Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ

ve Derabe lenā meṧelen ve nesiye ḣalḳahu ḳāle men yuHyī l-ǐZāme ve hiye ramīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَضَرَبَve Derabeض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakve misal verdi
2لَنَاlenābize
3مَثَلًاmeṧelenم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.bir örnekle
4وَنَسِيَve nesiyeن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakunutarak
5خَلْقَهُḣalḳahuخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.kendi yaratılışını
6قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
7مَنْmenkim?
8يُحْيِyuHyīح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekdiriltecek
9الْعِظَامَl-ǐZāmeع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekkemikleri
10وَهِيَve hiyeşu
11رَمِيمٌramīmunر م مÇürümüş olmak, (kemik) çürüyüp aşınmış olmak, kül gibi olmak.çürümüş

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bize bir örnek getirmede ve yaratılışını da unutmada, çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltir demede.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bize bir örnek getirmede ve yaratılışını da unutmada, çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltir demede.

Adem Uğur

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor.

Ahmed Hulusi

Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misal getirdi: "Çürümüş haldeki şu kemiklere kim diriltip hayat verecek?" dedi.

Ahmet Tekin

Kendi yaratılışını unutarak, aklı sıra bize karşı delil niteliğinde misaller getirmeye, ders vermeye kalkışıyor. 'Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?' diyor.

Ahmet Varol

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi. Dedi ki: 'Çürümüş dağılmış bir haldeyken bu kemikleri kim diriltecek?'

Ali Bulaç

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"

Ali Fikri Yavuz

(Nutfeden) yaratılışını unutarak bize bir de misal getirdi: “- Bu kemikleri kim diriltir, onlar çürüyüp dağılmışken?” dedi.

Ali Rıza Safa

Kendi yaratılışını unutarak, Bize örnek veriyor. Diyor ki: "Şu çürümüş kemiklere, kim yeniden yaşam verecek?"

Bayraktar Bayraklı

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor.

Bekir Sadak

(77-78) Insan kendisini bir nutfeden yarattigimizi gormez mi ki hemen apacik bir hasim kesilir ve kendi yaratilisini unutur da: «Curumus kemikleri kim yaratacak» diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

Celal Yıldırım

Kendi yaratılışını unuttu da çürüdüğü halde bu kemikleri kim yaratabilir? diyerek bize misâl vermeye kalkıştı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendi yaratılışını unutup bize örnek getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?” diyor.

Diyanet İşleri

Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"

Diyanet İşleri (eski)

(77-78) İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; 'Çürümüş kemikleri kim yaratacak' diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

Diyanet Vakfi

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: «Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yaratılışını unutarak Bize bir de mesel (örnek) fırlattı: "Çürümüşken o kemikleri kim diriltir?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: kim diriltir o kemikleri onlar çürümüşken? dedi

Erhan Aktaş

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.

Fizilal-il Kuran

Kendi yaratılışını unutarak «çürümüş kemikleri kim yaratacak?» diyerek bize misal vermeye kalkar.

Gültekin Onan

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"

Hamdi Döndüren

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi, “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” dedi.

Hasan Basri Çantay

O, kendi yaratılışını unutarak bize bir misal getirdi: "Bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" dedi.

Hasib Asutay

Kendi yaratılışını (20) unutup, bize bir örnek vererek dedi ki: 'Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?' (20. Bir meniden yaratıldığını.)

Hayrat Neşriyat

Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misâl getirdi: 'Onlar çürümüş olduğu hâlde, şu kemikleri kim diriltecek?' dedi.

İbni Kesir

Kendi yaratılışını unutarak Bize bir misal getirdi de; çürümüşken kemikleri diriltecek kimdir? dedi.

Mehmet Okuyan

Kendi yaratılışını unutarak bize örnek vermeye kalkışmış ve “Çürümüş kemikleri kim diriltebilirmiş ki!” demişti.

