Sebe Suresi 44. Ayet — Elfaz
Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.
1وَمَاve māBağlaç+Harf-i Nefi
2اٰتَيْنَاهُمْāteynāhumbiz onlara vermemiştikMazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
3مِنْminhiçbirHarf-i Cer
4كُتُبٍkutubinKitapİsimك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet
5يَدْرُسُونَهَاyedrusūnehāokuyacaklarıMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibد ر سÇalışmak, okumak, dikkatle okumak, kaybolmak (iz), silmek, ortadan kaldırmak, öğretmek
6وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
7اَرْسَلْنَٓاerselnāgöndermemiştikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
8اِلَيْهِمْileyhimonlaraHarf-i Cer+Zamir
9قَبْلَكَḳablekesenden önceZaman Zarfı+Zamirق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek
10مِنْminhiçbirHarf-i Cer