Duhan Suresi 21. Ayet — Elfaz
"Bana inanmadınızsa benden uzak durun."
1وَاِنْve inve eğerBağlaç+Şart Edatı
2لَمْlemHarf-i Nefi
3تُؤْمِنُواtu'minūinanmadınızsaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
4لِيlībanaHarf-i Cer+Zamir
5فَاعْتَزِلُونِfe ǎ'tezilūnibenden uzaklaşınİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+Zamir+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıع ز لBir kenara koymak, uzaklaştırmak, ayırmak. Ma'zilun - geri kalanından ayrı bir yer, sakin yer, inziva yeri, uzak. Ma'zulun - uzaklaştırılmış. İ'tizal (fiil 8) kendini bir şeyden ayırmak veya uzaklaştırmak.