Zümer Suresi 14. Ayet — Elfaz
De ki: "Ben dinimi Allah'a has kılarak sadece O'na ibadet ediyorum."
1قُلِḳulide kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اللّٰهَ(a)llaheAllah'aLafza-i Celal
3اَعْبُدُeǎ'budukulluk ediyorumMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek
4مُخْلِصًاmuḣliSenhalis kılarakİsimخ ل صSaf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).
5لَهُlehuyalnız O'naHarf-i Cer+Zamir
6دِينِيdīnīdinimiİsim+Zamirد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.