuz değil mi?'

Ali Bulaç

İnkar edenlere gelince; "Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve suçlu günahkar bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?"

Ali Fikri Yavuz

Kâfir olanlara ise, (şöyle denecek): Ayetlerim size okunurken kibirleniyordunuz ve günahkâr bir toplum bulunuyordunuz, değil mi idi?

Ali Rıza Safa

Ve nankörlük edenlere gelince; "Ayetlerim size okunmuştu. Fakat büyüklük tasladınız ve suçlu bir toplum oldunuz!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlere şöyle denilecektir: "Ayetlerim size okunmuyor muydu? Neden büyüklenip, suçlu bir toplum oldunuz?"

Bekir Sadak

Ama, inkar eden kimselere denir ki: «Ayetlerim size okunmus, siz de buyuklenip suclu bir millet olmustunuz degil mi?»

Celal Yıldırım

İnkâr edenlere gelince: Âyetlerimiz size okundu da büyüklük tasladınız ve böylece suçlu günahkâr bir millet oldunuz değil mi ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hakkı inkâr edenlere gelince şöyle denilecek: “Âyetlerim size okunmuyor muydu? Ama siz kibre kapıldınız ve günaha batmış bir topluluk oldunuz.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere gelince, onlara şöyle denir: "Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkar bir kavim olmuş değil miydiniz?"

Diyanet İşleri (eski)

Ama, inkar eden kimselere denir ki: 'Ayetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir millet olmuştunuz değil mi?'

Diyanet Vakfi

Ama inkâr edenlere gelince onlara: Âyetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz, değil mi? denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama kâfirlere gelince; onlara da denilir ki; «Size âyetlerim okunmadı mı? Siz büyüklük tasladınız ve günah işleyen bir kavim oldunuz değil mi?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdinizdi ve suçlu bir toplum idiniz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenlere gelince: değil mi karşınızda benim ayetlerim okunurdu da siz kibirlenmek istedinizdi ve mücrim bir kavm idiniz?

Erhan Aktaş

Kafirlere denir ki: "Ayetlerim size okunduğu zaman, büyüklük taslayarak suç işleyen bir halk olmuştunuz değil mi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere denir ki: "Ayetlerim size okunduğu zaman, büyüklük taslayarak suç işleyen bir halk olmuştunuz değil mi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere denir ki: "Ayetlerim size okunduğu zaman, büyüklük taslayarak suç işleyen bir toplum olmuştunuz değil mi?"

Fizilal-il Kuran

Ancak kafirlere gelince: «Ayetlerim size okunurdu, fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir toplum oldunuz değil mi?»

Gültekin Onan

Küfredenlere gelince; "Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayanlar ve suçlu günahkar bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?"

Hamdi Döndüren

Ama inkâr edenlere gelince, onlara, “Âyetlerim size okunurdu, fakat siz büyüklük tasladınız ve suç işleyen bir toplum oldunuz değil mi?”

Hasan Basri Çantay

Küfredenlere gelince: (Onlara da şöyle denilecek:) "Karşınızda ayetlerim okunurken büyüklük taslayanlar, günahkarlar güruhu olanlar sizler değil miydiniz"?

Hasib Asutay

Ama inkâr edenlere gelince (onlara şöyle denilir:) 'Âyetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz, değil mi?

Hayrat Neşriyat

İnkâr edenlere gelince, (onlara da şöyle denilir:) 'Size âyetlerim okunmuyor muydu? Fakat (siz) büyüklük tasladınız ve bir günahkârlar topluluğu oldunuz.'

İbni Kesir

Küfredenlere gelince; ayetlerimiz size okunmuş, siz de büyüklük taslayıp mücrim bir kavim olmuştunuz, değil mi?

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlara gelince, onlara “Ayetlerim size tilavet edilmemiş (okunup aktarılmamış) mıydı? Siz de kibirlenip suçlu bir toplum olmuştunuz (değil mi?” denecektir.)

Muhammed Esed

Hakikati inkar edenlere ise (şöyle denecek:) "Mesajlarımız size iletilmedi mi? Aslında (iletildi, ama) siz küstahça büyüklük tasladınız ve böylece günaha saplanmış bir toplum oldunuz"

Mustafa İslamoğlu

İnkarda direnenler var ya! (Onlara şöyle denilecek): "Mesajlarım size tebliğ edilmemişmiydi? Aksine (edilmişti), ama siz küstahça böbürlenmiş ve günahkar bir toplum olmayı yeğlemiştiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kâfir olanlara ise şöyle (denilecektir): «Değil mi ki, size karşı âyetlerımiz okundukça siz kibirlendiniz ve günahkârlar olan bir kavim oldunuz?»

