Onları elbette doğru yola iletirdik.

وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا

ve le hedeynāhum SirāTen musteḳīmen

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onları dosdoğru yola sevk ederdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onları dosdoğru yola sevk ederdik.

Adem Uğur

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Ahmed Hulusi

Onları sırat-ı müstakime yöneltirdik.

Ahmet Tekin

O zaman, onları doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayatta başarıya ulaştırırdık.

Ahmet Varol

Ve onları doğru yola iletirdik.

Ali Bulaç

Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.

Ali Fikri Yavuz

Ve onları, muhakkak doğru yola iletirdik.

Ali Rıza Safa

Ve onları, dosdoğru yola eriştirirdik.

Bayraktar Bayraklı

Onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.

Bekir Sadak

(67-68) O zaman onlara kendi katimizdan buyuk bir ecir verir ve onlari dogru yola eristirirdik.

Celal Yıldırım

(67-68) Ve o zaman biz de kendi katımızdan onlara büyük bir mükâfat verir ve kendilerini elbette doğru bir yola eriştirirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Diyanet İşleri

Onları elbette doğru yola iletirdik.

Diyanet İşleri (eski)

(67-68) O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.

Diyanet Vakfi

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onları elbette doğru yola iletirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve elbette kendilerini dosdoğru bir yola çıkarırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve elbette kendilerine doğrudan doğru bir tarikı müstekime çıkarırdık.

Erhan Aktaş

Onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Fizilal-il Kuran

Kendilerini kesinlikle doğru yola iletirdik.

Gültekin Onan

Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.

Hamdi Döndüren

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Hasan Basri Çantay

Onları elbet doğru yola iletirdik.

Hasib Asutay

Ve onları elbette doğru yola iletirdik.

Hayrat Neşriyat

Ve elbette, onları dosdoğru bir yola hidâyet ederdik.

İbni Kesir

Ve şüphesiz onları doğru yola eriştirirdik.

Mehmet Okuyan

O zaman elbette kendilerine katımızdan büyük ödül verirdik ve onları elbette doğru yola ulaştırırdık.

Muhammed Esed

ve onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.

Mustafa İslamoğlu

ve onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları elbette bir doğru yola hidâyet ederdik.

Ömer Öngüt

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Suat Yıldırım

Ve onları dosdoğru yola iletirdik.

Süleyman Ateş

Ve onları doğru bir yola iletirdik.

Süleymaniye Vakfı

Onları kesinlikle doğru bir yola yönlendirirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de onları doğru bir yola yönlendirirdik.

Şaban Piriş

Ve onları elbette dosdoğru yola iletirdik.

Tefhim-ul Kuran

Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.

Ümit Şimşek

Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve onları dosdoğru bir yola elbette kılavuzlardık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və onları doğru yola yönəldərdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və onları düz yola yönəldərdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und Wir hätten sie zum geraden Weg geleitet.

Almanca — Der Edle Quran

und würden sie wahrlich (auf) einen geraden Weg leiten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir würden sie sicher auf den geraden Weg leiten.

Almanca — Muhammad Zaidan

ebenfalls hätten WIR sie gewiß zu einem geraden Weg rechtgeleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And moral straightness and the path of righteousness would have been all before them and, Providence their guide.

Abdul Haleem

and guided them to a straight path.

Abdullah Yusuf Ali

And We should have shown them the Straight Way.

Abul A'la Maududi

and guide them to a straight way.

Aisha Bewley

and We would have guided them on a straight path.

Al-Hilali & Khan

And indeed We should have guided them to the Straight Way.

Ali Quli Qarai

and We would have surely guided them to a straight path.

Amatul Rahman Omar

And We would have surely guided them in the exact right path.

Arthur John Arberry

and guided them on a straight path.

Bijan Moeinian

And would have guided them to the right path.

E. Henry Palmer

and would have guided them into a right path.

Edip-Layth

We would have guided them to a Straight Path.

George Sale

and we should have directed them in the right way.

Hamid S. Aziz

And We would have guided them into the Straight Way.

Mahmoud Ghali

And indeed We would have guided them to a straight Path.

Marmaduke Pickthall

And should guide them unto a straight path.

Mohamed Ahmed - Samira

And led them to the path that is straight.

Muhammad Asad

and indeed guide them onto a straight way.

Mustafa Khattab

and guided them to the Straight Path.

Progressive Muslims

And We would have guided them to a Straight Path.

Sahih International

And We would have guided them to a straight path.

Sam Gerrans

And guided them by a straight path.

Shabbir Ahmed

And would direct them straight to the Path of Paradise.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We would have shown them the Straight Path.

Taqi Usmani

and we would certainly have led them to a straight path.

The Monotheist Group

And We would have guided them to a straight path.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et Nous les aurions guidé certes, vers un droit chemin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me dê berê wan bidaya riyeke rast û durist.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij zouden hen op een juiste weg leiden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En op den rechten weg geleid hebben.

Hollandaca — Siregar

En Wij zouden hen op een recht Pad geleid hetben.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и непременно повели бы Мы их по прямому пути (который ведет к довольству Аллаха и Раю).

Rusça — Osmanov

и наставили бы их на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och leda dem på den raka vägen.