Zuhruf Suresi 7. Ayet — Elfaz
(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
1وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
2يَأْتِيهِمْye'tīhimonlara gelmezdiMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
3مِنْminhiçbirHarf-i Cer
5اِلَّاillāHasr Edatı
6كَانُواkānūetmedikleriMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
8يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūnealayMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)