Fussilet Suresi 37. Ayet — Elfaz
Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.
1وَمِنْve minveBağlaç+Harf-i Cer
2اٰيَاتِهِāyātihiO'nun ayetlerindendirİsim+Zamirا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
3الَّيْلُl-leylugeceMarife (Belirlilik Takısı)+İsimل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin
4وَالنَّهَارُve n-nehāruve gündüzBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)
5وَالشَّمْسُve ş-şemsuve güneşBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.
6وَالْقَمَرُve l-ḳameruve ayBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimق م رBeyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar).
7لَاlāNehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
8تَسْجُدُواtescudūsecde etmeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
9لِلشَّمْسِli ş-şemsigüneşeHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.
10وَلَاve lāne deBağlaç+Harf-i Nefi
11لِلْقَمَرِli l-ḳameriayaHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimق م رBeyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar).
12وَاسْجُدُواve scudūfakat secde edinBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
13لِلّٰهِli (a)llahiAllah'aHarf-i Cer+Lafza-i Celal
14الَّذِيelleƶīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
15خَلَقَهُنَّḣaleḳahunneonları yaratanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.
16اِنْineğerŞart Edatı
17كُنْتُمْkuntumisenizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18اِيَّاهُiyyāhuO'naZamir
19تَعْبُدُونَteǎ'budūnetapıyor(sanız)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek