Sad Suresi 70. Ayet — Elfaz
"Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor."
1اِنْinHarf-i Nefi
2يُوحٰٓىyūHāvahyedilmiyorMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.
3اِلَيَّileyyebanaHarf-i Cer+Zamir
4اِلَّٓاillādışındaHasr Edatı
5اَنَّمَٓاennemāsadeceHarf-i Nasb+Harf-i Nefi
6اَنَا۬enāben (olduğum için)Zamir
8مُبِينٌmubīnunapaçıkİsimب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin