Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.

اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَاءَهُمْ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزِيزٌ

inne (e)lleƶīne keferū bi ƶ-ƶikri lemmā cā'ehum ve innehu le kitābun ǎzīzun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīneonlar
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ettiler
4بِالذِّكْرِbi ƶ-ƶikriذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekZikr'i (Kur'an'ı)
5لَمَّاlemmā
6جَاءَهُمْcā'ehumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakkendilerine gelen
7وَاِنَّهُve innehuhalbuki o
8لَكِتَابٌle kitābunك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitaptır
9عَزِيزٌǎzīzunع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertaziz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân, kendisine tebliğ edildikten sonra kâfir olanlar; ve hem de şüphe yok ki bu Kur'ân, eşsiz ve üstün bir kitaptır ki;

Abdulkadir Gölpınarlı

Kurʼân, kendisine tebliğ edildikten sonra kâfir olanlar; ve hem de şüphe yok ki bu Kurʼân, eşsiz ve üstün bir kitaptır ki;

Adem Uğur

Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır.

Ahmed Hulusi

Gerçekten, kendilerine gelen hakikatlerini hatırlatıcıyı inkar edenlerdir! Muhakkak ki O (hakikatlerini hatırlatıcı - zikir), Aziyz bir BİLGİdir!

Ahmet Tekin

Kendilerine okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân geldiğinde, onu inkârda ısrar edenler, bunun sonuçlarına katlanacaklar. O, kudretli ve hükümran bir kitaptır.

Ahmet Varol

Onlar (ateşe atılacaklar) kendilerine Kur'an gelince onu inkar ettiler. Oysa o çok ulu bir kitaptır.

Ali Bulaç

Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkar edenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine Kur’an geldiği vakit, onu inkâr edenler, (azaba uğratılacaklardır). Muhakkak ki, o çok şerefli bir kitabdır.

Ali Rıza Safa

Aslında, kendilerine öğreti geldiği zaman inkar ettiler. Kuşkusuz, O, gerçekten Üstün Kitap'tır.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine geldiğinde Kur'an'ı inkar edenler de saklanamazlar. Çünkü o Kur'an eşsiz bir kitaptır.

Bekir Sadak

(41-42) Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmislerdir; oysa o, degerli bir Kitap'dir. Gecmiste ve gelecekte onu batil kilacak yoktur. Hakim ve ovulmege layik olan Allah katindan indirilmedir.

Celal Yıldırım

Onlar ki, Kur'ân kendilerine geldiği zaman onu tanımayıp reddettiler, (elbette bunun sonucuna katlanacaklardır). Çünkü O, aziz (şerefli, üstün, değerli) bir Kitap'tır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu uyarıcı kitap kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler (cezalarını görecekler). O, gerçekten çok değerli bir kitaptır.

Diyanet İşleri

Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.

Diyanet İşleri (eski)

(41-42) Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeğe layık olan Allah katından indirilmedir.

Diyanet Vakfi

Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kur'ân kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarını çekeceklerdir. O gerçekten çok değerli bir kitaptır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, O Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenlerdir. Halbuki o, benzeri bulunmaz bir kitaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar: o zikir kendilerine geldiği vakıt ona körlük eden mülhidler, halbuki o misli bulunmaz aziz bir kitab

Erhan Aktaş

Onlar, kendilerine zikir geldiği zaman onu Küfrettiler. Kuşkusuz O, yüce bir Kitap'tır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kendilerine zikir geldiği zaman onu Küfrettiler. Kuşkusuz O, yüce bir Kitap'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kendilerine zikir geldiği zaman onu yalanladılar. Kuşkusuz O, yüce bir Kitap'tır.

Fizilal-il Kuran

Kendilerine gelen Kur'ân'ı inkar ettiler. Halbuki o yüce bir Kitab'dır.

Gültekin Onan

Şüphesiz, kendilerine zikir gelince ona küfredenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.

Hamdi Döndüren

Onlar kendilerine gelen Kur’an’ı inkâr ettiler. Oysa o, eşsiz bir kitaptır.

Hasan Basri Çantay

(Ayetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler) o zikre (Kur'ana) — o, kendilerine gelince — küfredenler (dir ki işte bunlar şübhesiz bize gizli kalmazlar). Halbuki o, cidden sarp bir kitabdır.

Hasib Asutay

Kendilerine kitap gelince, onu inkâr edenler (bunun sonucuna katlanırlar). Gerçekten o yüce bir kitaptır.

Hayrat Neşriyat

Doğrusu o kimseler ki, kendilerine geldiğinde Kur’ân’ı inkâr ettiler. Hâlbuki şübhesiz o, gerçekten çok yüce bir Kitab’dır.

İbni Kesir

Kendilerine zikir gelince; onlar onu inkar etmişlerdir. Halbuki o, aziz bir kitabdır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki kendilerine zikr (Kur’an) geldiğinde onu inkâr edenler (kayıptadır). Şüphesiz ki o yüce bir kitaptır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, kendilerine gelen bu uyarıyı inkar edenler (var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır); çünkü o yüce bir ilahi kelamdır.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz onlar, kendilerine ulaştığı halde bu ilahi uyarıyı inkar edenlerdendir: çünkü o, elbette pek yüce bir Kitaptır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok (mülhidler) o kimselerdir ki, kendilerine geldiği zaman Kur'an'ı inkâr etmişlerdir ve muhakkak ki o, elbette azîz bir kitaptır.

Ömer Öngüt

Kendilerine Zikir (Kur'an) geldiğinde onu inkâr edenler, (mutlaka cezalarını çekeceklerdir). Halbuki o aziz bir Kitap'tır.

Suat Yıldırım

(41-42) Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden, ne ardından, hiç bir taraftan yol bulamaz.(Tam hüküm ve hikmet sahibi, bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir.

Süleyman Ateş

Onlar, kendilerine gelen Kur'an'ı inkar ettiler. Halbuki o, öyle eşsiz bir Kitaptır,

Süleymaniye Vakfı

Bu zikir /Bu Kur'an, kendilerine gelince kafirlik edenler (bize gizli kalmazlar). Şüphesiz o zikir, güçlü ve şerefli bir kitaptır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Zikir kendilerine gelince görmezlik edenler (ateşe atılacak olanlardır). Oysaki o, güçlü bir kitaptır.

Şaban Piriş

Kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler. Oysa o, eşsiz bir kitaptır.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz, kendilerine zikir gelince ona (karşı) küfre sapanlar (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.

Ümit Şimşek

Kendilerine öğüt geldiğinde onu yalanladılar. Halbuki o aziz bir kitaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, o zikiri/Kur'an'ı kendilerine geldiğinde inkar ettiler. Halbuki o, eşsiz yücelikte bir Kitap'tır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhə yox ki, Zikr onlara gəldiyi zaman onu yalan sayanlar cəzalandırılacaqlar. Həqiqətən, bu, əzəmətli bir Kitabdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Özlərinə Qurʼan gəldiyi zaman onu yalan hesab edənlər (mütləq cəzalarına çatacaqlar). O (Qurʼan), şübhəsiz ki, çox dəyərli (qiymətli) bir kitabdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bestraft werden diejenigen, die den Koran verleugnet haben, als er ihnen verkündet wurde. Es ist ein erhabenes Buch;

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen, die die Ermahnung verleugnen, nachdem sie zu ihnen gekommen ist ... Es ist fürwahr ein wehrhaftes Buch,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diejenigen, die nicht an die Ermahnung glaubten, als sie zu ihnen kam (, werden bestraft) Und wahrlich, es ist ein ehrwürdiges Buch.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die Kufr der Ermahnung gegenüber betrieben, als er zu ihnen kam, (bleiben Uns nicht verborgen). Und gewiß, er ist doch eine würdige Schrift.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who declared the Quran, when it was revealed to them, to be untrue and untenable and not what it is stated to be, shall regret their declaration. It is indeed a Book enjoying the majesty and splendour attendant upon a manifestation of Allah.

Abdul Haleem

Those who reject the Quran when it comes to them- though it is an unassailable Scripture

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject the Message when it comes to them (are not hidden from Us). And indeed it is a Book of exalted power.

