Sen, ancak bir uyarıcısın.
اِنْ اَنْتَ اِلَّا نَذِيرٌ
in ente illā neƶīrun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اِنْ | in | değilsin | |
| 2 | اَنْتَ | ente | sen | |
| 3 | اِلَّا | illā | başka | |
| 4 | نَذِيرٌ | neƶīrun | ن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. | bir uyarıcı |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen, ancak bir korkutucusun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sen, ancak bir korkutucusun.
Adem Uğur
Sen sadece bir uyarıcısın.
Ahmed Hulusi
Sen kesinlikle yalnızca uyarıcısın!
Ahmet Tekin
Sen sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcısın.
Ahmet Varol
Sen ancak bir uyarıcısın.
Ali Bulaç
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
Ali Fikri Yavuz
Sen, sadece (ateşle) korkutan bir peygambersin.
Ali Rıza Safa
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
Bayraktar Bayraklı
- Sen, sadece bir uyarıcısın. Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı olmuştur.
Bekir Sadak
Sen sadece bir uyaricisin.
Celal Yıldırım
Sen ancak, (tuttukları yolun tehlikeli olduğuna ve gelecek olan azaba karşı) bir uyarıcısın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen ancak bir uyarıcısın.
Diyanet İşleri
Sen, ancak bir uyarıcısın.
Diyanet İşleri (eski)
Sen sadece bir uyarıcısın.
Diyanet Vakfi
Sen sadece bir uyarıcısın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen sadece bir uyarıcısın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen sadece bir uyarıcısın!
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen sade bir nezirsin
Erhan Aktaş
Sen yalnızca bir uyarıcısın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen yalnızca bir uyarıcısın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen yalnızca bir uyarıcısın.
Fizilal-il Kuran
Sen sadece bir uyarıcısın.
Gültekin Onan
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
Hamdi Döndüren
Sen, sadece bir uyarıcısın!
Hasan Basri Çantay
Sen gelecek tehlikeleri haber veren (bir peygamber) den başkası değilsin.
Hasib Asutay
Sen ancak bir uyarıcısın.
Hayrat Neşriyat
Sen sâdece bir korkutucusun.
İbni Kesir
Sen; ancak bir uyarıcısın.
Mehmet Okuyan
Sen sadece bir uyarıcısın.
Muhammed Esed
sen sadece bir uyarıcısın.
Mustafa İslamoğlu
sen sadece bir uyarıcısın.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen başka değil, ancak bir korkutucusun.
Ömer Öngüt
Resulüm! Sen ancak bir uyarıcısın.
Suat Yıldırım
Sen sadece uyarıcı bir peygambersin.
Süleyman Ateş
Sen sadece bir uyarıcısın.
Süleymaniye Vakfı
Sen sadece bir uyarıcısın.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen sadece bir uyarıcısın.
Şaban Piriş
Sen sadece bir uyarıcısın.
Tefhim-ul Kuran
Sen, yalnızca bir uyarıcı, korkutucusun.
Ümit Şimşek
Sen ancak bir uyarıcısın.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen sadece bir uyarıcısın!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən ancaq qorxudub xəbərdar edənsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sən ancaq (müşrikləri, kafirləri Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbərsən!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Du bist nur ein Warner.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, du bist nur ein Warner.
Almanca — Muhammad Zaidan
Du bist nichts anderes als ein Warner.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You arc only a spectacle and a warning
Abdul Haleem
You are only here to warn them-
Abdullah Yusuf Ali
Thou art no other than a warner.
Abul A'la Maududi
You are no more than a warner.
Aisha Bewley
You are only a warner.
Al-Hilali & Khan
You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are only a warner (i.e. your duty is to convey Allâh’s Message to mankind but the guidance is Allâh’s).
Ali Quli Qarai
You are but a warner.
Amatul Rahman Omar
You are only a Warner.
Arthur John Arberry
thou art naught but a warner.
Bijan Moeinian
O’ Mohammad, you are only a Warner [it is up to the individuals to hear you or not].
E. Henry Palmer
thou art but a warner!
Edip-Layth
You are but a warner.
George Sale
Thou art no other than a preacher:
Hamid S. Aziz
Neither are the living and the dead alike. Surely Allah makes whom He pleases hear, and you cannot make those hear who are in the graves.
Mahmoud Ghali
Decidedly you are nothing except a constant warner.
Marmaduke Pickthall
Thou art but a warner.
Mohamed Ahmed - Samira
You are only a bearer of warnings.
Muhammad Asad
thou art nothing but a warner.
Mustafa Khattab
You are only a warner.
Progressive Muslims
You are but a warner.
Sahih International
You, [O Muúammad], are not but a warner.
Sam Gerrans
Thou art only a warner.
Shabbir Ahmed
You are but a Warner.
Syed Vickar Ahamed
You are none except a warner.
Taqi Usmani
You are but a warner.
The Monotheist Group
You are but a warner.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Tu nʹes quʹun avertisseur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu tenê hişyarkerek î.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jij bent slechts een waarschuwer.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gij zijt slechts een prediker.
Hollandaca — Siregar
Jij bent slechts een waarschuwer.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ведь ты (о, Мухаммад) – только увещеватель [тот, кто предостерегает о наказании Аллаха].
Rusça — Osmanov
[ибо] ты - только увещеватель.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
du är bara en varnare.