De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَمِيعًا لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

ḳul li (a)llahi ş-şefāǎtu cemīǎn lehu mulku s-semāvāti ve l-erDi ṧumme ileyhi turceǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ındır
3الشَّفَاعَةُş-şefāǎtuش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.şefa'at
4جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tamamen
5لَهُlehuO'nundur
6مُلْكُmulkuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.mülkü
7السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerin
8وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
9ثُمَّṧummesonra, ayrıca
10اِلَيْهِileyhiO'na
11تُرْجَعُونَturceǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.döndürüleceksiniz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bütün şefâat, Allah'ın; onundur göklerin ve yeryüzünün saltanatı ve tedbîri, sonra da dönüp onun tapısına gideceksiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Bütün şefâat, Allahʼın; onundur göklerin ve yeryüzünün saltanatı ve tedbîri, sonra da dönüp onun tapısına gideceksiniz.

Adem Uğur

De ki: Bütün şefâat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Ahmed Hulusi

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'ındır! (Çünkü) semaların ve arzın mülkü O'nundur! Sonra O'na rücu ettirileceksiniz. "

Ahmet Tekin

'Bütün kâinatı tek başına yardımcısız-eşşiz yaratmak, nizamını sağlamak ve ayakta tutmak Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü ve hükümranlığı O’nundur. Üstelik O’nun huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Şefaatin tümü Allah'ındır. [2] Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürülürsünüz.

Ali Bulaç

De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Bütün şefaat Allah’ın kudretindedir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra (ahirette) hep döndürülüb O’na götürüleceksiniz.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Ara buluculuk, yalnızca Allah'a özgüdür. Göklerin ve yeryüzünün yönetimi de O'na özgüdür. Sonra, O'na döndürüleceksiniz!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Bekir Sadak

De ki: «Butun sefaat Allah'in iznine baglidir. Goklerin ve yerin hukumranligi O'nundur. Sonra O'na doneceksiniz.»

Celal Yıldırım

De ki: Şefaatin tamamı Allah'a aittir (O'nun iznine bağlıdır). Göklerin ve yerin mülkü (ve tasarrufu münhasıran) O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Şefaat etme yetkisi bütünüyle Allah’a aittir; göklerin ve yerin hükümranlığı O’nun elindedir; sonunda kaçınılmaz olarak dönüp O’na varacaksınız.”

Diyanet İşleri

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döneceksiniz.'

Diyanet Vakfi

De ki: Bütün şefâat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Bütün şefaat Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki Allahındır o şefaat bütün, onundur mülkü Göklerin ve Yerin, sonra hep döndürülüp ona götürüleceksiniz

Erhan Aktaş

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Fizilal-il Kuran

De ki: «Bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döneceksiniz.»

Gültekin Onan

De ki: "Şefaatin tümü Tanrı'nındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Hamdi Döndüren

De ki: “Şefaat bütünüyle Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Siz, sonunda O’na döndürüleceksiniz!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Bütün şefaat (hakkı) Allahındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Nihayet (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz".

Hasib Asutay

De ki: Bütün şefaat (19) Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz. (19. Dünyada işlenen kimi günâhların affedilmesi için bir kimsenin âhirette başkası adına Allah'tan af dilemesidir.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Şefâat tamâmen Allah’a âiddir. Göklerin ve yerin mülkü, O’nundur. Sonra ancak O’na döndürüleceksiniz.'

İbni Kesir

De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Şefaat tamamen ve yalnızca Allah’a aittir. Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir. Sonra da yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”

Muhammed Esed

De ki: "Şefaat (hakkını verme yetkisi) yalnız Allah'a aittir: Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Şefaate (izin verme) yetkisi tamamıyla ve sadece Allah'a aittir: Gökler ve yerin mutlak otoritesi (de) O'na aittir: sonunda sadece O'na döndürüleceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Bütün şefaat, Allah içindir. Göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir. Sonra O'na döndürüleceksinizdir.»

Ömer Öngüt

De ki: "Bütün şefaat (hakkı) Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz. "

Suat Yıldırım

De ki: "Şefaatin tamamı Allah’a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hâkimiyeti de O’nundur. Sonunda da O’nun huzuruna götürülecek, O’na hesap vereceksiniz."

Süleyman Ateş

De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerde ve yerde tüm yetkiler onundur. Sonunda onun huzuruna çıkarılacaksınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Şefaat yetkisi tümüyle Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'ndadır. Zaten sonunda tekrar yaratılıp O'nun huzuruna çıkarılacaksınız."

Şaban Piriş

De ki: Şefaatin hepsi Allah'ındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Bir zaman sonra O'na döndürüleceksiniz.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra da O'na döndürüleceksiniz.»

Ümit Şimşek

De ki: Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Sonunda Onun huzuruna döneceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Şəfaət bütünlüklə Allaha məxsusdur. Göylərin və yerin hökmranlığı da Ona məxsusdur. Sonra siz Ona qaytarılacaqsınız”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Bütün şəfaət yalnız Allaha məxsusdur. Göylərin və yerin hökmü Onun əlindədir. Sonra siz (qiyamət günü) Onun hüzuruna qaytarılacaqsınız!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺGott allein gehört die Fürsprache. Ihm allein gehört die Herrschaft über die Himmel und die Erde, und zu Ihm werdet ihr zurückkehren.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Alle Fürsprache gehört Allah (allein). Ihm gehört die Herrschaft der Himmel und der Erde. Hierauf werdet ihr zu Ihm zurückgebracht.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺAlle Fürsprache gehört Allah. Sein ist das Königreich der Himmel und der Erde. Und zu Ihm werdet ihr zurückgebracht.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺALLAH gehört die ganze Fürbitte. Ihm gehört die Herrschaft der Himmel und der Erde. Dann werdet ihr zu Ihm zurückgebracht.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "To Allah alone belongs the command of permitting intercession by whom He will on behalf of whom He will. And it is only to Him that the absolute sovereignty of the heavens and the earth belongs, and in the end shall all of you return to Him.

Abdul Haleem

Say, ‘All intercession belongs to God alone; He holds control of the heavens and the earth; in the end you will all return to Him.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "To Allah belongs exclusively (the right to grant) intercession: to Him belongs the dominion of the heavens and the earth: In the End, it is to Him that ye shall be brought back."

Abul A'la Maududi

Say: "All intercession lies with Allah. His is the dominion of the heavens and the earth. And to Him will all of you be sent back."

Aisha Bewley

Say: ‘Intercession is entirely Allah’s affair. The kingdom of the heavens and earth is His. Then you will be returned to Him.’

Al-Hilali & Khan

Say: "To Allâh belongs all intercession. His is the Sovereignty of the heavens and the earth. Then to Him you shall be brought back."

Ali Quli Qarai

Say, ‘All intercession rests with Allah. To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth; then you will be brought back to Him.’

Amatul Rahman Omar

Say, `All intercession belongs to Allâh entirely. To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then towards Him you shall (all) be brought back.'

Arthur John Arberry

Say: 'To God belongs intercession altogether. His is the kingdom of the heavens and the earth; then unto Him you will be returned.'

Bijan Moeinian

Let them know that: "God is the only intercessor. " The Kingdom of the heavens and the earth belongs to God. To God you will all return.

E. Henry Palmer

Say, 'God's is the intercession, all of it; His is the kingdom of the heavens and the earth; then unto Him shall ye be sent back. '

Edip-Layth

Say, "To God belong all intercessions." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.

George Sale

Say, intercession is altogether in the disposal of God: His is the kingdom of heaven and earth; and hereafter shall ye return unto Him.

Hamid S. Aziz

Say, "To Allah belongs all intercession; His is the kingdom of the heavens and the earth, then to Him you shall be brought back. "

Mahmoud Ghali

Say, (This is addressed to the Prophet) "To Allah is intercession all together. To Him is the Kingdom of the heavens and the earth; thereafter to Him you will be returned."

Marmaduke Pickthall

Say: Unto Allah belongeth all intercession. His is the Sovereignty of the heavens and the earth. And afterward unto Him ye will be brought back.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "God's is the intercession entirely; His is the kingdom of the heavens and the earth; then to Him you will return. "

Muhammad Asad

Say: "God’s alone is [the power to bestow the right of] intercession: His [alone] is the dominion over the heavens and the earth; and, in the end, Unto Him you will all be brought back. "

Mustafa Khattab

Say, "All intercession belongs to Allah ˹alone˺. To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth. Then to Him you will ˹all˺ be returned."

Progressive Muslims

Say: "To God belong all intercessions. " To Him belongs the sovereignty of the heavens and the Earth, then to Him you will be returned.

Sahih International

Say, "To Allah belongs [the right to allow] intercession entirely. To Him belongs the dominion of the heavens and the earth. Then to Him you will be returned."

Sam Gerrans

Say thou: “Unto God belongs intercession altogether — His is the dominion of the heavens and the earth; then to Him will you be returned.”

Shabbir Ahmed

Say, "All intercession belongs to Allah alone! Unto Him belongs the Kingdom of the Highs and their Lows, and unto Him you shall be returned. " (Only He can mediate on your behalf - between His Law of Requital and your faults. It is His Law that He shall blot out the imprints of your faults and absolve your imperfections by way of your good deeds that make you worthy of His Grace (3:195), (29:7), (39:35)).

Syed Vickar Ahamed

Say: "To Allah Only belongs every (right to grant) any intercession: To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth: In the end, it is to Him that you shall be brought back. "

Taqi Usmani

Say, "Intercession belongs entirely to Allah." To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth. Then to Him you will ˹all˺ be returned.”

The Monotheist Group

Say: "To God belongs all intercession." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺLʹintercession toute entière appartient à Allah. A Lui la royauté des cieux et de la terre. Puis cʹest vers Lui que vous serez ramenésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Şefaet tev bi destûra Xwedê ve girêdahî ye. Xwedanî û rêveberiya erd û asîmanan her ji bo Wî ye. Paşê hûn ê her bi bal ve bêne vegerandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺAan God komt de bemiddeling geheel toe. Hij heeft de heerschappij over de hemelen en de aarde. Voorts zullen jullie tot Hem worden teruggebracht.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Tusschentreding is geheel in Gods bestiering: hem is het koninkrijk van hemel en aarde, en hierna zult gij tot hem terugkeeren.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺAan Allah behoort alle voorspraak. Aan Hem behoort de heeershappij van de hemelen en de aarde, en tot Hem zullen jullie terugkeren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) (этим многобожникам): «Аллаху полностью принадлежит все заступничество [никто не может заступаться за кого-либо без Его дозволения]. Ему (принадлежит) (вся) власть [полное владение и управление] над небесами и землей, потом к Нему вы будете возвращены (в День Суда) (для рассчета и воздаяния)».

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺЗаступничество всецело принадлежит Аллаху. Ведь у Него власть над небесами и землей, и к Нему вы вернетесьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺAll medling är i Guds hand. Han har herraväldet över himlarna och jorden, och ni skall till sist föras åter till Honom.ʺ