Zuhruf Suresi 52. Ayet — Elfaz
"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"
1اَمْemyahut (değil miyim?)Bağlaç
2اَنَا۬enābenZamir
3خَيْرٌḣayrundaha iyiİsimخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.
4مِنْmin-ndanHarf-i Cer
5هٰذَاhāƶāşu-İşaret Zamiri
6الَّذِيelleƶīkiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7هُوَhuveoZamir
9وَلَاve lāve olmayandırBağlaç+Harf-i Nefi
11يُبِينُyubīnusöz anlatacak durumdaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin