Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَ

ve iƶā raev āyeten yestesḣirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve ne zaman
2رَاَوْاraevر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görseler
3اٰيَةًāyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir mu'cize
4يَسْتَسْخِرُونَyestesḣirūneس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalay ederler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.

Adem Uğur

Bir mucize görseler alay ederler.

Ahmed Hulusi

Bir işaret gördüklerinde, alaya alırlar.

Ahmet Tekin

Muhammed’in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur’ân’ı gördükleri zaman da alaya alırlar.

Ahmet Varol

Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.

Ali Bulaç

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Bir mucize gördükleri vakit de eğlenceye alıyorlar.

Ali Rıza Safa

Bir gösterge gördüklerinde de alay ediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Bir ayet görseler, alay ediyorlar.

Bekir Sadak

Bir mucize gorduklerinde onu eglenceye alirlar.

Celal Yıldırım

Bir acık belge (delil veya mu'cize) görseler, onunla alay ederler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İlâhî bir işaret gördüklerinde alaya alıyorlar;

Diyanet İşleri

Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.

Diyanet Vakfi

Bir mucize görseler alay ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir mu'cize gördükleri vakıt da eğlence yerine tutuyorlar

Erhan Aktaş

Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Bir mucize görseler onunla alay ederler.

Gültekin Onan

Bir ayet gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.

Hamdi Döndüren

Bir mucize görseler, onu alay konusu yaparlar.

Hasan Basri Çantay

Bir mu'cize gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar.

Hasib Asutay

Bir mucize görseler alay ederler.

Hayrat Neşriyat

Ve bir mu'cize gördükleri zaman, (onunla) alay etmek istiyorlar.

İbni Kesir

Bir ayet gördüklerinde, onu eğlenceye alırlar.

Mehmet Okuyan

Bir ayet (herhangi bir delil) gördüklerinde alay ederler.

Muhammed Esed

ve bir (ilahi) mesajla muhatab olduklarında onu küçümserler

Mustafa İslamoğlu

ve bir ayet gördüklerinde küçümsemeye kalkarlar;

Ömer Nasuhi Bilmen

(12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.

Ömer Öngüt

Bir âyet (mucize) gördüklerinde alaya kalkışırlar.

Suat Yıldırım

(14-17) Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve "Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler!"

Süleyman Ateş

Bir mu'cize görseler, alay ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Bir ayet gördüklerinde onunla alay etmeye kalkıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir ayet gördüklerinde hafife almaya çalışıyorlar.

Şaban Piriş

Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.

Ümit Şimşek

Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir ayetle yüzyüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir möcüzə gördükdə isə ona istehza edir

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bir möʼcüzə gördükdə isə ona istehza edərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie ein Beweiszeichen sehen, fordern sie einander auf zu spotten.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie ein Zeichen sehen, spotten sie darüber.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie ein Zeichen sehen, so verdrehen sie es zu Spott

Almanca — Muhammad Zaidan

und wenn sie eine Aya sehen, machen sie sich äußerst lustig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when they see a sign attesting to these attributes they look at it as an occasion of derision.

Abdul Haleem

and resort to ridicule when they see a sign,

Abdullah Yusuf Ali

And, when they see a Sign, turn it to mockery,

Abul A'la Maududi

and if they see any Sign, they laugh it away

Aisha Bewley

When they see a Sign they only laugh with scorn.

Al-Hilali & Khan

And when they see an Ayâh (a sign, or an evidence) from Allâh, they mock at it.

Ali Quli Qarai

and when they see a sign they make it an object of ridicule,

Amatul Rahman Omar

And when they see a sign they seek to scoff (at it),

Arthur John Arberry

and, when they see a sign, would scoff;

Bijan Moeinian

When the disbelievers are warned, they take it lightly.

E. Henry Palmer

and when they see a sign they make a jest thereof,

Edip-Layth

When they see a sign, they make fun of it.

George Sale

and when they see any sign, they scoff thereat,

Hamid S. Aziz

And when they see a sign they incite one another to scoff,

Mahmoud Ghali

And when they see a sign, they turn it to scoffing.

Marmaduke Pickthall

And seek to scoff when they behold a portent.

Mohamed Ahmed - Samira

When they see a sign, they laugh at it,

Muhammad Asad

and when they become aware of a [divine] message, they turn it to ridicule

Mustafa Khattab

And whenever they see a sign, they make fun of it,

Progressive Muslims

And when they see a sign, they make fun of it.

Sahih International

And when they see a sign, they ridicule

Sam Gerrans

And, when they see a proof, turn in derision.

Shabbir Ahmed

And they turn to mockery every Wonder that they see!

Syed Vickar Ahamed

And when they see a Sign (from Allah), they mock at it,

Taqi Usmani

And when they see a sign, they make fun of it,

The Monotheist Group

And when they see a sign, they make fun of it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et quand ils voient un prodige, ils cherchent à sʹen moquer,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku mucîzeyekê bibînin; tinazên xwe pê dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer zij een teken zien lachen zij schamper

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als zij iets zien, spotten zij er mede.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij een Teken (een goddelijk wonder) zien, dan bespotten zij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда они видят знамение [чудо] (которое указывает на то, что ты являешься посланником Аллах), насмехаются (над этим чудом).

Rusça — Osmanov

а когда видят какое-либо знамение, то осмеивают его.