Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَحِيصٍ

ve Delle ǎnhum mā kānū yed'ǔne min ḳablu ve Zennū mā lehum min meHīSin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَضَلَّve Delleض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.ve sapıp gitmiştir
2عَنْهُمْǎnhumonlardan
3مَاşeyler
4كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
5يَدْعُونَyed'ǔneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekyalvarıp duruyor(lar)
6مِنْmin
7قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönceden
8وَظَنُّواve Zennūظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.ve onlar anlamışlardır
9مَاolmadığını
10لَهُمْlehumkendileri için
11مِنْminhiçbir
12مَحِيصٍmeHīSinح ي صTo escape, deviate, turn away from, shun, retire or go back from something, act towards a person with artifice or guile, to vie/compete with someone, strive to overcome someone.kaçacak yer

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve önceden çağırdıkları putlar, gözlerinden kaybolup gitmiştir ve onlar, kaçıp sığınacakları bir yerleri olmadığını da iyiden iyiye anlamışlardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve önceden çağırdıkları putlar, gözlerinden kaybolup gitmiştir ve onlar, kaçıp sığınacakları bir yerleri olmadığını da iyiden iyiye anlamışlardır.

Adem Uğur

Böylece önceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Ahmed Hulusi

Daha önce lafını ettikleri şeyler onlardan kaybolup gitti ve kendileri için bir kaçış yeri bulunmadığını da fark ettiler!

Ahmet Tekin

Onların önceden taptıkları, yalvardıkları şeyler kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını da anlamışlardır.

Ahmet Varol

Daha önce ibadet etmekte oldukları onlardan kaybolur ve kendileri için hiçbir sığınılacak yer olmadığını anlarlar.

Ali Bulaç

Önceden kendilerine taptıkları (bugün) onlardan kaybolup gitti ve onlar kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Önceden ibadet edib durdukları putlar, kendilerinden kaybolup gideceklerdir; ve onlar kendilerine hiç bir kaçamak kalmadığını anlıyacaklardır.

Ali Rıza Safa

Daha önce yakarışlarda bulundukları, onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Zaten kendileri için kaçacak yer olmadığını anlamışlardır.

Bayraktar Bayraklı

Daha önce taptıkları tanrılar uzaklaşıp kaybolacaktır. Sığınacak hiçbir yerleri olmadığını anlayacaklardır.

Bekir Sadak

Onceden yalvarip durduklari seyler onlardan uzaklasmistir. Kendilerinin kacacak yerleri olmadigini anlamislardir.

Celal Yıldırım

Daha önce taptıkları tanrılar, onlardan uzaklaşıp gözlerinden kaybolmuşlar ve onlar da kendilerine hiçbir kaçacak yer bulunmadığını anlamışlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık daha önce taptıkları şeyler onları terkedip kaybolmuş; kendileri de kaçıp kurtulacakları bir yer bulunmadığını anlamışlardır.

Diyanet İşleri

Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Önceden yalvarıp durdukları şeyler onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Diyanet Vakfi

Böylece önceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Önceden tapmakta oldukları şeyler, kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Önceden tapıp durdukları şeyler onlardan kaybolup gitmişler ve onlar kendileri için kaçacak bir yer kalmadığını anlamışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Önceden tapıp durdukları şeyler onlardan gayb olup gitmişler ve onlar kendilerine hiçbir kaçamak kalmadığını anlamışlardır.

Erhan Aktaş

Ve daha önce tapındıkları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler. Onlar, kendileri için kaçıp kurtulacak yer olmadığını anladılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve daha önce tapındıkları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler. Onlar, kendileri için kaçıp kurtulacak yer olmadığını anladılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve daha önce tapındıkları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler. Onlar, kendileri için kaçıp kurtulacak yer olmadığını anladılar.

Fizilal-il Kuran

Önceden yalvarıp durdukları tanrıları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerlerinin olmadığını anlamışlardır.

Gültekin Onan

Önceden kendilerine taptıkları (bugün) onlardan kaybolup gitti ve onlar kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Hamdi Döndüren

Böylece, daha önce tapmakta oldukları şeyler, gözlerinin önünden kaybolup gitmiş ve onlar, kendileri için, kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Hasan Basri Çantay

Önceden tapdıkları nesneler onlardan uzaklaşıb gaaib olmuşdur (olacakdır). Onlar kendilerine (azabdan) kaç (ıb kurtul) acak hiçbir yer olmadığını anlamışlardır (anlayacaklardır).

Hasib Asutay

Önceden yalvardıkları şeyler (17) onlardan (uzaklaşıp) kaybolmuşlar. Kendileri için kaçacakları bir yer olmadığını anlamışlardır. (17. Putlar.)

Hayrat Neşriyat

Daha önce (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, onlardan kaybolmuş ve kendileri için kaçacak bir yer bulunmadığını anlamışlardır.

İbni Kesir

Önceden taptıkları şeyler onlardan uzaklaşıp gitmiştir. Ve kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Mehmet Okuyan

(Böylece dünyada) yalvarıp durdukları (şeyler) onlardan uzaklaşmış, kendileri için kaçacak hiçbir yer olmadığını da anlamış (olacak)lardır.

Muhammed Esed

Böylece, onların önceden yalvarıp durdukları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak ve kendileri için bir kaçış imkanı olmadığını kesinlikle öğreneceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Artık onların daha önceden yalvarıp yakardıkları şeyler kendilerini yalnız bırakmıştır: kendileri için kaçacak bir yer olmadığına iyice kanaat getirirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan evvelce tapıp, durdukları şeyler gaib oluvermişlerdir ve kendileri için sığınılacak yer olmadığını anlamışlardır.

Ömer Öngüt

Daha önce taptıkları şeyler onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur ve kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Suat Yıldırım

Böylece daha önce ibadet ettikleri putlar kendilerini terk eder, müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.

Süleyman Ateş

Önceden yalvarıp durdukları şeyler, onlardan sapıp gitmiş ve onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Süleymaniye Vakfı

Daha önce yardıma çağırdıkları kaybolup gitmiş ve kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Önceleri yardıma çağırıp durdukları kaybolur ve kendileri için bir kurtuluş yolu olmadığını anlarlar.

Şaban Piriş

Daha önce ibadet ettikleri şeyler onlardan kaybolup gitmiştir. Bir kaçış yolu olmadığını anlamışlardır.

Tefhim-ul Kuran

Önceden kendilerine taptıkları (bu gün) onlardan kaybolup gitti ve onlar kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Ümit Şimşek

Daha önce yakardıkları şeyler onları öylece bırakıp kaybolmuş; onlar da sığınacak bir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce yakarıp durdukları, onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur. Kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əvvəllər tapındıqları bütlər onları qoyub gedəcək və onlar özləri üçün bir qurtuluş yeri olmadığını yəqin edəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Öncə (dünyada) ibadət etdikləri (bütlər) onlardan qeyb olacaq və onlar özləri üçün qaçıb can qurtarmağa bir yer olmadığını yəqin edəcəklər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ihnen war entfallen, was sie damals angebetet hatten, und sie waren davon überzeugt, daß sie keinen Ausweg hätten.

Almanca — Der Edle Quran

Und entschwunden wird ihnen sein, was sie zuvor anzurufen pflegten, und sie werden überzeugt sein, daß es für sie kein Entrinnen gibt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen ist abhanden gegangen, woran sie vorher Bittgebete zu richten pflegten. Und sie glaubten, daß es für sie kein Entrinnen mehr gibt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, they are forsaken and renounced by those whom they regarded and adored before with appropriate acts and rites, who have failed their expectation. And now such a sure watch laid upon them makes them realize that there is no escape.

Abdul Haleem

the gods they invoked before will have vanished away; they will know that there is no escape.

Abdullah Yusuf Ali

The (deities) they used to invoke aforetime will leave them in the lurch, and they will perceive that they have no way of escape.

Abul A'la Maududi

Then all those deities whom they once used to call upon shall vanish and they will come to know for sure that there is no escape for them.

Aisha Bewley

What they called upon before will have forsaken them and they will realise they have no way of escape.

Al-Hilali & Khan

And those whom they used to invoke before (in this world) shall disappear from them, and they will perceive that they have no place of refuge (from Allâh’s punishment).[1]

Ali Quli Qarai

What they used to invoke before has forsaken them, and they know there is no escape for them.

Amatul Rahman Omar

(Not only that) those (false gods) whom they called upon (in their worship) before that, will be lost to them, they will know for certain that they have no place of escape.

Arthur John Arberry

Then that they called upon before will go astray from them and they will think that they have no asylum.

Bijan Moeinian

[they will look around desperately to see if ] their idols [in any form and shape that they used to worship] will come to their rescue and none will come to help them.

E. Henry Palmer

they shall say, 'We do own to thee there is no witness amongst us!' and that on which they used to call before shall stray away from them, and they shall think there is no escape for them.

Edip-Layth

They were abandoned by what they used to call on before, and they realized that there will be no escape.

George Sale

And the idols which they called on before, shall withdraw themselves from them; and they shall perceive that there will be no way to escape.

Hamid S. Aziz

And away from them shall go what they called upon before, and they shall know for certain that there is no escape for them.

Mahmoud Ghali

And whatever they used to invoke earlier will err away from them, and they will surmise that in no way can they have any evasion.

Marmaduke Pickthall

And those to whom they used to cry of old have failed them, and they perceive they have no place of refuge.

Mohamed Ahmed - Samira

And those they used to worship will leave them in the lurch, and they will realise there is no escape for them.

Muhammad Asad

And so, all that they were wont to invoke aforetime will have forsaken them; and they shall know for certain that there is no escape for them.

Mustafa Khattab

Whatever ˹idols˺ they used to invoke besides Allah will fail them. And they will realize that they will have no escape.

Progressive Muslims

And they were abandoned by that which they used to call on before, and they realised that there will be no escape.

Sahih International

And lost from them will be those they were invoking before, and they will be certain that they have no place of escape.

Sam Gerrans

And strayed from them will be what they called to before; and they will know that they have no place of refuge.

Shabbir Ahmed

And thus, those whom they used to call upon before, will leave them groping in the dark. And they will realize there is no asylum for them.

Syed Vickar Ahamed

And the (other gods) that they used to call for before will leave them in the anxiety (and pain), and they will see that they have no way to escape.

Taqi Usmani

And whatever they used to invoke earlier will vanish from them, and they will realize that they have no way to escape.

The Monotheist Group

And they were abandoned by that which they used to call on before, and they realized that there will be no escape.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew tiştên ku wan berê îbadetê wan dikir ji ber wan winda bûn û wan baş yeqîn kir ku ji wan re tu cihê revê tune ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar dat wat zij vroeger aanriepen zijn zij kwijt en zij dachten dat er voor hen geen ontsnapping was.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de afgoden, welke zij te voren aanriepen zullen zich aan hen onttrekken, en zij zullen bemerken, dat er geen weg zal wezen om te ontkomen.

Hollandaca — Siregar

En wat zij voorheen plachten aan te roepen is van hen weggedwaald, en zij zijn ervan overtuigd dat er voor hen geen uitweg is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И скрылись от них [от многобожников] те, к которым они взывали [поклонялись] раньше [их ложные божества не смогли помочь им], и подумали [поняли] они, что нет им спасения (от наказания Аллаха).

Rusça — Osmanov

Те, к кому они взывали прежде, покинут их, и они узнают, что им нет прибежища.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det som de förut brukat åkalla har då övergett dem, och de har förstått att det inte finns någon plats dit de kan fly.