Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَافَّةً لِلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

ve mā erselnāke illā kāffeten li n-nāsi beşīran ve neƶīran ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve mā
2اَرْسَلْنَاكَerselnākeر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebiz seni göndermedik
3اِلَّاillādışında
4كَافَّةًkāffetenك ف فEl tutmak, vazgeçmek, sakınmak, geri çekilmek, geri tutmak, eli uzatmak.bütün
5لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
6بَشِيرًاbeşīranب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşmüjdeleyici olman
7وَنَذِيرًاve neƶīranن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.ve uyarıcı olman
8وَلٰكِنَّve lākinnefakat
9اَكْثَرَekṧeraك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
10النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
11لَا
12يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, seni bütün insanlara, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve biz, seni bütün insanlara, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmez.

Adem Uğur

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Ahmed Hulusi

Seni, tüm insanlar için müjdeci ve uyarıcı olarak irsal ettik. . . Ne var ki insanların çoğunluğu anlamazlar (bunun ne demek olduğunu)!

Ahmet Tekin

Biz seni bütün insanların iyiliği için, ancak rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Ahmet Varol

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.

Ali Bulaç

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), biz, seni ancak bütün insanlara cenneti müjdeleyici, azabı haber verici olarak peygamber gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler (bunu tasdik etmezler).

Ali Rıza Safa

Seni, yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak tüm insanlara gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Biz, seni bütün insanlara sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Bekir Sadak

Biz seni butun insanlara ancak mujdeci ve uyarici olarak gondermisizdir; fakat insanlarin cogu bilmez.

Celal Yıldırım

(Ey Peygamber!) Biz seni bütün insanlara ancak (rahmetin) müjdecisi, (azâbın) uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak bütün insanlara gönderdik; fakat insanların çoğu bunu anlamıyorlar.

Diyanet İşleri

Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri (eski)

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez.

Diyanet Vakfi

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seni de ancak bütün insanları içeren bir elçilikle rahmetimizin müjdecisi, azabımızın habercisi olarak gönderdik, başka değil! Fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Seni de başka değil, ancak bütün insanlara şamil bir risaletle rahmetimizin müjdecisi, azabımızın habercisi gönderdik ve lakin insanların ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

Biz, seni bütün insanlığa yalnızca haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bu gerçeği anlamıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, seni bütün insanlığa yalnızca haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bu gerçeği anlamıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, seni bütün insanlığa yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bu gerçeği anlamıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, biz seni bütün insanlara müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.

Gültekin Onan

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.

Hamdi Döndüren

Biz, seni ancak bütün insanlara, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama insanların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) seni (rahmetimizin) müjdeci (si, azabımızın) haberci (si ve) bütün insanların peygamberi olmakdan başka (bir sıfatla) göndermedik. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.

İbni Kesir

Biz, seni; ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik fakat insanların çoğu bilmezler.

Muhammed Esed

(Ey Muhammed, sana gelince,) Biz seni insanlığa ancak bir müjdeci ve uyarıcı olman için gönderdik; fakat insanların çoğu (bunu) anlamazlar,

Mustafa İslamoğlu

(Ey Nebi!) Biz seni ancak, bütün insanlık için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama insanların çoğu bunun farkına dahi varmamış olacaklar

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve seni, ancak bütün insanlar için bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik. Fakat insanların pek çoğu bilmezler.

Ömer Öngüt

Resulüm! Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Ne var ki insanların çoğu bilmezler.

Suat Yıldırım

Ey Resûlüm! Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdecisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik, lâkin insanların ekserisi bunu bilmezler.

Süleyman Ateş

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Seni bütün insanlara sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ama insanların çoğu bunu bilmiyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz seni bütün insanlara, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ama çoğu insan bunu böyle bilmez.

Şaban Piriş

Biz seni bütün insanlara, ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat, onların çoğu bilmiyor.

Tefhim-ul Kuran

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı, korkutucu olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.

Ümit Şimşek

Biz seni bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz seni, bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, başka değil! Ama insanların çokları bilmiyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz səni bütün insanlara müjdə verən və xəbərdarlıq edən bir peyğəmbər kimi göndərdik. Lakin insanların çoxu bunu bilmir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Biz səni (təkcə öz qövmünə deyil) bütün insanlara (möʼminlərə Cənnətlə) müjdə verdən, (kafirləri isə Cəhənnəm əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər olaraq göndərdik. Lakin insanların (Məkkə müşriklərinin) əksəriyyəti (bunu) bilməz!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben dich für die Menschen allesamt nur als Frohboten und Warner gesandt. Aber die meisten Menschen wissen nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir haben dich nur als Bringer froher Botschaft und Warner für alle Menschen entsandt; jedoch die meisten Menschen wissen es nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und nicht entsandten WIR dich außer für alle Menschen als Überbringer froher Botschaft und als Warner. Doch die meisten Menschen wissen es nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have not sent you, -O Muhammad- to the people at large but to serve as a spectacle and a warning but most people do fail to realize this fact.

