Nisa Suresi 42. Ayet — Elfaz
O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
1يَوْمَئِذٍyevmeiƶino günZaman Zarfı
2يَوَدُّyevedduisterlerMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibو د دSevmek, istemek, arzulamak, hoşlanmak, dilemek, özlemek
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4كَفَرُواkeferūinkar eden(ler)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
5وَعَصَوُاve ǎSavuve karşı gelenlerBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.
6الرَّسُولَr-rasūleElçi'yeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
7لَوْlev(mümkün olsa)Masdar Harfi
8تُسَوّٰىtusevvābir olmayıMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye
9بِهِمُbihimuHarf-i Cer+Zamir
10الْاَرْضُl-erDuyer ileMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
11وَلَاve lāBağlaç+Harf-i Nefi
12يَكْتُمُونَyektumūneve gizleyemezlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibك ت مSaklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmak
13اللّٰهَ(a)llaheAllah'tanLafza-i Celal