Zuhruf Suresi 10. Ayet — Elfaz
O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.
1اَلَّذِيelleƶīO kiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2جَعَلَceǎlekılandırMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak
3لَكُمُlekumusizin içinHarf-i Cer+Zamir
4الْاَرْضَl-erDeyeriMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
5مَهْدًاmehdenbir beşikİsimم ه دbeşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmak
6وَجَعَلَve ceǎleve yapandırBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak
7لَكُمْlekumsizeHarf-i Cer+Zamir
8فِيهَاfīhāoradaHarf-i Cer+Zamir
10لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur kiHarf-i Nasb+Zamir
11تَهْتَدُونَtehtedūnehidayete eresinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.