(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.

يَغْشَى النَّاسَ هٰذَا عَذَابٌ اَلِيمٌ

yeğşā n-nāse hāƶā ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.

Adem Uğur

Duman insanları bürüyecektir. Bu, elem verici bir azaptır.

Ahmed Hulusi

İnsanları kaplar! Bu feci bir azaptır (hakikatin fark edilip gereğinin uygulanmamış olması yüzünden)!

Ahmet Tekin

Gök insanları bürüyecek bir duman getirecek. İşte bu can yakıp, inleten müthiş bir azaptır.

Ahmet Varol

(O duman) insanları bürür. İşte bu acıklı bir azaptır.

Ali Bulaç

(Bu duman) insanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acı bir azabtır.

Ali Fikri Yavuz

Öyle bir duman ki, bütün insanları saracaktır. Bu acıklı bir azabdır.

Ali Rıza Safa

İnsanları çepeçevre saracaktır. Acı ceza, işte böyledir.

Bayraktar Bayraklı

- Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.

Bekir Sadak

(10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.

Celal Yıldırım

(10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(10-11) Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.

Diyanet İşleri

(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.

Diyanet İşleri (eski)

(10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

Diyanet Vakfi

(10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(10-11) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle! Bu acı bir azabdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ki insanları saracaktır; bu acı bir azaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki nası saracaktır, bu bir elim azabdır

Erhan Aktaş

İnsanları sarıp kuşatacak. İşte bu can yakıcı bir azaptır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanları sarıp kuşatacak. İşte bu can yakıcı bir azaptır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanları sarıp kuşatacak. İşte bu can yakıcı bir azaptır.

Fizilal-il Kuran

Duman, insanları bürüyecektir. Bu, acı bir azabtır.

Gültekin Onan

(Bu duman) insanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acı bir azabtır.

Hamdi Döndüren

O duman insanları kaplar. Bu, can yakıcı bir azaptır.

Hasan Basri Çantay

(Öyle bir duman ki bütün) insanları saracakdır o. "Bu, pek yaman bir azab" (diyecekler).

Hasib Asutay

(O durum) insanları kuşatır. Bu, can alıcı bir azaptır.

Hayrat Neşriyat

(10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.

İbni Kesir

İnsanları bürüyecektir. Bu; elim bir azabdır.

Mehmet Okuyan

(O duman) insanları kaplayacaktır. Bu, elem verici bir azaptır.

Muhammed Esed

bütün insanlığı sarıp kuşatan (ve günahkarları) "Bu azap ne acı!" (diye feryad ettiren ve)

Mustafa İslamoğlu

(O duman) bütün insanları bürüyecek (ve inkarcılar haykıracak): "Acıklı azap işte bu!

Ömer Nasuhi Bilmen

İnsanları saracaktır. Bu, bir acıklı azabtır.

Ömer Öngüt

Bütün insanları bürüyecektir. Bu acıklı bir azaptır.

Suat Yıldırım

(10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.

Süleyman Ateş

(Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azabdır.

Süleymaniye Vakfı

(Duman/çaresizlik) bu insanları /Mekkelileri saracak. İşte o, acı bir azaptır!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Duman o insanların hepsini saracak "Bu ne acıklı bir azap!" (diyerek şöyle yalvaracaklardır):

Şaban Piriş

İnsanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

Tefhim-ul Kuran

(Bu duman) İnsanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acıklı bir azabtır.

Ümit Şimşek

O duman insanları kaplar. İşte bu acı bir azaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanları kuşatıp sarar. İnletici bir azaptır bu.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

O tüstü ki, insanları bürüyəcəkdir. Bu, ağrılı-acılı bir əzabdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

der die Ungläubigen umhüllt, die sagen: ʺDas ist eine schreckliche, qualvolle Strafe.

Almanca — Der Edle Quran

der die Menschen überdecken wird. Das ist eine schmerzhafte Strafe.

Almanca — M. A. Rassoul

der die Menschen einhüllen wird. Das wird eine schmerzliche Qual sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

der die Menschen umhüllt. Dies ist eine qualvolle Peinigung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall your people -the Quraishites- smother out of a small danger into a great one by reason whereof ensues a great famine and they will be reduced to the painful extremities of hunger and the hungry flame devours the silent dead.

Abdul Haleem

It will envelop the people. They will cry, ‘This is a terrible torment!

Abdullah Yusuf Ali

Enveloping the people: this will be a Penalty Grievous.

Abul A'la Maududi

enveloping people. That will be a grievous scourge.

Aisha Bewley

which enshrouds mankind. ‘This is a painful punishment!

Al-Hilali & Khan

Covering the people: this is a painful torment.

Ali Quli Qarai

enveloping the people. [They will cry out:] ‘This is a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

That will envelop these people. This is that woeful calamity (which is foretold).

Arthur John Arberry

covering the people; this is a painful chastisement.

Bijan Moeinian

When this painful punishment overtakes man, he will pray saying:….

E. Henry Palmer

to cover men - this is grievous torment!

Edip-Layth

It will envelop the people: "This is a painful retribution!"

George Sale

which shall cover mankind: This will be a tormenting plague.

Hamid S. Aziz

That shall overtake men; this is a painful punishment.

Mahmoud Ghali

That will envelop mankind; this is a painful torment.

Marmaduke Pickthall

That will envelop the people. This will be a painful torment.

Mohamed Ahmed - Samira

Which would envelope mankind. That would be a grievous affliction.

Muhammad Asad

enveloping all mankind, [and causing the sinners to exclaim:] "Grievous is this suffering!

Mustafa Khattab

overwhelming the people. ˹They will cry,˺ "This is a painful torment.

Progressive Muslims

It will envelop the people: "This is a painful retribution!"

Sahih International

Covering the people; this is a painful torment.

Sam Gerrans

Covering mankind: “This is a painful punishment!

Shabbir Ahmed

Enveloping all mankind, heralding an outcry, "Grievous is this suffering!

Syed Vickar Ahamed

Surrounding the people: This will be a painful penalty.

Taqi Usmani

that will envelop people. This is a painful punishment.

The Monotheist Group

It will envelop the people: "This is a painful retribution!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui couvrira les gens. Ce sera un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew mirovan dide nav xwe (û li wan tê hev). Ha ev ezabekî dijwar û bijan e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die de mensen zal bedekken; dat is een pijnlijke bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die den mensch zal bedekken. Dit zal eene martelende plaag wezen.

Hollandaca — Siregar

Die de mensen omhult. Dit is een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

который покроет людей; (и будет сказано): «Это – мучительное наказание!» (Это один из признаков Судного Дня)

Rusça — Osmanov

который окутает людей. Это и есть мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som sveper in människorna; (och de skall ropa och klaga:) ʺVilket straff, vilken plåga!