Abdul Haleem

We have sent you [Prophet] only to bring good news and warning to all people, but most of them do not understand.

Abdullah Yusuf Ali

We have not sent thee but as a universal (Messenger) to men, giving them glad tidings, and warning them (against sin), but most men understand not.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), We have not sent you forth but as a herald of good news and a warner for all mankind. But most people do not know.

Aisha Bewley

We only sent you for the whole of mankind, bringing good news and giving warning. But most of mankind do not know it.

Al-Hilali & Khan

And We have not sent you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) except as a giver of glad tidings and a warner to all mankind, but most of men know not.[1]

Ali Quli Qarai

We did not send you except as a bearer of good news and warner to all mankind, but most people do not know.

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) We have sent you not but towards entire mankind (till the end of time) as a Bearer of glad-tidings and as a Warner but most people do not know (that the Message of Islam is universal and the Qur'ân the last revealed Book).

Arthur John Arberry

We have sent thee not, except to mankind entire, good tidings to bear, and warning; but most men do not know it.

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, I have sent you for the entire humanity [not for a given nation] to be a Warner and the bearer of the good news [that your good deeds will be rewarded by permanent residency in Paradise]; unfortunately, most people do not realize it.

E. Henry Palmer

We have only sent thee to men generally as a herald of glad tidings and a warner; but most men do not know.

Edip-Layth

We have sent you to all people to be a bearer of good news, as well as a warner; but most people do not know.

George Sale

We have not sent thee otherwise than unto mankind in general, a bearer of good tidings, and a denouncer of threats: But the greater part of men do not understand.

Hamid S. Aziz

Say, "Show me those whom you have joined with Him as partners; by no means (can you do it). Nay! He is Allah, the Mighty, the Wise."

Mahmoud Ghali

And in no way have We sent you except as a constant bearer of good tidings and a constant warner to the whole of mankind; but most of mankind do not know.

Marmaduke Pickthall

And We have not sent thee (O Muhammad) save as a bringer of good tidings and a warner unto all mankind; but most of mankind know not.

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent you only as a bearer of good tidings and admonisher for all mankind; yet most people do not understand.

Muhammad Asad

NOW [as for thee, O Muhammad,] We have not sent thee otherwise than to mankind at large, to be a herald of glad tidings and a warner; but most people do not understand [this],

Mustafa Khattab

We have sent you ˹O Prophet˺ only as a deliverer of good news and a warner to all of humanity, but most people do not know.

Progressive Muslims

And We have sent you to all people to be a bearer of good news, as well as a warner; but most people do not know.

Sahih International

And We have not sent you except comprehensively to mankind as a bringer of good tidings and a warner. But most of the people do not know.

Sam Gerrans

And We sent thee only as a bearer of glad tidings and a warner to all mankind, but most men know not.

Shabbir Ahmed

Now (O Messenger) We have sent you as a bringer of glad news and a Warner to mankind at large, but most people are (at this time) unaware of this fact.

Syed Vickar Ahamed

And We have not sent you except as one to give them good news, and to warn them (of the punishment; As a messenger and a guide to mankind), but most men do not understand.

Taqi Usmani

We did not send you (O prophet,) but to the entire mankind, as a bearer of good news and as a warner, but most people do not know.

The Monotheist Group

And We have sent you to all people to be a bearer of good news, and as a warner; but most of the people do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous ne tʹavons envoyé quʹen tant quʹannonciateur et avertisseur pour toute lʹhumanité. Mais la plupart des gens ne savent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Me tu ji tevekê însanan re bes mizgînber û hişyarker şandiye, lê belê pirên mirovan (bi vê) nizanin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben jou naar alle mensen gezamenlijk slechts gezonden als verkondiger van goed nieuws en als waarschuwer, maar de meeste mensen weten het niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben u niet anders gezonden, dan tot den mensch in het algemeen; als een boodschapper van goede tijdingen en een aankondiger van bedreigingen; maar het grootste deel der menschen begrijpt niet.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Мы направили тебя [, Мухаммад,] ко всем людям без исключения благовестителем и увещевателем, но большая часть людей не может постичь [этого].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI HAR sänt dig (Muhammad, inte bara till ditt eget folk utan) till hela mänskligheten, som förkunnare av ett glatt budskap om hopp och som varnare, men de flesta människor är omedvetna (om detta).