Muhammed Esed

Ama o hem (Bizi tartışmakta ve) Bizim hakkımızda karşılaştırmalar yapmakta, hem de bizzat kendisinin nasıl yaratılmış olduğundan gafil bulunmaktadır! (Ve bunun şaşkınlığıyla da) "Kim, çürüyüp toz olmuş kemiklere hayat verebilir?" diye sormaktadır!

Mustafa İslamoğlu

Bir yandan Bizim için benzerler düzüp koşarken, öte yandan kendisinin (bir damlacık sudan) yaratılışını unutarak şöyle der: "Çürüyüp toza toprağa karışmış kemiklere kim hayat verecek?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kendi yaradılışını unuttu da Bize bir misâl iradına kalkıştı, dedi ki: «Kemikleri kim diriltebilir ki, onlar çürümüşlerdir?»

Ömer Öngüt

Kendi yaratılışını unutur da: "Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" diyerek bize misal vermeye kalkışır.

Suat Yıldırım

Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize: "O çürümüş kemikleri kim diriltecek!" diye.

Süleyman Ateş

Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Kendisinin nasıl yaratıldığını unutarak bize örnek vermeye kalkar ve şöyle der: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecekmiş!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nasıl yaratıldığını unutarak bize örnek gösterir de der ki; "çürük kemikleri kim diriltebilirmiş?"

Şaban Piriş

Kendi yaratılışını unutup, bize örnek veriyor: -Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilir? diyor.

Tefhim-ul Kuran

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: «Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?»

Ümit Şimşek

Kendi yaratılışını unuttu, Bize misal getirmeye kalktı: 'Çürümüş kemikleri kim diriltecek?' diye,

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi yaratılışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyle diyor: "Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O Bizə bir məsəl çəkdi, lakin yaradılışını unutdu. O dedi: “Çürümüş sümükləri kim dirildə bilər?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Öz yaradılışını unudub: ″Çürümüş sümükləri kim dirildə bilər?!″ – deyə, hələ Bizə bir məsəl də çəkdi.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er führt Uns als Gleichnis an und vergißt, wie Wir ihn erschaffen haben. Er sagt: ʺWer kann denn die Gebeine wieder ins Leben rufen, wenn sie schon verwest sind?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er führt Uns ein Beispiel an und vergißt seine (eigene) Erschaffung. Er sagt: ʺWer macht die Knochen wieder lebendig, wenn sie zerfallen sind?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und er prägte Uns ein Gleichnis und vergaß seine Erschaffung, er sagte: ʺWer belebt denn die Knochen, während sie etwas Verwestes sind?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he draws meaningless parallels and sets forth to Us comparisons and he expresses his thoughts in words, thus: "Who shall restore life", he asks, "to these bones when they have undergone morbid changes and degeneracy?"

Abdul Haleem

producing arguments against Us, forgetting his own creation. He says, ‘Who can give life back to bones after they have decayed?’

Abdullah Yusuf Ali

And he makes comparisons for Us, and forgets his own (origin and) Creation: He says, "Who can give life to (dry) bones and decomposed ones (at that)?"

Abul A'la Maududi

He strikes for Us a similitude and forgot his own creation. He says: "Who will quicken the bones when they have decayed?"

Aisha Bewley

He makes likenesses of Us and forgets his own creation, saying, ‘Who will give life to bones when they are decayed?’

Al-Hilali & Khan

And he puts forth for Us a parable, and forgets his own creation. He says: "Who will give life to these bones after they are rotten and have become dust?"

Ali Quli Qarai

He draws comparisons for Us, and forgets his own creation. He says, ‘Who shall revive the bones when they have decayed?’

Amatul Rahman Omar

And he coins strange things about Us and forgets his own creation. He says, `Who will quicken the dead bones to life when they are decayed?'

Arthur John Arberry

And he has struck for Us a similitude and forgotten his creation; he says, 'Who shall quicken the bones when they are decayed?'