Ömer Öngüt

İnkâr edenlere gelince, onlara: "Âyetlerim size okunmadı mı? Siz ise büyüklük tasladınız ve günahkârlar gürûhu oldunuz. " denilir.

Suat Yıldırım

Kâfirlere ise yüce Allah tarafından, şöyle denilir: "Âyetlerim size okunduğunda siz büyüklük taslamış ve hep suç işleyen kimseler olmuştunuz değil mi?"

Süleyman Ateş

Ama inkar edenlere gelince (onlara da şöyle denir): "Ayetlerim size okunurdu, fakat siz büyüklük tasladınız ve suçlu bir toplum oldunuz değil mi?"

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenlere de şöyle denir: "Ayetlerim size bağlantılarıyla birlikte okunmamış mıydı? Ama kendinizi büyük görüp suçlu bir topluluğa dönüşmüştünüz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denilecektir: "Ayetlerimiz size okunmamış mıydı? Ama kendinizi büyük görüp suçlu bir topluluğa dönüşmüştünüz."

Şaban Piriş

Ama, inkar eden kimselere denir ki: -Ayetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir toplum olmuştunuz değil mi?

Tefhim-ul Kuran

İnkâr edenlere gelince; «Size karşı ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve suçlu günahkâr bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?»

Ümit Şimşek

İnkâr edenlere gelince: Size âyetlerimiz okunmamış mıydı? Oysa siz büyüklük tasladınız ve bir mücrimler güruhu olup çıktınız.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar ve nankörlüğe sapmış olanlara gelince, onlara şöyle denecek: "Ayetlerimiz karşınızda okunurdu ama siz büyüklük taslardınız, suç işleyen bir toplum oldunuz, öyle değil mi?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir olanlara gəldikdə isə, onlara deyiləcəkdir: “Məgər ayələrim sizə oxunmurdumu? Siz isə təkəbbür göstərirdiniz və günahkar adamlar idiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafir olanlara isə (belə deyiləcəkdir): ″Məgər ayələrim (dünyada) sizə oxunmurdumu?! Amma siz (onlara qulaq asmağa, iman gətirməyə) təkəbbür göstərdiniz və günahkar bir tayfa oldunuz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen jedoch werden hören: ʺSind euch Meine Verse nicht vorgetragen worden? Da habt ihr euch hochmütig verhalten und habt sie verleugnet. Ihr seid ein sündiges Volk.

Almanca — Der Edle Quran

Was aber diejenigen angeht, die ungläubig waren, so (wird zu ihnen gesagt werden): ʺSind euch Meine Zeichen nicht stets verlesen worden? Aber ihr habt euch hochmütig verhalten und seid ein Volk von Übeltätern gewesen.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch zu jenen, die ungläubig waren(, wird gesprochen): ʺSind euch Meine Verse nicht verlesen worden? Ihr aber waret hochmütig und ihr wurdet ein sündiges Volk.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch hinsichtlich derjenigen, die Kufr betrieben haben: ʺWurden euch Meine Ayat nicht vorgetragen, dann ihr euch in Arroganz erhoben habt und ihr schwer verfehlende Leute wart?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But as to those who denied Allah, they will be told: "Have Our revelations not been recited to you but you exercised inordinate self-esteem, and you obstinately determined to criminate yourselves by allusion to falsehood; an allurement by which you fell and were a people of sin!"

Abdul Haleem

but those who disbelieved [will be asked]: ‘When My revelations were recited to you, were you not arrogant and persistent in wicked deeds?

Abdullah Yusuf Ali

But as to those who rejected Allah, (to them will be said): "Were not Our Signs rehearsed to you? But ye were arrogant, and were a people given to sin!

Abul A'la Maududi

But those who denied the Truth, they shall be told: "Were My Signs not rehearsed to you? But you waxed proud and became a guilty people."

Aisha Bewley

But as for those who were kafir: ‘Were My Signs not recited to you and yet you proved arrogant; you were a people of evildoers?

Al-Hilali & Khan

But as for those who disbelieved (it will be said to them): "Were not Our Verses recited to you? But you were proud, and you were a people who were Mujrimûn (polytheists, disbelievers, sinners, criminals)."