Abul A'la Maududi

These are the ones who rejected the Good Counsel when it came to them, although it is certainly a Mighty Book.

Aisha Bewley

Those who reject the Remembrance when it comes to them – truly it is a Mighty Book;

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieved in the Reminder (i.e. the Qur’ân) when it came to them (shall receive the punishment). And verily, it is an honourable well-fortified respected Book (because it is Allâh’s Speech, and He has protected it from corruption. (See V.15:9)

Ali Quli Qarai

Indeed those who defy the Reminder when it comes to them. . . . Indeed it is an august Book:

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve in the Reminder (- the Qur'ân) when it comes to them, while it is truly an invincible Book (they will meet the fate of the lost ones).

Arthur John Arberry

Those who disbelieve in the Remembrance when it comes to them -- and surely it is a Book Sublime;

Bijan Moeinian

The who reject their Lord’s message when it is presented to them are guilty as they reject an honorable Book (Qur’an).

E. Henry Palmer

Verily, those who misbelieve in the reminder when it comes to them - and, verily, it is a glorious Book!

Edip-Layth

Surely, those who have rejected the Reminder when it came to them; and it is an Honorable book.

George Sale

Verily they who believe not in the admonition of the Koran, after it hath come unto them, shall one day be discovered. It is certainly a book of infinite value:

Hamid S. Aziz

Surely those who disbelieve in the Reminder when it comes to them (are losers, for most surely it is a Book of exalted power.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who disbelieved in the Remembrance as soon as it came to them (are unjust), and surely it is indeed a Mighty Book;

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve in the Reminder when it cometh unto them (are guilty), for lo! it is an unassailable Scripture.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who reject the Reminder when it has come to them (should know) that it is a Book inviolate.

Muhammad Asad

Verily, they who are bent on denying the truth of this reminder as soon as it comes to them - [they are the losers]: for, behold, it is a sublime divine writ:

Mustafa Khattab

Indeed, those who deny the Reminder[1] after it has come to them ˹are doomed˺, for it is truly a mighty Book.

Progressive Muslims

Surely, those who have rejected the Reminder when it came to them; and it is an Honourable Scripture.

Sahih International

Indeed, those who disbelieve in the message after it has come to them. .. And indeed, it is a mighty Book.

Sam Gerrans

Those who deny the remembrance when it has come to them[...]. And it is a mighty Writ

Shabbir Ahmed

Think of those who fail to see the power in this Reminder when it comes to them! For, verily, it is a Tremendous Scripture.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who reject the Message when it comes to them (are not hidden from Us). And indeed it (the Quran) is a Book protected by supreme power.

Taqi Usmani

Surely those who have rejected the advice (the Qur’ān) when it came to them (are the ones who adopted perversity, and are not hidden from Us). And surely, it is an unassailable book

The Monotheist Group

Those who have rejected the Reminder when it came to them; and it is an Honorable Book.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ne croient pas au Rappel (le Coran) quand il leur parvient... alors que cʹest un Livre puissant (inattaquable);

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku dema Quran ji wan re hatî bawerî pê neanîn, (ji wan re dojeh heye). Bêguman ew kitêbeke qedirbilind û zorşikên e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, zij die niet in de vermaning van den Koran gelooven, nadat die tot hen is gekomen, zullen eens ontdekt worden. Zekerlijk, het is een boek van onschatbare waarde.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die niet in de Vermaning (de Koran) geloven nadat deze tot hen was gekomen (zullen gestraft worden). Voorwaar, het is een verheven Boek.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые стали неверующими в Напоминание [в Коран], после того как оно пришло к ним (будут жестоко наказаны). И поистине, это [Коран] – однозначно, книга великая [хранимая Аллахом]!

Rusça — Osmanov

Воистину, тех, которые не уверовали в Коран, когда он был прочитан, а он - великое Писание, [Мы подвергнем наказанию].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som förnekar sanningen i denna Påminnelse när den når dem (har ett fruktansvärt straff att vänta). Den är en Skrift (som övertygar) med väldig kraft;