Bijan Moeinian

Forgetting [the power of God in] their own creation they ask: "Who has the power to resurrect us while our bones are rotten?"

E. Henry Palmer

and he strikes out for us a likeness; and forgets his creation; and says, 'Who shall quicken bones when they are rotten?'

Edip-Layth

He cites an example for Us, while forgetting his own creation! He says: "Who can resurrect the bones while they are dust?"

George Sale

and he propoundeth unto us a comparison, and forgetteth his creation. He saith, who shall restore bones to life, when they are rotten?

Hamid S. Aziz

And he strikes out a likeness for Us and forgets his own creation. Says he, "Who will give life to the bones when they have decomposed?"

Mahmoud Ghali

And he has struck for Us a similitude and forgotten his creation. He has said, "Who will give life to the bones (after) they are rotten?"

Marmaduke Pickthall

And he hath coined for Us a similitude, and hath forgotten the fact of his creation, saying: Who will revive these bones when they have rotted away?

Mohamed Ahmed - Samira

And applies comparisons to Us, having forgotten his origin, and says: "Who can put life into decayed bones?"

Muhammad Asad

And [now] he [argues about Us, and] thinks of Us in terms of comparison, and is oblivious of how he himself was created! [And so] he says, "Who could give life to bones that have crumbled to dust?"

Mustafa Khattab

And they argue with Us—forgetting they were created—saying, "Who will give life to decayed bones?"

Progressive Muslims

And he cites an example for Us, while forgetting his own creation! He says: "Who can resurrect the bones while they are dust"

Sahih International

And he presents for Us an example and forgets his [own] creation. He says, "Who will give life to bones while they are disintegrated?"

Sam Gerrans

And he strikes for Us a similitude, and forgets his creation; he says: “Who will give life to the bones when they are rotted away?”

Shabbir Ahmed

And he makes comparisons for Us and forgets the fact of his creation, saying, "Who will revive these bones when they have crumbled to dust?" (37:16), (73:3).

Syed Vickar Ahamed

And he puts forth (and invents) comparisons for Us, and forgets his own (true origin of) Creation: (And) he says: "Who can give life to the bones after they have become rotten and turned to dust?"

Taqi Usmani

He has set up an argument about Us and forgot his creation. He said, "Who will give life to the bones when they are decayed?"

The Monotheist Group

And he puts forth an example for Us, while forgetting his own creation! He says: "Who can resurrect the bones while they are dust?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il cite pour Nous un exemple, tandis quʹil oublie sa propre création; il dit: ʺQui va redonner la vie à des ossements une fois réduits en poussière?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Der heqê Me de derb û meseleyan li dar dixe û xulqiyeta xwe ji bîr kiriye, dibêje; ma kî yê vî hestiyê riziyayî sax bike?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij maakt een vergelijking met Ons en vergeet hoe hij geschapen is. Hij zegt: ʺWie maakt de beenderen weer levend als zij gruis zijn?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij stelt ons eene vergelijking voor, en hij vergeet zijn schepping (zijn oorsprong). Hij zegt: Wie zal de beenderen, als zij verrot zijn, tot het leven terugbrengen?

Hollandaca — Siregar

En hij geeft Ons een voorbeeld, terwijl hij vergeet hoe hij zelf geschapen is. Hij zei: ʺWie doet de beenderen tot leven komen, terwijl ze gruis zijn?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И приводит он [отрицающий воскрешение] нам (недействительные) примеры (а именно сравнивает Творца с сотворенным) и забыл (он) про свое творение [как сам был создан из капли семени]. Он говорит: «Кто оживит кости, которые истлели?»

Rusça — Osmanov

И приводит он притчи, забыв о том, кем сотворен, и говорит: ʺКто же оживит истлевшие кости?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Hon tillämpar en liknelse på Oss och glömmer att hon (själv) är skapad och frågar: ʺVem kan ge liv åt förmultnade ben?ʺ