Ali Quli Qarai

But as for the faithless, [they will be asked,] ‘Were not My signs recited to you? But you were disdainful, and you were a guilty lot.

Amatul Rahman Omar

But as for those who disbelieved (God will say, ) `Is it not that My Messages were recited to you yet you behaved arrogantly and you became those who cut off their ties (with us)?

Arthur John Arberry

But as for those who have disbelieved: 'Were not My signs recited to you, and you waxed proud, and were a sinful people?

Bijan Moeinian

As for those who disbelieved, your Lord will say: "Were not My Revelations recited to you? What a shame that you showed arrogance and chose to become criminals.

E. Henry Palmer

And as for those who misbelieve, - were not my signs recited to you and ye were too big with pride and ye were a sinful people?

Edip-Layth

As for those who reject: "Were not My signs recited to you, but you turned arrogant and were a criminal people?"

George Sale

But as to the infidels, it shall be said unto them, Were not my signs rehearsed unto you? But ye proudly rejected them, and became a wicked people!

Hamid S. Aziz

As to those who disbelieved (it will be said, ) "What! Were not Our revelations recited unto you? But you were proud and became a guilty people. "

Mahmoud Ghali

And as for the ones who have disbelieved, (it will be said), "So, were not My ayat being recited to you, yet you waxed proud, and you were a criminal people?

Marmaduke Pickthall

And as for those who disbelieved (it will be said unto them): Were not Our revelations recited unto you? But ye were scornful and became a guilty folk.

Mohamed Ahmed - Samira

As for the infidels, (it will be said): "Were not My messages read out to you? But you behaved with self-conceit, and became a sinful people.

Muhammad Asad

But as for those who were bent on denying the truth, [they will be told:] "Were not My messages conveyed to you? And withal, you gloried in your arrogance, and so you became people lost in sin:

Mustafa Khattab

And as for those who disbelieved, ˹they will be told,˺ "Were My revelations not recited to you, yet you acted arrogantly and were a wicked people?

Progressive Muslims

As for those who disbelieve: "Were not My revelations recited to you, but you turned arrogant and were a criminal people"

Sahih International

But as for those who disbelieved, [it will be said], "Were not Our verses recited to you, but you were arrogant and became a people of criminals?

Sam Gerrans

And as for those who ignore warning: “Were not Our proofs recited to you? But you had waxed proud and were a people of lawbreakers.

Shabbir Ahmed

And as for those who rejected the Truth (they will be told), "Were not My Messages conveyed to you? But you took an arrogant stance since you were an exploitive folk. "

Syed Vickar Ahamed

But for those who rejected Allah, (it will be said to them): "Were not Our Signs recited to you? But you were too arrogant (haughty and proud) and you were criminals, a people used to sin!

Taqi Usmani

And as to those who disbelieved, (it will be said to them,) "Had My verses not been recited to you? But you showed arrogance, and you were a guilty people;

The Monotheist Group

As for those who disbelieve: "Were not My revelations recited to you, but you turned arrogant and were a criminal people?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quant à ceux qui ont mécru (il sera dit): ʺMes versets ne vous étaient-ils pas récités? Mais vous vous enfliez dʹorgueil et vous étiez des gens criminelsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne (ji wan re dê bê gotin:) Erê ma ayetên min ji we re nedihatin xwendin, vêca we jî xwe mezin didêra û hûn bûne civateke gunehkar?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar wat hen betreft die ongelovig zijn: ʺWaren Mijn tekenen jullie niet voorgelezen? Maar jullie waren hoogmoedige en misdadige mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat echter de ongeloovigen betreft, tot hen zal gezegd worden: Werden u niet mijne teekenen herinnerd? maar gij verwierpt die trotsch en werdt zondaren!

Hollandaca — Siregar

En wat degenen die niet geloofden betreft: werden Mijn Verzen niet aan jullie voorgedragen waarop jullie hoogmoedig werden? En jullie waren een volk van misdadigers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А те, которые стали неверующими, (то им будет сказано): «Разве знамения Мои не читались вам? Но вы возгордились (и не стали слушать их) и оказались людьми, которые взбунтовались (против воли Аллаха) [неверующими и многобожниками]».

Rusça — Osmanov

А что до тех, которые не уверовали, [то им будет сказано]: ʺРазве не возвещали вам Мои знамения? Но вы возгордились и стали грешниками.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som förnekade sanningen (skall tillfrågas): ʺLästes inte Mina budskap upp för er? Men i ert högmod (avvisade ni allt) och förhärdades i er synd!